şükela:  tümü | bugün
  • melih gökçek'in yeni ankara bülteni'nin bölge koordinatörü.

    (bkz: yeni ankara bülteni)

    yönetimindeki yayının önemli bir faaliyeti için :(bkz: kizilay da sabah gazetesinin bedava dagitilmasi)

    ayrıca (bkz: sabah/#15531755)

    bir de kendisi hakkında bir grup açılmış facebookda. facebook'da aratınca karşınıza çıkar. üye olmadım ama kendisinin önceki marifetlerini okumak ilginçti.

    gerçi google da aynı işi görüyor bir nebze...

    http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=245600
    http://www.turktime.com/…p?page=yazar&yazar=ankarak
    http://haber.gazetevatan.com/…2&tarih=&categoryid=4

    yazık, bu tür adamlar yükselir de...

    edit: yok yahu fikrimi değiştirdim. kendisi koskoca melih gökçek'in yeni ankara bülteni'nin bölge koordinatörü. yükseleceği kadar yükselmiş, daha ne yükselecek.
  • titiz gazeteciymiş!

    kendi ifadesi bu.

    beypazarı ve daha doğrusu şu an ankara büyükşehir belediye başkan adayı olan belediye başkanı mansur yavaş'ı karalamak için iki gün üst üste 1. sayfadan yapılan haberler ve ne tesadüftür ki bu "haber"lerin yayınlandığı gün bu gazetelerin melih gökçek tarafından belediye imkanlarıyla ankaralılara ücretsiz dağıttırılması üzerine sabah gazetesi epey bir eleştiri aldı. sabah gazetesi okur temsilcisi yavuz baydar da bunun üzerine dostlar alışverişte görsün kabilinden ve zevahiri kurtarmak amaçlı bir yazı yayınladı geçenlerde.

    http://www.sabah.com.tr/…841a7842cf604be031e7f.html

    yazı aslında bu haliyle bile sabah'ın ve bu ersin ramoğlu'nun içinde buluduğu yüz karası durumu ortaya koyuyor. yazıda iki gün üst üste beypazarı ve mansur yavaş aleyhinde haberler yapıldığı, ancak bu haberlerde beypazarı'nda mansur yavaş'ın rakibi siyasilere bile söz verirken mansur yavaş'a söz verilmediği belirtiliyor. ve ayrıca bu haberlerin yayınladığı gün gazetelerin melih gökçek tarafından dağıttırıldığı artık bizzat sabah gazetesi tarafından doğrulanıyor.

    yavuz baydar okuyucudan gelen eleştirilerle alakalı bu ersin ramoğlu'na da sormuş. ramoğlu ise cevaben "ben son derece titiz bir gazeteciyim." dedikten sonra beypazarı hakkında bildik suçlamalarını sürdürmüş, fakat bu arada yaptığı haberlerde mansur yavaş'a söz verilmemesi ile alakalı olarak "evet, okurlarımız haklı. bunda büyük eksikliğimiz var. yavaş'a mikrofon tutmamız gerekirdi." diyebilmiş.

    peki son derece titiz gazeteci ersin ramoğlu'nun yönetimindeki sabah ankara ilavesi'nde bir değişiklik olmuş mu?

    tabi ki hayır.

    o günden sonra da gökçek'in bu yeni ankara bülteni'nde melih gökçek'in ağzından mansur yavaş'a ilişkin bir çok iddia yayınlandı. hiçbirinde mansur yavaş'a da söz hakkı tanımak akıllarına gelmedi. kaldı ki gökçek'in en eften püften açıklamaları her gün haber olurken, hatta içeriğini herkesin bildiği aslı astarı olmayan şovları manşet olurken mansur yavaş bu ilaveye haber olarak bile giremiyor. (karayalçın küçük de olsa hemen hemen her gün haber oluyor, onu da belirtelim.)

    ve ondan sonra yavuz baydar "sabah'ın geleneğinde akp, chp, mhp veya başka herhangi bir partinin, kuruluşun, kurumun "sözcülüğü", "yandaşlığı" yoktur." diyor.

    bu haliyle çok inandırıcı gerçekten...

    bu arada bu kizilay da sabah gazetesinin bedava dagitilmasi kepazeliğinin yaşandığı ilk gün sanırım o gün sabah'ın genel yayın yönetmenliği'ne başlayan erdal şafak'a bununla ilgili bir e-posta göndermiştim. gelen cevapta şöyle deniyordu (bu arada e-postalara çok kısa bir süre sonra cevap vermesi gerçekten takdire şayan bir durum, bunu da belirtelim) :

    "ankara ekindeki rezaleti biliyorum. gereğini yapacağımdan emin olmanızı rica ederim."

    sanıyorum erdal şafak'ın bu konuda yapacağı yapabileceği buymuş. yani hiçbir şey...

    bir başka kişiye aynı konuyla ilgili gönderdiği e-posta cevabında ise şöyle bir ifade vardı:

    "sadece üç günlük bir yöneticinin, kendisinden önce başlamış bir süreçle ilgili önlemsürecinin birkaç günü gerektireceğini sanırım kabul edersiniz."

    "kendisinden önce başlamış bir süreç" ?

    kendisine gönderilen bütün tepki e-postalarına olayın yanlışlığını, hatta rezaletini kabul eden erdal şafak meseleya el koyduğunu, gereğinin yapılacağından bahsediyordu.

    fakat anlaşılan bu ersin ramoğlu'nun durumu kendisini de aşan bir noktada.
  • başında bulunduğu ilavenin yine son derece titiz bir gazetecilik çalışması için:

    (bkz: sabah/#15698500)
  • kendisinin "titiz gazetecilik" çalışmaları bitmez, bitemez! (en azından seçimlere kadar...)

    (bkz: sabah/#15710147)
  • hıncal uluç'un dikkatini çekmiş son günlerde.

    kendisine şu şekilde seslenmiş hıncal uluç:

    "dönüşte yavuz baydar'ı okudum, okur temsilcisi'nde.. ankara ekinden şikâyetleri ele almıştı. yavuz benim de son aylarda dikkatimi çeken bir konuya değinmiş. "yaşanan sert kutuplaşma ortamında eleştiri ve övgü arasındaki dengeyi, sorgulayıcı ve ifşa edici gazeteciliğe duyulan güven ihtiyacını, propagandadan daima uzak durmayı gözetmek gerekir" diyor.
    doğru diyor.
    çok iyi bir gazeteci olduğuna ve sabah ankara ekine çok şey kattığına inandığım ersin ramoğlu son aylarda melih gökçek lehine dengeyi bozdu gibi gelmeye başlamıştı bana.. aman ersin usta, dikkat!.."

    http://www.medyatava.com/haber.asp?id=55339

    hakikaten çok komik. anlaşılan hıncal uluç kendi gazetesinin eklerini okumuyor. (belki de istanbul'da oturduğundan sabah ankara ekine ulaşamıyordur.) yoksa ersin ramoğlu için "son aylarda melih gökçek lehine dengeyi bozdu gibi gelmeye başlamıştı" falan demez; sabah ankara ekinin şu haliyle zaten sırf melih gökçek'in egosunun tatmin edilmesi için çıktığını bilirdi.

    (bu arada hıncal uluç'un sözünü ettiği yazı ise şu: http://www.sabah.com.tr/…09/07/06/ankarada_istanbul )
  • sabah gazetesinde yazmaya başlamasına hiç şaşırmadığım kalemşör. hayır gazeteci filan demiyorum.
  • köşesindeki fotoğraf pozundan(gözlük sapını yemeye çalıştığı), yazı üslubuna kadar adeta ercüment menemen'in ete kemiğe bürünmüşü.
  • bugün hain puştlar başlığıyla yazdığı yazıyla dilinin rengi değişmiştir.

    http://www.sabah.com.tr/…lu/2011/12/01/hain-pustlar
  • yeni bir engin ardıç olabilir kendisi. sabahta bir tane vardı ikinciye ne gerek var. ağzı bozuk, yeni kalemşör yazar... yazısından küçük bir alıntı yapmak kişiliği hakkında ipucu verebilir..
    "müslüman ülkelere rol model oldu…
    ekonomimiz, çin'den sonra dünyada en hızlı büyüyen ikinci ekonomi oldu.
    üçüncü seçimi de açık ara kazandı.
    ve bu özelliklerinden ötürü time onu 'yılın kişisi'ne aday gösterdi...
    fena mı ulan?
    fena mı?"

    http://www.sabah.com.tr/…lu/2011/12/01/hain-pustlar
  • bugünkü yazısında tıme anketinde başbakana oy vermeyenler için ''hain'', ''puşt'', ''adam demeye dilim varmıyor'' gibi ifadeler kullanmış. yazının genelinde de sorular ''ulan'' kelimesi ile bitiyor.

    bir dahaki sefere ''hepinizin amına koyım'' diye bitirdiği bir yazı bekliyoruz kendisinden.

    hayır, melih gökçek'in yanında çalışıp üç satır yazı yazabiliyorken gelip ulusal bir gazetede yazıyor olmasını kendi marifeti ve kalemiyle alakalı sanıyor mu acaba? sanmıyordur diye umuyorum.