şükela:  tümü | bugün
  • nisan ayında bile -7 derecelerde seyreden çok yaman bir soğuk türü.şehir merkezinde kafanızı yaracak güçte buz saçakları oluşur.
  • erzurumda, bir kış günü, damdan dama atlamakta olan bir kedinin donduğu rivayet edilir.. bu duruma sebebiyet veren durum ise erzurum soğuğudur..
    **
  • insanı insan olmaktan çıkaran soğuk.
  • hasta etmez, ısınınca geçer. ama doğru ısınmak lazım, hızlı ısınma elde ve ayaklarda garip bir uyuşukluk, garip bir kaşıntı yapar.
  • rivayeti de şöyledir:

    bir öğretmenin tayini erzurum'a çıkar. kış ortasıdır. birkaç ay geçer üzerinden, nisan gelir. bakar ki memleket hala deli gibi soğuk, erzurumlunun birine sorar: "yav kardeşim, bu memlekete bahar gelmez mi?". o da cevap verir: "hele bi ağustos soğuklarını atlatalım, allah kerim!"
  • bir rivayeti de şöyledir;
    üniversite başlamıştır, yeni öğrenciler gelmiştir. kış ortasıdır. birkaç ay geçer üzerinden, nisan gelir. erzuruma yabancı genç bakar ki memleket hala deli gibi soğuk, erzurumlunun birine sorar: "yav kardeşim, bu memlekete bahar gelmez mi?". o da cevap verir: "valla yazı bilmiyorum ama önümüz gış".
  • burun, kulak, kirpik dondurması mümkündür..burnu düşenler duyulmuştur birinci ağızlardan..
  • (bkz: beylikdüzü)
  • örneklendirelim; rüzgarsız bir hava düşünün, sonbaharla kış arasında kalmış günlerden biri işte. sararmış yolların üzerinde bir kadın, kadının yüzünde sararmışlığın izleri. dur lan konu kaydı. neyse işte buzdolabının et met konan kısmı, soğuk hava deposu gibi "rüzgarsız" ama "skici" bir hava düşünün. işte erzurum soğuğu odur...
  • erzurum'da okumuş olan kardeşimin söylediğine göre, gözdeki yaşı, burundan akan sümüğü donduran bir soğukmuş.