1. 1959 doğumlulu. istanbul balat-fener'de büyüdü. gazeteciliğe, cemal süreya'nın asistanı olarak aydınlık'ta başladı. üniversite yıllarını izmir'de geçirdi. bu dönemde yeni asır gazetesinin sanat-kültür sayfalarında yazılar yazdı, editörlük yaptı. bu arada gökkuşağı ile gençlik ve toplum adlı gençlik dergilerinde yazılar kaleme aldı. iibf sosyal politika (çalışma ekonomisi ve endüstriyet ilişkiler) bölümünde lisans üstü çalışmasına başladı ama o dönem hocası olan (daha sonra kayseri belediye başkanlığı yapan) şükrü karatepe yüzünden yarım bıraktı. istanbul'a döndü. yeni gündem dergisinde çalıştı. daha sonra güneş'te yazılar yazdı. varlık, sombahar gibi edebiyat dergilerinde şiir üzerine fikirler yürüttü. evlendi. bir kız çocuğu oldu. akşam gazetesi çıktığında arslan bartu'nun isteğiyle orada çalışmaya başladı. bir dönem akşam'ın yazı işleri müdürlüğünü de yaptı. sonra istifa edip ingiltere'ye gitti. 1.5 yıl sonra yurda döndü ve gazete pazar'da çalışmaya başladı. türkiye'nin ilk haftalık gazetesi olan gazete pazar kapatılınca radikal'de yazı işleri editörü olarak görev aldı. bir yıl sonra hürriyet'e geçti. boşandı. yıllar sonra balat'a geri döndü. şimdi, yakında çıkacak olan bir hikaye kitabının hazırlıklarıyla uğraşıyor ve hürriyet'in cumartesi ve pazar eklerinde düzenli yazılar yazıyor.
  2. güncel yayıncılık'tan çıkan "bir jitem dosyası: musa anter cinayeti-katille buluşma" adlı kitabı toplatılmış yazar.
  3. azınlık edebiyatını inanılmaz derecede iyi biliyor.beyoğlu'na farklı bir gözle bakıyor.hürriyet pazar'da yazılarını takip etmek gerektiğine inanıyorum.değişik işler yapıyor.kitaplar yazıyor ve de yüksekten uçmuyor.azınlıkları seviyor.şu aralar en yakın arkadaşı ferzende kaya
  4. gıyabî tanışıklığımı birkaç gün önce vicahîye çevirmekten mutlu olduğum, hürriyet'e karşı özellikle son yıllarda artan antipatimden dolayı kaçırdığım yazılarını şu sıralar okumaya çalıştığım, özellikle azınlıkların tarihleri ve onlardan geriye kalanlarla yakından ilgili ve bu konularda çok birikimli gazeteci ve yazar. kanımca geleceğe kalacak gazetecilerdendir. bu nedenle birikimini yorumlarıyla ve yeni araştırmalarıyla birleştireceği kitap çalışmalarına önem vermesini dilemekteyim. bunu dilerken aynı zamanda yazılarını da daha sık periyodlarla görmeyi istemek çelişki midir bilmiyorum ama istiyorum.

    yayınlanmış üç kitabı bulunmaktadır:

    - aşkın içinde aşk var, yeni yaz yayınları, 2004
    - son kahramanlar, doğan kitap, hürriyet serisi, 2004
    - bir jitem dosyası: musa anter cinayeti - katille buluşma, güncel yayıncılık, 2006

    daha kitaplaşmadan büyük ses getiren bir gazetecilik başarısı olan ve kitaplaşınca diyarbakır 3. asliye hukuk mahkemesi tarafından toplatılmış bulunan bu sonuncusunun geçen hafta "serbest kaldığını" söyledi ama bu beraat midir yoksa sadece toplatma kararı kalkmış ve dava sürmekte midir, sormayı akıl edemedim. zaten önemli olan da kitaba ulaşabilecek olmamız sanırım.
  5. gerçekten gazeteci olduğu için hürriyet'teki işine son vermişler. şaşılacak bir şey yok. hakikaten gazeteciysen ve gerçeklerden yanaysan, hürriyet'te barınamazsın.
    işten çıkarılmasına nden olan gelişmeler ersin kalkan'ın 19 ocak 2010'da agos'a verdiği ropörtajla başlamıştı. kalkan, hrant dink'i öldürüldüğü süreçte başta emin çölaşan olmak üzere, hürriyet'in de katkısı vardır demişti.
    oysa ne gerek var. meclisin nizamiye lokantasına sakalları yüzünden giremeyip, 15 kuruşa çorba içemediğine dertlense, başbuğ'a mektup yazsa şimdi en kral gazeteciydi.
    ne gerek varsa. iş işte!
  6. başka bazıları gibi kendi reklamını yapmayı bilmediği, ya da belki beceremediği, daha da büyük bir ihtimalle böyle şeyleri sevmediği için, ortaya koyduğu işlerin kalitesiyle "şöhreti" arasında mütekabiliyet dengesi bir türlü kurulamamış gazetecidir. bu, tanımımız olsun.

    birkaç saat sonra bayilerde, öğle saatlerinde ise http://taraf.com.tr/ adresinde yerini alacak olan yarınki taraf'ta* demiray oral köşesini ona ayırmış. elbette hürriyet'ten atılması (ki bence vaka-ı hayriye'dir) münasebetiyle. bu da haberimiz...

    ... ha, alın konuyla ilgili derli toplu bir de link: http://www.medyaradar.com/…lkan-neden-harcandi.html (son paragraftan görülebileceği gibi yazarın konuyla ilgili görüşme isteğine "ben diyeceklerimi 19 ocak'ta dedim" diyerek karşılık vermiş. demek istediğim bu işte. kardeşim bağır çağır, ortalığı velveleye ver. ı-ıh. yapmaz abi bilirim ben bunu...)
  7. yeraltındaki istanbul adlı kitabı istanbul büyükşehir belediyesi kültür a.ş. tarafından ingilizce ve türkçe olarak (ayrı ayrı) yayınlanan yazar. ingilizce versiyonun yarısının turistlerin yoğun ilgisiyle şimdiden tükendiği gelen bilgiler arasında.

    bir de bu belediyenin talebi ile yazılmış bir kitap değil. dün akşam samanyolu haber'de, bu sabah cnn türk'te konuk olduğu programlarda kendisinden öğrendiğimize göre, o kitabı yazmaya başlamış, hemen iki yayınevi talip olmuş, biri türkçe, diğeri ise türkçe-ingilizce yayınlamak üzere. ama üçüncü talip olarak kadir topbaş türkçe ve ingilizcesini ayrı ayrı yayınlayalım deyince, kültür a. ş. ile anlaşmış yazarımız.

    (bkz: yeraltındaki istanbul)

ersin kalkan hakkında bilgi verin