şükela:  tümü | bugün
64 entry daha
  • eş, arkanı dönüp gidersen yarım kalacağın kadar benliğinin parçası hissettiğin kişi...

    ...

    bir gece geldi... kapımı çaldı...

    yaralıydım... yaralıydı...

    "sever misin beni?" dedi.

    yaralarından olsa gerek tanıdık geldi...

    "gel" dedim... "iki kişiye yer yoktu, mevlana'nın dediği gibi... ama sen bana benziyorsun... hadi, gel..."

    geldi...

    aldım, kalbime koydum... kimse giremesin diye her yanını kapattığım kalbimin ortasına koydum... yaralarını sardım... yaralarımı unuttum...

    anne oldum bazen; bir mağazanın önünden geçerken güzel bir kıyafet görsem "bu ne çok yakışır o'na" dedi içimdeki "kendinden başkasını düşünme" diye höyküren iç sesim... "boşver kendi beğendiğini alma, zaten çok da beğenmemiştin."

    bir baktım, kendime kıyafet almaya gidip, o'na alıp dönüyorum hiç kendisine sıra gelmeyen, hep yavrusunu düşünen bir anne gibi...

    aşçı oldum bazen... mutfağa girip yumurta yapmaya üşenen ben, bir baktım önümde youtube videosu, içli köfte yapıyorum, o sever diye...

    fanatik taraftar oldum... futbol sevmeyen ben, şükrü saraçoğlu'na karaborsa bilet ararken buldum kendimi...

    lokman hekim oldum, şifalı otlar pişirdim soğuk aldığında...

    arkadaş oldum, playstation oynadım sabahlara kadar... rakı içtim, sigara içtim, dağıttım sokaklarda kimi zaman... kimi zaman ayık kaldım dağıttıklarını toplamak için...

    baba oldum bazen... hesap, kitap yaptım... sırtını sıvazladım, elini tuttum, "yapabiliriz" dedim umutsuzluğa kapıldığında...

    hasta olduğunda hemşiresi oldum; uyanamadığında alarmı...

    asker oldum bazen... savaştım... en başta "yeter, yoruldun, bırak" diyen kendimle...

    yoldaş oldum... kavgaya karıştım elime beyzbol sopasını alıp o'nunla beraber... oturdum cigara sardım...

    sevgilisi oldum, sevdim her şeyini... herşeye rağmen...

    sonra bir baktım... çocuklarının annesi oldum... babalarını sevmeyi öğrettim o'nlara... babalarına hoşgörülü olmayı... "homurdanmasını bile seviyorum anne" diyen çocuklar yetiştirdim sonra... "evet, gergin, çünkü biraz yorgun, bizim için çalışıyor hep, yoruluyor" diyebilen kocaman kalpli çocuklar...

    herşeye rağmen sevmeyi öğrendim... mücadele etmeyi... aile olmayı... hayatı boyunca hiç sıkıntıya gelemeyen, daralıp kaçıveren, göçebe ben; gitmemeyi, zor olsa da kalmayı...

    eş olmayı çok sevdim çünkü ben... aile olmayı... normal zamanda belki aynı sokakta bile yürüyüp karşılaşma ihtimali olmayan ben ve o'nun birbirimizi bulma hikayemizi sevdim ben... karşılık beklemeden fedakarlık yapmayı... eş olmayı... tamamlamayı...

    her yerden her şeyden öyle kolay arkasını dönüp giden ben... gidememem tam bu sebepten...
10 entry daha