şükela:  tümü | bugün
  • tecrübeyle sabitlenmiştir.

    dinleyin ulan develer, size başarısızlıkla sonuçlanan homo olma girişimimi anlatıyorum; bunu da hiçbir delikanlıdan dinleyemezsiniz...

    fi tarihine kadar bildiğimiz “at kafası” modellerinden biri olarak hayatıma devam ettikten sonra garip bir aydınlanma devri yaşadım. ama öyle yavaştan değil, bir anda taş çağından yakın gelecek çağa gitmiş gibi entelleştim. gökyüzünden gelen bir fular kendiliğinden boynuma dolandı ve bir baktım elimde nereden geldiğini bilmediğim bir pipo, sırtımda içinde yeni yetme entelektüel turnusolu kafka kitapları olan bir çanta, gözümde de at toynağı kalınlığındaki kemik çerçevelere sahip bir gözlük var. ha bir de lacivert kadife ceket, evet ağustos ayında.
    neyse sevgili yumoş mahallesi sakini pembe götlü romalılar, bu aydınlanma başlayınca dedim ki biraz daha aydınlanayım, en aydın en seküler ben olayım, kendi içime doğru bir garip yolculuğa çıkayım. sonra parmağımı alıp götüme soktum. şaka lan şaka öyle yolculuk mu olur amk?
    içimdeki onlarca farklı adama sora sora öz benliğimi ararken, bir tanesinin feci halde homofobik olduğunu farkettim. derken yeteri kadar aydın olmak için bu adamdan kurtulmam gerektiğine karar verip içimdeki homofobikliğin üstüne üstüne gittim. bir dünya yazılı kaynaktan ve internetten eşcinselliğin kaynakları, topluma yansıyış biçimi, psikolojisi, fiziksel etkileri gibi tonla okuma yaptım. hayatta başka mottom kalmadı lan o dönem, yemin ederim. taktım kafaya “ben bu eşcinselleri anlayacağım aga” diyorum başka bir bok demiyorum. oku allah oku tamam, teoride her şey anlaşılabiliyordu ama ben eşcinsel birileri ile tanışmak istiyorum, dinlemek sormak istiyorum. kafamdaki belirli sorular şöyle;

    1- dibini dövdürmeden önce götündeki kılları keser misin?

    sdgkssh yok lan yok dur bi dakka.

    1- partneri nereden buluyorsunuz?
    2- bu sadece cinsel deneyimlemelerden mi ibaret yoksa duygusal bağınız da oluyor mu? ya da yelpazenin neresindekiler duygusal, neresindekiler daha materyalist?
    3- kurduğunuz duygusal ilişkiler bizim algıladığımız türde mi? yani erkek kadın gibi dominant ya da daha belirleyici bir taraf var mı?
    4- kendiniz pasif roldeyken aldığınız keyiften dolayı erekte olup normal bir orgy yaşıyor musunuz? yoksa olay sadece mental mi?

    bundan kelli bi çok soru var ama işte asıl olaylar bu sorular çevresinde şekilleniyor kafamda. o zamana kadar tanıştığım herkesi düşünüyorum, kimler efemine, kim gay olabilir, acaba bu ibne midir filan diye paranoyak oldum. gece rehberi açıp whatsapptaki erkek profil fotoğraflarına bakarak “acaba bu olabilir mi ya” filan diye kendi kendimi tüketiyorum. biri o halimi görse zaten araştırmama filan gerek kalmadan oracıkta yatırıp direk siker beni. ama içimde bir yandan da hala homofobik olma durumu var, ondan bu kadar takmışım kafaya.
    gel zaman git zaman ben -tam hatırlayamıyorum ama- şuna benzer teması olan bir hikaye okudum; “eğer çevrenizde eşcinsellere karşı aşırı öfkeli ve nefret dolu insanlar varsa, onlar büyük ihtimalle gizli eşcinseldir. hatta belki kendileri bile farkında değildir”. hoppaa buyur buradan yak, durduk yere “acaba ben homo muyum lan, gizli homo muyum ben” diye sorup durmaya başladım kendime. durduk yere kendimden şüphe ediyorum. sonra dank dedi aga; “deniycem amına koyayım” ve sonra karanlık olaylar silsilesi başladı...
    ama gel gör ki karşılaşamıyor, tanışamıyorum. o zamanlar sözlük de yok hayatımda, sözlük olsa zaten gay filan dolu yani bulmak zor değil.
    neyse sevgili altı bin tl gelirli bir seksen beşlik ekşici kardeşlerim; ben bir gün hiç alakasız bir taksiye bindim. adam başladı konuşmaya;

    -durakta sıra bendeydi arkamdaki arabaya verdiler yolcuyu amına koyayım...
    +olur öyle be abi.
    -verirlerse versinler, ben sanki yolcu bulamaz mıyım amına koyayım? ben kadın bulamazsam erkek sikiyorum beee.

    bir anda üstüme karanlık bi bulut çöktü amk. kafamdan neler geçiyor ama; adam beni eşcinsel sandı, bana mı iş koyuyo, bu nasıl cümle filan gırla gidiyor sorular. ben de meraklandım;

    +abi size de neleri denk geliyordur ha?
    -geliyor ya hayat kadınları, ibneler, pezevenkler görmen lazım.
    +görücem abi.

    amk aldı beni bi düşünce, taktım kafaya taksiye çıkıcam. kesin ama yani. yalnız burada bir şeyin altını çizeyim hiçbiri kel olmayan aşırı marjinal sözlükçüler; olayım eşcinsel biri ile seks yapmak filan değil, yani mesele sadece erkek silkelemek olsa bu işlerin döndüğü bütün mekanları bilirim ben. o da olmadı tarlabaşından travesti al yani, o da olumlu.
    neyse ben ara tara bi tane taksi buldum iyi mi. bildiğin taksiye çıkıyorum akşamları. büyük eğleniyorum ama, radyo eksen filan çalıyor arabada, yakası ilikli gömlekler giyiniyorum, kulakta küpeler filan binenler çok memnun. ama şunu anladım, o işe üç ay filan devam etsem kesin o.ç taksici olurdum çünkü çok zor, bak çok zor diyorum sahiden zor yani. neyse bir iki gün denedim baktım hem yoruluyorum, hem olmuyor filan tam bırakıcam, bi akşam iş çıkışı perpanın önünden bir adam el etti. bindi arabaya, arabanın içi mis gibi filan böyle ufak bi şok yaşadı, sonra döndü ve aynen şöyle dedi; “ay sen sigara da içirmezsin şimdiiii”. dedim ki senin ben ay diyen ağzını yerim, gel kucağıma gel... yok yok öyle demedim ama tamam dedim bu kesin eşcinso.
    şimdi hem taksici olmadığımı belli etmek, hem de adamla tanışmak için sohbet ediyorum filan, trafik yürümüyor zaten zaman bol. konuş konuş derken tanıştık biz. ama öyle eşcinsel muhabbeti filan açılmadı. herif her akşam aynı yerden binip eve gidiyor. ben de taksici olmadığımı ama iş çıkışı denk gelirsek onu alabileceğimi, zaten o tarafta oturduğumu, buralarda çalıştığımı filan sıkıyorum da sıkıyorum.
    bir zaman ben bu adamla böyle arkadaş oldum, sevgili bulamadığından zorla feminist olmuş ekşi bacılarım benim. gel zaman git zaman iki hafta kadar sonra biz bi pazar günü avm gezmesi yaptık. bu arada adam baya iyi bir şirketin yönetim kadrosunda, annesiyle yaşıyor, sevgilisi yok, ekonomik durumu iyi, pek efemine görünmeyen, devamlı takım elbise filan giyen bi tip. işte o pazar günü bu bana biseksüel olduğunu itiraf etti. yüzümde kocaman bir gülümsemeyle “homofobik değilim rahat ol” dedim. sonra anlattım durumu; bütün sorularımı sordum, merak ettiğim ne varsa elinden geldiğince anlattı sağ olsun.
    bu anlamda her şey tamam ama sadece kafama şu takılıyor; acaba ben gizli eşcinsel olabilir miyim? belki farkında değilim filan diye kavram kargaşaları yaşıyorum. zaten fazla tutamadım bunu söyledim kendisine. ama denemek de istemiyorum yani saçma sapan bi durum.
    derken bi sabah bu beni aradı, buluşalım kahvaltı edelim karşıda gibi bişiler söyledi. adamla baya iyi ahbap olduk filan diyorum ben. gittim aldım bunu ama sabah altı amk altı. daha hava aydınlanmamış kışın kör gözündeyiz yani. ben aldım bu homocuğumu evden. bindik gidiyoz.
    neyse saygıdeğer her boku bilen ama hiçbir boku beğenmeyen yazarcık arkadaşlar, boğaz köprüsünün üstünde hiç alakası yokken durduk yere bu benim vitesi tutan elimi tuttu. amk aldı beni bi gülme, elimi çekmiyorum ama, iki adam elele gidiyoruz arabada. kafamı çevirip yan tarafa bi baktım topkapı tuzla hattının 06:15 seferini sürdürmekte olan halk otobüsünün içindeki üçyüz kişinin silüeti camların buğusunun arkasından bize bakıyor...
    elimi çekmeyeyim diyorum ama gülmek dışında zerre zevk almıyorum amk. çektim elimi. daha köprüyü çıkmadan herif bu sefer bacağımı ellemeye başladı, adamın beni sikesi var amk kesin anladım o an. neyse kırmayayım dedim ama olaylar
    karıştı, “filancacığım yapma bak pek hoşuma gitmedi bu iş benim, ben galiba yapamayacağım” dedim. “ay ben seni hiç anlamıyorum tamirci, sen ne yapmaya çalışıyosun” diye karşılık verince acayip bi ortam oluştu bi anda arabanın içinde. şimdi arkadaş bi kadın ya da normal bi erkekle tartışmak gibi de değil; kadınla belirli saygı çerçevesinde kendi üslubunda istişare edersin, erkekle samimiyetin doğrultusunda gerek yüksek sesle, gerek küfürleşerek tartışırsın. amk karşımda efemine takılan bi gey olunca ben de istemeden efemine oluyorum bak şöye; “canım ne alakası var, sadece yapamayacağım diyorum, bana göre değil” filan diyorum. adam ağlayacak gibi oldu; “inanmıyorum sana ya, kaç haftadır ne güzel vakit geçiriyoruz, ne biçim iş bu” dedikten sonra ağlamaya başladı. yav ağlıyor ağlıyor da, “ya saçmalama olum” diyip elimi omzuna atsam olmayacak, “tatlım tamam üzme kendini” desem dönüp bana sarılcak, bak öyle bir psikoloji ben hayatımda yaşamadım, konuşamıyorum amk kitlendim. dilimin döndüğünce hetero olduğumu filan anlatmaya çalışıyorum ama ortam tam olarak şu; bir arabanın içinde kavga eden iki tane sevgili gey. çünkü tartışamıyorum adamla, istemeden yumuşuyorum, götüm pembeleşiyor, küfür edemiyorum, ne desem kırılıyor, ne desem daha çok ağlıyor.
    neyse anlayışlı ve kocaman yüreğe sahip her şeyin doğrusunu bilen yazarımsılar, arabayı bi kenara çektim inip yanına gidip kapıyı açtım. üzüldüm amk adamı indirdim bi sarılayım teselli edeyim dedim boynumu öptü aq, öptü dediğim emdi emdi, snıf snıf sesler geldi cok colk salya aktı köprücük kemiğime.
    bak günlerce yazdı bana, her seferinde yine bok bok cevaplar verebildim, kırmak gücendirmek istemiyorum, adam beni beğenmiyorsun diyor. ya yok yok erkek beğenmiyorum ben içim almadı, yapamam ben heteroyum filan diyorum. neyseki bir süre sonra azalarak bitti.
    olaydan sonra artık kendi içimde bile bir şüphem kalmadı. homofobik de değilim ama duygusal taraflarından korkuyorum. çünkü sonraki süreçte müzik kursunda böyle bi arkadaşım daha oldu, tabi böyle şeyler yaşanmadı ama o kendi kendine bi gelin güvey olmuş, sonradan o müzik kursundan bi kadınla sevgili oldum ben, arkamızdan o kız aramıza girdi filan demiş.
    kısacası eşcinseller çok renkli insanlar da, bazen acayip saplantı yapıyorlar bence bu duygusal meseleleri. ne desem itici durur artık bundan sonra, kalın sağlıcakla her cinsiyetten her türlü cinsel eğilime sahip dostlarım. sizleri seviyorum.

    ibneler!! dhsjshsjsjs.
  • ne zaman böyle şeyler okusam ya da bana anlatılsa aklıma hep semih gelir,
    "acaba erkek sikebilir miyim lan" diye başlayan yolculuğu çok tuhaf biten semih.

    yazıya başlamadan şunu temenni ederim ki umarım buraları okumuyorsundur semih sdjsh.

    bundan yaklaşık 5-6 sene evvel semih'in içine bir dıbır sikme arzusu güneş gibi doğuyor. ama öyle böyle diil. hem sikmek istiyor, hem de acaba yapabilir miyim lan diye kendi ile çelişiyor.
    ama diyor, olsun denicem. en azindan sikip sikmeyecegimi bilirim.

    neyse..

    semih başlıyor internetten sikecek bir göt aramaya ve nihayetinde buluyor.
    bunlar buluşuyorlar.
    çocuk annesinin çamaşırlarını almış gelmiş.
    galiba semih de bu gazla olsa gerek sikmiş lan çocuğu :((

    benim o bildiğim, elinde tesbih müslüm baba dinleyen semih bir erkeğin dıbırına kaymış acımadan. "korundum ama baba" diyo bi de. babayın sikem semih, erkek sikmişsin korunsan ne olcak?

    neyse..

    dedim ki lan semih, bence sen boyle ibnem gibi, puşt gibi bi şey oldun.
    ama semih hala diyo ki yok bi daha olsa sikmem, yapamam, midem bulandı zaten yapınca, kaçtım hemen diyo. he dedim, bi de sik semih. bi daha sik semih.

    semih sikmem dedi ama bence o günden sonra bi kaç olayı daha oldu. çünkü bundan haz almayan bir erkek, boşalana kadar başka bir erkeği sikemez hacıtlar.

    bir de "acaba ben lez miyim" diyerek bambaşka patika bir yolda seke seke ceylan gibi giden bir arkadaşım daha var ama onu başka bi hikayede anlatacağım.

    bu arada, ben de lisedeyken "acaba kızlardan da hoşlanıyor muyum" diyerek bi kız arkadaşımla öpüşmüştüm. hoşlanmıyormuşum.

    bu bağlamda gay veya biseksüel olsan da söyle bana semih, sana olan sevgim bi gram azalmaz şeftali götlü yiğidim.
  • hahah iki dakika hornet’e üye olup “arayış ne?” diye vıyaklayan mallarla muhatap ol da göreyim ben senin önermeni.
  • sonuna kadar haklı bulduğum ibretlik tespit.

    bir süredir devam ettiğim kursta çalışan eşcinsel arkadaşa sevgilisi hediye olarak iphone 8 plus almıştı. arkadaş da bize hava atıyor, kendince seviniyordu.

    sınıfta patavatsızlığı ve sevimsizliğiyle bilinen bir diğer kız arkadaş da “yha plus bence bayanlar için çook büyük nazik durmuyo ama erkeklere iyi tabii” deyiverdi.

    üstüne eşcinsel kardeşimiz ne 185 boyuna ne de kirli sakallarına aldırmadan, çok gücenmiş bir sesle “aşk olsun ben de bi bayanım yaniiii sonuçtaa” diyerek ortamı terk etti ve bir daha da bizim sınıfla konuşmadı.

    ben de eşcinsel bireyin kırılgan ruh haline mi yoksa patavatsızlıkta çığır açan mal arkadaşa mı gülsem bilemedim.

    yani var arkadaşlar, insanların kendilerini eksik hissettiği her konuda aşırı bir duygusallık var.