şükela:  tümü | bugün
  • galat-ı meşhur iken galat-ı meşru olmuştur.
  • kendisine değer verilmemek, adı anılmamak.
  • (bkz: önemsiz)
  • "çınlar idin tınmaz oldun
    çıra idin yanmaz oldun
    esamemi anmaz oldun
    gider ağrıma ağrıma"

    şeklinde çok tatlı bir cemal safi şiirinde yer alır. türküsünü de gürkan peker söylemiştir
  • ölüp giderken insanın bir süre sonra ardında bıraktığı.
    esame.. isimler.. onun bile anılmaması.. ne fena.
  • esasında yeniçerilere ait bir anektoddur. 17. yüzyıldan itibaren yeniçeri ocağında başıbozukluk (ondan önce de pek hırlı bişe değillerdi ama, neyese :) ) ve disiplinsizlik arttığı gibi, kimin yeniçeri olup olmadığı belli değildi. bunun üzerine ağalar tarafından ulûfe ödenecek askerler için esame (isimler) listesi çıkarıldı. tabi bu listeye girmek için de yine rüşvetler ve adam kayırmalar baş gösteriyordu. işte bu listeye giremediği için üç aylığını alamayan yeniçerilerin durumu, bize bu deyimi kazandırmıştır.
  • iii. mehmet eğri seferi'nde* yeniçeri mevcudunun esame* defterleri'ndeki* sayının birkaç kat altında olduğunu görünce istanbul'a döndüğünde defterleri yeniden tasnif ettirdi. bu tasnif sonrası yeniçeri sayısında çok büyük bir azalma oldu. işte bu da ocak'tan atılan kimselerin yaşadığı prestij kaybından hatıra kalan bir deyimdir. hala birinin çaptan düştüğünü, artık eskisi kadar prestij sahibi olmadığını anlatmak için bu deyimi kullanıyoruz.

    doğrusu esame olmalıdır. ben osmanlıca dolayısıyla da sarh-nahiv bilmem ama içimde doğru veznin esame olduğuna dair bir his var.*
  • tam tersi için:
    (bkz: esame mucho)
  • osmanlı zamanında yeniçerilerin kayıtlarının tutulduğu deftere verilen isim esame.

    eğer yeniçeri ölürse, kaçaksa veya ocağa aykırı hareketler yaparsa esamesi okunmazmış. parasını alamaz ve hiçbir hak talep edemezmiş.
  • "esame arapça kökenli bir kelime. arapçada esami, ismin çoğulu, isimler demek…

    esame osmanlı’da yeniçerilerin ana kütükte kayıtlı olan adları manasında kullanılmış. yeniçerilere künyeleri ve ulufe dereceleri yazılı olarak verilen kâğıda da esame defteri denmekteymiş.

    yeniçerilerin osmanlı’daki konumları düşünüldüğünde bir kimsenin esame kütüğünde adının geçmemesi esamesinin okunmadığı anlamına geliyordu. 'kendisine değer verilmemek, adı anılmamak' manalarında kullanılan esamesi okunmamak tabirinin buradan geldiği söylenmektedir." denilmektedir.