şükela:  tümü | bugün soru sor
  • eşcinsellik hep vardı ancak toplum nedeniyle bastırılmış duygular ifade edilmiyordu ya da medya aktif olmadığı için biz bilmiyorduk. şimdi hem medya ile hem de çevre baskısının daha az hissedildiği bir dönemde daha sıkça görüyoruz o kadar.
  • bana göre besinlerdir. etrafımdaki kısır kadınların ve cinsel açıdan problemli erkeklerin her geçen gün biraz daha artmasından bu kanıya varıyorum.
    ha bir de şeker hastalarında artış var ama o başka konu.
  • "heteroluk bazen sıkıcı geliyor. renklendirmek lazım hayatı"

    diyor olabilirler.
  • umutların yavaş yavaş tükenmesidir.
  • eşcinsel olmayanları germiştir nedense.

    bu ülkede insanların başkalarının hayatları üzerine laf söyleme cesaretini şaşkınlıkla izliyorum. bana ne diyemiyoruz resmen yahu. 'bana ne' de geç. hakikaten sana ne?

    yayılma falan da yok ayrıca, her zaman benzer oranlarda eşcinsel birey vardır, olacaktır. eskiden sosyal medya yoktu, toplum baskısı altında kimse kendini açıklayamıyordu. açıklayanlar da uzaylı muamelesi görüyordu.

    dünya ilerleyecek, homofobi olması gereken çöplüğü boylayacak, insanlar özgürleşecek.
  • çok çok zevkli olması ve pembe-ılık-sıcak saatler yaşatması.
  • hızla yayılmıyor, hızla öğreniyorsunuz.

    artık bireyler tercihlerini açıklama konusunda daha rahatlar.
    istedikleri gibi yaşamaları gerektiğinin ve bunu gizlice yapmaları için bir sebep olmadığının farkındalar.
  • ‘ayol hastalık mı ki bu yayılsın’ dedirten ekşi başlığı.
  • geçenlerde eşcinsellikle ilgili psikolojik bir çıkarım dinledim ki bence oldukça doğru bir çıkarımdı. birebir aktaramayacağım ancak özet olarak; -bireyler çocukken anne ya da babalarından gerekli şefkati görmezlerse, travmatik bir şey yaşarlarsa vs. o cinsten soğuyorlar ve cinsel eğilimleri de buna göre şekillenebiliyor.-

    günümüzde birçok evliliğin yolunda olmadığı, birçok insanın psikolojik sorunları olduğu da aşikar. son yıllarda antidepresan ilaç kullanımında rekor üstüne rekor kırılıyor zira. hal böyle olunca çocukların da sağlıklı bir aile ortamında büyümesi pek mümkün olmuyor.çarşı pazar karışıyor sonra. gözlemlerim de bu varsayımı doğruluyor... giderek bozulan aile kurumu artan eşcinselliğin nedeni olabilir. eşcinsellik artıyor mu yoksa bireyler kendilerini ifade etme konusunda daha mı cesurlaşıyor bu tartışılır.

    ayrıca eşcinselliğin baya baya psikolojik bir rahatsızlık olduğunu düşünmekteyim. he insanlar bununla mutluysa mutludur. insanların cinsel yönelimleri pek de umrumda değil açıkçası. gerçi herkesin biseksüel olarak doğduğu ve toplum normları gereği yetiştirilerek belirli bir cinsel tercihe yöneltildiğimizle ilgili bir teori de mevcut ancak bu durum da cinsel yönelimlerin yine psikoloji üstüne kurulduğu savımı doğruluyor.

    neyse ya, öyle işte. kimle istiyorsa onunla sevişsin insanlar. sevişmek iyidir. ülkemizi cehenneme çevirenler istediğiyle sevişenler değil, sevişmek isteyip de bir türlü bu imkanı bulamayanlar. bu yüzden eşcinsellerden ziyade bu kesime odaklanmakta fayda var. sosyal hayatın anasına siken bunlar çünkü.

    ---------

    ekleme; püfff, yormayın abi. mesaj atmadan önce yazdıklarımı bir kere daha okuyup, iyice düşünüp öyle mesaj atın. şu yazdıklarımdan duyar kasacak şeyler anlamış olmanıza inanamıyorum, "amaaan kim kimle isterse onunla sevişsin" dediğim halde sanki bu yönelime sövmüşüm gibi mesajlar atmayın. uzun yazı okunmuyor diye kısa keseyim dedim bu sefer de lafı tersinden anladınız. alın okuyun o zaman, mesajlara toplu cevap olarak;

    1- geçenlerde dinledim dediğim konuşma budur hocamız bilal'e anlatır gibi tane tane anlatıyor. 10 dakikanızı ayırıp dinleyin tepki gösterek kadar takıksanız bu konuya.

    2- ailevi sorunların tek neden olduğunu söylemedim. "şekillenebiliyor" derken bunun nedenlerden biri olabileceği anlamında söyledim. bire bir tanık olduğum olaylarda karşı cinsle yaşadığı ilişkilerde beklentisi karşıyanmayan insanların sonradan eşcinselliğe yöneldiğine tanık oldum. aynı şeyi yaşamış insanlar "evet haklısın bana da bir tarihte şöyle böyle olmuştu vs. vs." diyerek mesaj attı. yani demek istediğim şu; bireyler ilişkilerinde umduğunu bulamadığında havlu atıp o cinsten uzaklaşabiliyor ve bu "bazen" temelli bir uzaklaşma olmuyor. bir süre sonra karşısına doğru insan çıktığında ya da başka bir olay yaşadıklarında fikirlerini değiştirip tekrar karşı cinse ilgi duymaya başlayabiliyorlar ki bu kadınlarda daha yaygın oluyor. eşcinsellikden bahsederken sadece gayleri hesaba katmayın.

    3- "rahatsızlık" kelimesi kulakta olumsuz çınlıyor, farkındayım. ancak "rahatsızlık" derken kesinlikle tedavi edilmesi gereken inanılmaz kötü bir hastalık olduğu anlamında söyledim. yukarıda bahsettiğim gibi kişinin gelgitleri olabiliyor ve bu durumdan tamamen mutlu oldukları söylenemez. bu yüzden bunun bir rahatsızlık olduğunu savundum. örneğin; ben sigara içiyorum, hem de emzik gibi malesef. sigarama karışana da kızarım. ancak sigaranın sonuçları beni bazen rahatsız ediyor mu? evet. daha sağlıklı yaşamak için bundan kurtulmalı mıyım? evet. peki sigara içmek "rahatsızlık" mı? evet. ancak an itibari ile sigara içmem kendim dışında kimseyi ilgilendirmez. an itibari ile masada çayın yanında sigara içiyorsam ve bundan mutluysam kime ne? şimdi ben bundan mutluyum diye bunun bir rahatsızlık olmadığını söyleyebilir miyim?

    hah işte tam olarak memnun olmadığı halde eşcinselliği tercih etmiş insaların da bazı durumlarda tedaviye ihtiyaç duyacaklarını unutmayın. bu onları görmezden geldiğiniz anlamına gelir. kaş yaparken göz çıkartmayın. "ama sağlık örgütü açıklamış sen hasta değilsin kanka. aynan devam et" demek işin kolayına kaçmak ve o çok sevdiğiniz minnoş eşcinsel arkadaşınızın "olası" sorununu (şimdi sorun kelimesine de takılmayın. olası dedim bak tırnak içine aldım. yani şair burada belki de sorun değildir demeye çalışıyor) görmezden gelmektir.

    4- bugün kimse bana eşcinsellerin, eşcinsel olmadıkları bir hayatta "kesinlikle" daha mutsuz olacakları varsayımında bulunamaz. belki daha mutlu olacaklardı belki daha mutsuz. heterolar ilişkilerden çok mu memnun çok mu mutlu? nedir derdiniz, nedir bu duyarınız, nedir bu yerli yersiz savunmalarınız anlamıyorum. kaldı kı savunulması gereken bir şey de söylemedim. kaldı ki ortada övülmesi ya da yerilmesi gereken bir olgu da yok. ortada insaların tercihleri var ve bunlara sadece saygı duyabiliriz.

    5- birsürü vaktim gitti şu yazdığım şey yüzünden ve işin kötüsü eleştirenlerin büyük bir kısmı da sonuna kadar okumayacak. insanı zorla "bkz yazarı" yaparsınız. düşünmek ve anlamaya çalışmak bu kadar mı zor?

    -----

    ekleme 2; al işte karşıma çıkan videoya bak gaga bulut nasıl ibne olduğunu anlatıyor (video başlığı ve sunucuların tavrı hoş değil ancak konumuz bu değil) bu konudaki fikirlerimi çatır çatır doğrulayan kanlı canlı anlatım resmen.
  • 1974 yılından gelen entry. eşcinselliğin hastalık olmadığı 1974'te amerikan psikiyatri derneği tarafından açıklanmıştır.
    kaynak