şükela:  tümü | bugün sorunsallar (5)
  • bu yıl kombine alacaktım. fenerium ve maraton üst köşelerden (1100-1250 tl ) yer yoktu. hepsi kombine sahipleri tarafından yenilenmiş sanırım. sonra hoca kovulmaktan beter edilip istifaya zorlandı. dur bakalım derken vazgeçtim.
    gs maçından sonra karabükte eh işte derken trabzon maçıyla birlikte maçları tv den de izlememeye karar verdim.

    sebebi de bu adam.

    nasıl bir top oynattın, nasıl alıştırdın arkadaş izlediğim hiç bir maç zevk vermiyor. nerde on kişiyle beşiktaşa sahayı dar eden, çarşıcılarda yenmedik tırnak bırakmayan, kadıköyde galatasaraya orta sahayı geçirmeyen takım, nerde şimdiki.

    futbolcuya söz geçiremeyen bir teknik direktörün başarılı olması mümkün değildir. geçen yıl birkaç maç sallandıktan sonra sivas maçıyla birlikte takımın nereye gideceği belli olmuştu. coşku, istek had safhadaydı.

    sow "kadroya giremedim niye ki acaba" diye twit attı, basın toplantısında bu konu sorulunca "futbolcunun böyle bir hakkı yok, gelip benimle konuşacak. gereken ceza verilir" diyerek kestirip attı. iki maç sonra kadroya alınca gördük sonucunu. üç gol ve ilk golden sonra tıpış tıpış ersuna gelip selam etti.

    kayseri maçında (canlı izlemiştim) rakibine tekme attı diye 43. dakikada caneri kenara aldı. herkes aval aval bakındı ama ben alkışlamıştım tribünde. düşünün devreye iki dakika var ve oyuncu değiştiriyorsun. ve bu caner sezona damga vurdu.

    gs maçında emenikeyi salak salak bakındığı için fırçaladı, yeri geldi kenara aldı, ama oynattı. şimdiki haline bakın.

    beşiktaş maçında (ki hayatımda böyle bir maç seyretmedim) kimsenin sezon için umutlanmaması gerektiğini gösterdi.

    daha önceki sezonlarda duyulan, ve bu sezon da duyacağımız "-fener hakemle yendi, maç karşı takımın hakkıydı" sözlerini doğru dürüst duymadık.

    mancini ve bilic ikilisi takımımızın liderliği sonuna kadar hakettiğini dile getirdi ki ben ligimizde böyle bir şeye şahit olmadım daha önce.

    geçen yıl oyundan alınan futbolcunun tribe girdiğini gördünüz mü? çok sevdiği aykut tarafından kenara alınan cristian başını öne eğip yarım saatte kenara gelirken, ersun kenara alınca koşa koşa geliyordu. bu sene ilk maçta emenike kenara gelip diegoya omuz attı, sonrada soyunma odasına siktirdi gitti.

    aga onu bunu bilmem. teknik direktör dediğin oyunculara hakim olacak. ters harekete izin vermeyecek. hoca gittikten sonra da futbolcularla problemi olmadığını söyledi. ancak futbolcuların demeçlerinden anlaşılıyor ki sevmiyorlardı. çok da sikimizdeydi sizin teknik direktör sevişiniz. topunuzu oynayın o kadar.

    bu adamın başının yenmesinde kimin payı varsa allah belasını versin. gidişine tepki göstermeyen her fenerbahçeliye de yuh olsun!
  • galatasaraydan iki macta aldigi 6 puan ile bu sezon dahi fenerbahce'ye ismail kartal'dan daha fazla katki saglamayi basaran efsane hocamiz.

    (bkz: vallahi hocayi ozledik)
  • 2 senedir iyi maçı olmayan volkan demirel'in,
    eli narin baldırından ayrılmayan, en önemli maçlarda sorumsuzca kırmızı kart görmekten çekinmeyen emre belözoğlu'nun,
    kendisini eto'o sanan ama ancak youla irisi olabilecek emenike'nin

    ve kulübü batağa sokmuş aziz yıldırım'ın hep beraber olup delirttikleri adamdır.

    ersun hoca'yı çok sevmedi tabi futbolcular. çünkü başkana köpeklik yaparak kendisini kabul ettirmiş tiplere ayrıcalık göstermedi karşılarında adam gibi durdu.
    sevmek zorunda da değiller zaten. hocanın arkasında adam gibi bir yönetim durursa hocayı sevseler de sevmeseler de eşşek gibi oynamak zorunda oyuncular. çalışmak zorundalar.

    ersun hoca emenike'ye eyvallah etmedi. "sen adam gibi oynamazsan ben webo'yu oynatırım" dedi. hatta berbat oynadığı maçlarda kendisini görevini yapmaya davet etmekten çekinmedi de.
    ama benim paşalarım gelemediler zora.

    tepemize çıkarttığımız, kendilerini yıldız zannetmelerini sağladığımız bu dandik futbolculardan kim verim almayı becerebilecek çok merak ediyorum.
  • 3 yıldır rölanti futbolu oynayan fenerbahçe'yi, istediği 1 adet transferi dahi gerçekleştiremeden 1989'yılından beri gördüğüm en rahat şampiyonluğuna ulaştırmış ama aziz paşa'nın egosu ve ona bağlı medyası tarafından takımdan koparılmış teknik adam.

    piyasada ayrılık sebebi olarak hep ersun hoca'nın kadınlarla olan ilişkisi konuşuluyor ama ben bu olayların tıpkı alex'in görüşmeye 15 dk. geç kalması, tivit atması gibi bir bahaneden ibaret olduğunu düşünenlerdenim.

    aziz paşa görüştüğü diğer teknik adamlardan dönüş alana kadar ersun hoca'yı beklemede tuttu. en baştan çok içine sinmiyordu onunla çalışmak. ersun hoca da çok sevdiği fenerbahçe'de kendini göstermek adına sabretti bu sürece.

    ersun hoca işe başladı ama önceki teknik heyet gibi hiç bir zaman 3 temmuz muhabbetlerine girmedi, takımın aklını hep sahada tutmaya çalıştı, aziz paşa'ya yalakalık yapmadı. çünkü başarısızlığa kılıf ve bahane arayan tipte bir insan değildi. halbuki eskiden öyle miydi? takım sahada rezil top oynar bir tane frikiği verilmedi diye veya aynı hafta bir mahkeme kararı açıklandı diye oynanan futbolun rezilliği değil bu mevzular konuşulurdu.

    yalakalığa alışkın olan ve yeniden yargılama kampanyasına ilişkin 1907 fb'liler derneği bildirisinde adını açıkça yazmadı diye ali koç'la dahi bozuşan aziz paşa bu duruma da haliyle gıcık kaptı. aykut kocaman'a devre arasında 5-6 tane transfer yapan adam ersun hoca'nın devre arası transfer isteklerinin hepsini yoksaydı.

    sezon sonu geldi, takım şampiyon oldu, aziz paşa kutlama törenlerinde ersun hoca'nın adını dahi anmadı.

    transfer sezonu açıldı. takımı bir-iki tık daha ileriye götürmek adına ersun hoca sistemini gerçek kanat oyuncularıyla ve geri zekalı olmayan bir forvetle yürütmek istedi. sow ve emenike'den en az birisini iyi teklif gelirse ikisini birden göndermek istedi. kanatlara kampl, ayew, jimmy durmaz düşünüldü. forvete kafası çalışan, ayağında top tutabilen avrupalı bir forvet düşünüldü. egemen'in durumuna bağlı bir de stoper istedi. ama aykut hoca'ya milyonları döken ve ersun'u göndermek için de sürekli bahane arayan aziz paşa her zamanki baskınlığı ile adı yıldız olan ama son 2 senede hiçbir şey yapmamış diego'yu bir ayew+jimmy durmaz parası ödeyerek transfer etti. transferi kendi yaptı demesinler diye de basın toplantısında ersun hoca'ya "sana da sormadık mı ersun" diye teyit ettirdi zorla. yani paşam ihtiyacı belirlemiş ve transferi ayarlamış en son hocaya soruyor. "yok ben düşünmüyorum" mu diyecekti diktatöre?

    velhasıl takımın hazırlık kampındaki ağır temposu ve hocanın futbolculara sahada sürekli önde basmaları yönündeki fırçaları önceki 3 yılda rolanti futbola, 5 e 2 pas çalışmasına alışık futbolcuları da sonunda çileden çıkarınca aziz paşa için gereken ortam doğdu. tembel futbolcuların telkinleri ve rakiplerin ekonomik durumdan ötürü iyi transfer yapamamaları da aziz'e cesaret verdi. nasıl olsa bu takım sadece antrenör ve azizsilinle bile şampiyon olur havasına girdi ve medyasını devreye sokarak operasyonu başlattı.

    algı operasyonunda ersun hoca'nın aleyhineymiş gibi görünen ve nasıl ortaya çıktığı hala hiç konuşulmayan şu soyunma odası kasedi dahi ersun hoca'nın ne kadar iyi bir teknik adam olduğunu ispatlar nitelikteydi bence. oradaki konuşmalar liderlik konuşmalarıdır. o liderliğin ne kadar önemli olduğunu da şimdi çok iyi anlıyoruz.

    sonuç itibariyle aziz paşa;

    -tıpkı takıma süper top oynatan ama henüz tam sonuç almaya başlamamış löw'ü kovarken yaptığı gibi,

    -tıpkı takımı 2 sene üst üste şampiyon yapan, bu süreçte şansımızın tutmadığı bjk dahil ezeli rakipleri ezen ve 3.senesinde son maçta şampiyonluğu kaybeden daum'u kovduğu gibi,

    -tıpkı küçük takımlarda dahi hiçbir teknik direktörlük başarısı olmayan aykut kocaman'ı td atayıp, 2011 sezonu ortasındaki rezil sonuçları engellemek adına bir takım saha dışı pis işlere bulaşarak fenerbahçe'nin 5 senesini çöpe attığı gibi,

    istediği takımı henüz kuramadığı halde uzun yıllar sonra fenerbahçe'ye fenerbahçe gibi top oynatan, kendi sebep olduğu 3 temmuz pisliğinin etkilerini taraftardan silmeye başlamış ersun hoca'yı da takımdan bilerek ve isteyerek kopardı.

    ünal aysal fenerbahçe içine bir ajan soksa bu kadar başarılı olamazdı bence. aziz paşa sağ olsun 100 birim potansiyeli olan takımı 10 birim başarı ile yaşar hale soktu.

    ersun hoca'nın kadınlarla ilgili bir disiplinsizliği varsa gizlice ikaz etmek ve yola devam etmek zor mu geldi? zor değildi tabi ama bir fırsat lazımdı o da değerlendirildi.

    seni iyi bir yönetimle, istediğin transferlerle fenerbahçemin başında tekrar görmek istiyorum ersun hocam. sana sahip çıkamadığımız için üzgünüm.

    dipnot: bazı fenerbahçeli dostlarım şike vurgusundan rahatsız olabilir. aklı başında ve objektif düşünmeyi becerebilen (ve bu işten para kazanmayan) her insan aziz paşa'nın tapelerinden neler çevirdiğini anlayabilir. bunun ne kadarı sahaya yansıdı ben izlediğim maçlardan çıkaramadım. ha o sezon tüm maçları izledim ve trabzonspor'un gerek rahat kazandığı zorlu maçlardan gerekse yine ts'li yönetici tapelerinden onlarında pis işler çevirdiği gayet açık. olay onlar yaptı biz de yaparız çıkarımı değil elbet ama tamamıyla çamura bulanmış bir sepetten tek kirli yumurtayı çıkarıp da sepeti temizleyemezsiniz. adaleti istediğine uygulayıp istediğine uygulamazsan futbolun da böyle boktan hale gelir. aziz pis işler çevirmiştir ama futbolu temizlemenin yöntemi sadece fenerbahçe'yi kurban etmek olmamalıydı. türkiye'deki her kurumu olduğu gibi fenerbahçe'yi de kontrol altına alma amacı da gayet açık zaten. benim tepkim sadece bu yönteme olur.
  • yazliklarinin sitesindeki kafede iki arkadasimla beraber calisiyoduk. butun gun tost yapip cay servis ediyoduk. kucuk bi yerdi ve hepimiz cok mutluyduk yaptigimiz isten ve ortamdan. herkesle arkadastik ve cok egleniyoduk butun gun. altmis yas ustu emekli albaylarin her gun isgal ettigi ve okey oynadigi bi kafesi vardi buranin. bi gun bunlardan biri arkadasima calan muzik icin parladi. arkadasim birazdan muzigi degistiricem dedi ama hemen degistiriceksin diye emir verip bagirip cagirdi iclerinden en kil olan keltos. ben de onu korumak icin cikistim. uzerime yurudu koca koca adamlar, kendilerini hala askerde saniyolar tabi. ben de karsilik verince gidip kafenin sahibine ve jandarmaya sikayet etmisler beni dangozlar :) kafenin sahibi de korkudan beni isten cikarmak zorunda kaldi. coluk cocuk salya sumuk, ben de dahil hepimiz agliyoruz isten cikariliyorum diye. ersun hoca ve ailesi sitedeki herkesi organize etmis ve sabah erkenden kafeyi gelip doldurdular. daha gec saatte gelen emekli albaylar okey oynayacak masa bulamadilar ve sasirip kaldilar noluyo diye. koskoca site beni korumak ve isten cikarilmamam icin seferber oldular ve eylem yaptilar. gercekten cok iyi insanlardi kendisi ve ailesi. asla unutmam yaptiklari iyiligi kocaman yuregi varmis hocanin. sonrasinda beni cikarmadilar isten ama sahile aldilar goz onunde olmamam icin. sonra yaz bitti sanirim bidaha da gitmedim oraya. aklimda kalan, koskoca bu ulkeye hizmet etmis emekli albaylarin yaptigi buyuk terbiyesizlik ve diger insanlarin beni korumak icin birlik olup sitede eylem yapmasi.
  • gençlerbirliği'nin başındayken blackburn rovers, parma ve sporting lisbon'u eleyip uefa kupası'nda son 16'ya kalmıştır. bir sonraki turda da valencia'yla eşleşip içerde 1-0 yenmiştir. o yıl kupayı valencia almış, turnuvadaki tek mağlubiyetleri gençlerbirliği karşısındaki bu maç olmuştur.hani hiç avrupa başarısı yok ya hatırlatayım dedim.

    beşiktaşlıyım, azıcık destekli sallayın.
  • biraz ilahi adalet varsa ikinci yarı kadıköy'de aziz yıldırım'ın tribünden izlediği maçta fenerbahçeyi evire çevire yenip tüm tribünlerin ersun yanal tezahüratıyla inlemesini sağlayacak teknik direktör.
  • 1- mutluluk fenerbahçe'de olmaktır, diyordu.
    2- ''fenerbahçe defans yapmaz, yaptırır'' diyordu.
    3- 60 dakika 10 kişi oynayıp 3 gol attığımız derbide galibiyeti kaçırdığımızdan yakınıyor, cümlesini ''neyse böylelikle puan farkı 10'a inmiş oldu'' şeklinde tamamlıyordu.
    4- mart ayında şampiyonluğu psikolojik olarak alıp nisanda matematiksel olarak kesinleştiriyordu.
    5- emenike'den canavar yaratmıştı.
    6- maç esnasında puan kaybı ihtimali doğduğu anda sow, emenike, kuyt, webo'yu aynı anda sahaya sürüp 4 forvetle oynatıyordu.
    7- hala ''kadıköy bambaşka'' diyor.
    8- fenerbahçe'den hala ''biz'' diye bahsediyor.

    daha da yazarım... çok gördünüz ulan şu adamı bize! bu karı-kız meselesi değil, yutturamazsınız! bu adamın fenerbahçe'den kopmasında başkanından futbolcusuna, malzemecisine kadar kimin payı, kişisel menfaati varsa gelmişi geçmişini...

    hatanın neresinden dönersen kardır. dönün ulan şu hatadan!

    debe eklemesi: fenerbahçeliler teşekkür ediyor, diğer takımların taraftarları genellikle ''biz bunların farkında değildik, inşallah dönmez o zaman'' diyor. * taraftar bu kadar arzuluyken yönetim inat etmez umarım. ersunlu yıllar gelsin artık!
  • yıllardır hiçbir türk teknik direktörün yapmadığını yapıp sahada kırmızı kart görmek için gözünü yırtan bir oyuncuyu devreyi bile beklemeden yedeğiyle değiştirmiştir.

    ilk defa içimin yağı eridi. hırslı görünmek adına saçma sapan hareketler yapan adamı sahada tutmama kararına sonuna kadar destek veriyorum. isterse bir milyon gol atsın, iki milyon asist yapsın, rakibini tekmeleyen oyuncu görmek istemiyorum ben takımımda.
  • sezon başında kendisi hakkında 1 yıllık sözleşmesi için dalga geçilmişti.

    görülüyor ki kendisine takımı şampiyon yapmak için fazla bile süre verilmiş. 11 aylık kontrat bile yeterli gelirmiş.