1. bir dönemler gölge adam nickname ' i ile gunaydin gazetesinde yazilar yazardı... sonra hernasılsa birdenbire zengin oldu, gölge adam ismiyle bir gazete çıkardı... bir geceyarısı operasyonuyla girgir, firt gibi dergilerden aral kardeşleri** uzaklastirarak dergileri önce sadece eski işlerle sonra da bambaşka içeriklerle çıkartmaya devam etti... şimdilerde ne iş yapar, hala medya patronumudur bilmem, bilmek de istemem.
  2. hürriyet gazetesinin kelebek ekindeki yazı dizisinden anladigim kadariyla oldukca fazla bos vakti olan bir insan.
  3. soyledikleri kulaga hos gelse de kendini devamli ovmesi ve sazi eline gecirince baskasina vermemesiyle antipatik olan insan. tipi, ozellikle de sariya boyadigi saclari kayhan yildizoglu'nu andiriyor. karsisindaki insanlarin kendisiyle caktirmadan dalga gectiklerini ya anlamiyor, ya da anlamazdan geliyor. kac yasina kadar yasayacak merak ediyorum...
  4. gölge adam gazetesini çıkardığında bizzat reklamında oynayan kişi. televizyon reklamı şöyle bir şeydi; insan boyutlarında dev bir gazete panosu arkasında gölgeli bir insan suileti belirir. birden caaaart arkadaki insan gölgesi, gazete panosunu parçalayarak meydana çıkar. işte gerçekleri böyle zart diye meydana çıkarırız babında bir mesajı vardı. rivayet odur ki reklam yönetmenine panoyu arkadan koşarak gelip yırtarken arka tarafta bir de takla atayım mı? diye soran kişidir.
  5. 'yazi dizisi bitene kadar baska bi gazete almak sart oldu' dedirten,korkunc fotograflarindan biktiran yasli adam.
  6. 42 sene evvel ajda pekkan'in birinci oldugu, ses dergisinin duzenledigi artist yarismasina katilmisti. tanitim sayfalarindaki resimlerinde isveli kizlarla surat motorunda poz vermisti, simdi oldugu gibi o zaman da mayo giyip vucudunu sergilemisti ama birincilik ediz hun'a gitmisti. 40 kusur sene sonra hicbirsey degismemis, ancak 2000'li yillarda oldugumuzdan olacak bu sefer fermuarini acip kasiklarini bile gostermekte.
  7. gırgır gibi bir dergiyi içi acımadan bir çöplüğe dönüştürecek kadar hırslı bir adamın, 66 yaşına geldiğinde, yaklaşmakta olan ölümün verdiği korkunun da etkisiyle ne kadar saçmalayabileceğini gösteren örnek.
  8. geçende zaga'ya telefonla katılan ayşe aral (tekin aral'ın kızı oluyormuş kendisi) tarafından "mümtaz şahşiyet büyük gazeteci ertuğrul akbay şu sıralar gazetelerde çeşitli şekillerde çıkıyor, bu konuda söyleyeceklerim bu kadardır" şeklinde bir cümleyle ayarı yemiş olan moruk. öbür tarafta tüm eski gırgırcılar olarak oğuz ve tekin abimizin arkasında olacağız, o kaslar kendisini kurtarmaya yetmeyecek...

ertuğrul akbay hakkında bilgi verin