şükela:  tümü | bugün
  • kadınların taktıkları baş örtüsü, fular... çok çeşitli olabilirler, "takmayı bilen" kadını, "hayal kadın" formatına dönüştürebilirler... turban ve yazma isimli kardeşleri wardır.
  • eşarp, "süpermen" olmak için en gerekli parçadır... annem ewde olmadığında annemin eşarplarını sırtımıza takar, kanepelerin üzerinden atlardık kardeşlerimle, inceliklerinden dolayı, havada süzülürdü eşarplar... bir saatte onlarca eşarp denerdim sırtıma; "süpermencilik" oynar, uçar dururduk x-ışınları'na gerek duymadan; dünyanın iyiliği için uçardık sadece... sonra annem geldiğinde kendi iyiliğimiz için uçar, kaybolurduk ortadan... :)
  • eşarp, bir kadını seksi yapabilecek çok önemli bir aksesuardır. yüzünü daha önce gördüğün bir kadını, bir de eşarplı göreceksin, o zaman "oy aman" olursun, ya da seni bilmem de, ben olurum.

    ama bir de güneş gözlüğü takmışsa, o eşarplı haliyle, "yandım amman" olurum.

    oy, bir de kırmızı ruj sürmüş dudaklarına, "eyvah amman, öldüm bittim" gibi olur da (bkz: thelma and louise).

    e bir de lolipop yalıyorsa o kadın. yapma, yapma allasen. offf. öfff. orrrhhgg, aaahhhss. bir sigara yakmalıyım.
  • elinde bir eşarp, oynayıp duruyor
    öyle bir eşarp ki
    insanı ancak bu kadar uyarabilir
    gözleri kıpkırmızı, elleri titriyor
    kıskançlığı gözlerinden fırlayacak sanki
    tam olarak neyi kıskanıyor
    farkında bile değil

    hakkı yok oysa kıskanmaya
    ben ona onlarca kapı açtım
    hepsini yüzüme kapattı
    elinde bir eşarp
    ellerimin yerinde
    öyle bir eşarp ki
    insanı ancak bu kadar kıskandırabilir
  • bahar aylarında -sonbahar dahil- kullanmayı çok seviyorum. tabiattan umarsızca kopup uçuşanlara karşı koruyor, hem de stil oluyor.
  • eşarp, fransızca ‘écharpe’ (atkı) kelimesinden alıntı olup ‘başörtüsü’ mânâsında kullanımı daha çok tercih edilmiştir.
  • "türban" yerine kullandığım kelime.