şükela:  tümü | bugün
  • balçova kipa avm'de bulunan bir kuru temizlemeci. buraya yansıtma nedenim ise müşteriye yaklaşımındaki nezaket. malum, son zamanlarda tansiyon yükselmeden derecesi ne olursa olsun hiçbir şeyin halledilemediği hoşgörüsüz bir topluma dönüştük. maalesef.

    pazartesi oğluma ait iki parça kıyafet bırakmıştım. gerçi bana lekenin çıkmayabileceği söylenmiş ama bir deneriz diyerek çarşamba günü için bir teslim fişi vermişlerdi. çarşamba akşamüstü telefon açarak hazır olup olmadığını sordum ki iyi ki aramışım; gömlekte bir sıkıntı olmadığını ama tişörtteki lekeyi çıkaramadıkları için tekrar makineye attıklarını ve ertesi günü hazır olacağını söyleyerek 15.30 - 16.00 gibi uğramamı rica ettiler.

    dün belirtilen saatte orada hazır olduğumda, tişört hala makinede olduğu için benden yarım saat kadar ''bi dolanıp gelmem'' istendi. önce hemen kapı girişinde remzi kitabevi var, oraya geçtim. sonra kipa'ya girip tüm reyonlar arasında mekik dokuyarak birkaç şey alıp, söylenilen zamanı daha bol tutarak gene gittim.

    hanfendi ''bi 10 dakika daha makinede kalması gerekiyor'' dedi. o 10 dakika yaklaşık yarım saat sürdü, belki geçmiş de olabilir. bu bekleme safhasının bir kısmını ise hemen karşısında ''malatya pazarı'' standı var, oraya gidip vitrinde hangi ürün nasıl yerleştirilmiş, kaç çeşit var diye göz hesabı yaparak değerlendirdim- gözüm güllü lokum ve adana cevizli sucuk'ta kalsa da irademi tuttum bu arada-

    yine kuru temizlemeciye döndüğümde gülümseyerek'' kayınvalidem kendisine vermemi istemişti, kıyamadım; size güvendiğim için buraya getirdim ama iki gündür bir aksiliktir gidiyor sanki'' dedim. yılda birkaç kez ihtiyaç olduğunda tercih ettiğim bir yer uzun bir süredir.

    hanfendi de cevap olarak: ''biz de size kıyamadık ve lekeyi çıkarmaya inat ettiğimiz için istemeyerek uzadı'' dedi tebessümle. sabır.

    tişört makineden çıktı, ütülendi, gömlekle beraber poşetlendi ve o sırada hanfendi '' bir dahaki iki ürününüzü ücretsiz olarak temizleyeceğiz, hem istediğimiz gibi lekeyi çıkartamadık; hem de sizi çok beklettik'' diyerek bir kağıt yazıp uzattı. ben biraz şaşırdım, böyle bir şey beklemiyordum çünkü. üstelik ödediğim ücret aman aman bir rakam olmamasına karşın, getireceğim iki parça ürünün ödediğime eşdeğer olup olmamasına bakmayacaklarını ve bunun hiçbir önem taşımadığının da özellikle belirtilmesi gerçekten çok ince bir davranış oldu. ''çok teşekkür ederim, kolay gelsin, iyi akşamlar'' diyerek ayrıldım.

    iş ahlakı, iş disiplini ve müşteri ile doğru iletişim oldukça önemli. firmanın büyüklüğü küçüklüğü değil, oradaki işletmecinin ''adamlığı'' ya da ''basitliği'' söz konusu çünkü. hatasını -müşteri hak talebinde bulunmadan- kendiliğinden telafi yoluna gidenlere ise misli misli helal olsun, selam olsun. erdem.