şükela:  tümü | bugün
  • erteleme aliskanliginin patolojik hal almasi.
    (bkz: procrastination)
  • en davranissal ancak ise yarayan cozumu: yapilacak isi veya isleri kucuk parcalara* bolup 2 gunluk araliklar halinde deadline'lar* koymaktir. (ve deadline polisinin de herhangi bir karizmatik veya pratik, yani kisaca etkili bir otorite olmasi gerekmekte.)
  • son deneylerimde bu hastaliga yeni bir cozum urettim. oncelikle, iki tur hastalik sahibi var. biri, yapacaklarini erteleyip unutan, aldirmayan tur. o turu pek tanimiyorum. ikincisi yapacaklarinin cogunu aklinda tutan, en azindan zincirin bir halkasindan yakalayip beyninin arkalarinda bir yerde bekleten ve bu bekleme salonunun kalabalikliginin farkinda olan tur. ikinci turdenseniz okumaya devam edin. degilseniz baska basliga gecin.
    cozume gelelim: evet, birikmisliklere ne zaman cevap vereceksin, tabii ki zaman daralinca. oysa aslinda su an bile zaman dar. o halde aklina geldigi anda yap. mesela ben bu basliga yazmak aklima geldigi anda geldim yazdim.
    biliyorum tepki duyuyorsun su an. oncelik siralari var o islerin diyceksin. bir de birbirine zincirleme bagli isler var. birini yapmadan digerine gecemezsin...biliyorum. ancak seni bu hale getiren de bu prensiplerin zaten. idealde tabii ki hersey sirasiyla yapilsa, zincirler puruzsuz ilerlese. ancak su an kafani bosaltmazsan bu krizi atlatamayiz. bulasik fircasina deterjan mi doldurulacak, hemen yap. ciksin aklindan. fatura mi yazilacak. yaz. kahvalti etmen lazim. hemen et. uzatma. aklina ilk geldigi anda yap. goruceksin ki az onemliler yolundan cekilince onemliler nefes alabilmeye baslayacak
  • güzel bir başlangıç yapamama fobisinden kaynaklanır. sürdürememe korkusuyla da desteklenir. ertelemek o an için en iyi çözüm gibi gelir
  • işe geç kalma sebebidir. daha alarmın ilk çalışında yataktan çıktığım vaki değil. tıp dünyası buna bişey yapsın! mağdur oluyorum :(
  • depresif tembeller derneği üyelerinin hayatlarını idame ediş biçimidir.
    hastalığa çare yoktur. kroniktir.
    hastalığa yakalananlar yumurtayı ve kapıyı çok severler...
  • özellikle sınav zamanlarında bu hastalık feci şekilde nüksedebilir. son zamana sıkıştırılan dersler yüzünden yaz aylarında bütünlemelerde sürünmek gibi başınıza ekstra dertler açabiliyor.
  • (bkz: oblomovluk)
  • tembellikten uzak, kısa zamanda bitmesi gereken işlerin heyecanına yakın bir hastalıktır.

    yoksa oturup bir saatte yazılabilecek bir inceleme yazısını* neden son anda yazmak için günlerce bekleyeyim?
    ya da çok istediğim bi yer için başvuruyu son anda yapıp, ellerine ulaştı mı acaba diye paniğe kapılayım?
    veya neden çok severek aldığım bir kitabı gözümün önüne yerleştirip üstüne okuyabildiğim kadar çok kitap okuyayım?
    ya da izlemek için ayılıp bayıldığım filmleri aslında izlemeyi düşünmediğim filmleri izledikten sonra izleyeyim?

    işte bu ve bunun gibi pek çok duruma düşme nedenim sanırım bi işi son anda yaparken duyduğum heyecan, tatsız tutsuz hayatıma panik ve heyecanla azcık renk katma sevdam. nasıl saçma bi durumsa artık, bi işi zamanında bitirdiğimde içimde garip bi burukluk hatta tamamlanmamışlık hissi oluşuyor. herhangi bi şey için yeterince heyecanlanmayınca, yapmak için istek duyup bunu bir kaç gün sürdürmeyince o şey boş ve anlamsız geliyor.