şükela:  tümü | bugün
  • başkanı necmi kadıoğlu'dur.
  • kendimi bildim bileli kapımızın önündeki, her pazar günlerini zehir eden semt pazarını bir türlü kaldırmayan belediye. kardeşim etrafta gırla boş arazi var, park mark yapacağına git buraya sabit halk pazarı yap, kapalı pazar yap, kaldır şu amk rezilliğini kapımın önündeki caddeden. adamların bahçemize işemediği mi, çadır iplerini bağlaya bağlaya bahçe duvarlarını kırmadığı mı, vergisi bizzat bizden alınan kaldırımları sökmediği mi, sabah sabah "alalalalalala 1 lira" diye kafasikmediği mi, arabalarımızı kapımızın önünden kaldırtmadıkları - kaldırmazsak tehdit etmedikleri mi, pazardan geçen kadınlara laf atmadıkları mı ne pislik ararsan bu amk kırolarında. hem temizlik, hem gürültü, hem görüntü açısından çevreye verdikleri kirliliği anlatabilmem için kelimeler kifayetsiz. o değil ev yansa bu siktiklerim yüzünden itfaiye gelemeyecek...

    edit: 2 yıl geçmiş ama değişen hiç bir şey yok.
  • son zamanlarda bu belediyeye bağlı güzelyurt mahallesinin çivisi çıktı.
    bazı yollar var yolun kendisi zaten baştan sona kasis. bir de aralara ekstradan kasis yapıyorlar.
    deli olmamak elde değil.
    geçen yıl başbakanın geçeceği yolu temizlediler çizgilerini çizdiler çiçeklendirdiler.
    adam da ne "güzel bir semt burası" dedi büyük ihtimalle. ardından inşaat projelerinin hafriyatçıları yine darmadağan etti yolu.
    şimdi bekliyoruz sabırla yüce şahsiyet gelsin de tekrar miting yapsın diye.
  • e-5'in tam kenarına imar veren belediye. hiç yetmeyen, hep genişletilmesi gereken yolların genişleyememesinin sebeplerinden biri. her geçtiğimde sövüyordum, artık sövmek bile gelmiyor içimden. bu nasıl bir hırstır, nasıl uyuyorsunuz lan!
    (bkz: esenyurt'ta 11 işçinin yanması)
  • vatan gazetesi yazarı ercan inan'ın bugünkü yazısına bakılırsa yediği nanelerden biri görülebilir. (yazar, söz konusu yazısının belgelere dayandığını belirtmiş.)

    2009 yılında hazine kamu yararına tesisler inşa edilmesi için 33 bin m2 araziyi esenyurt belediyesi'ne bırakmış. belediye önce ilgili araziyi kendi adına tapuya tescil ettirmiş, sonra ise kat karşılığı ihaleye çıkmış. hazine bunu öğrenince arazinin amacına uygun kullanılmaması dolayısıyla belediyeye dava açmış. mahkeme imar uygulamasını iptal etmiş ve araziye istanbul defterdarlığı tarafından tedbir konmuş. bu arada ihaleyi alan firma inşaata başlamış bile çoktan. olaylar neticesinde esenyurt belediyesi maliye bakanlığı'na sulh teklif etmiş. ancak bunun için de bakanlar kurulu kararı gerekiyormuş ve ilgili karar bakanlar kurulu'ndan çıkmış.

    muhalefet partilerinin belediyelerine en ufak şeyde saldıran, soruşturmalar açan bu hükümet, söz konusu belediye kendisinin olunca belediyeyi kurtarmak için bakanlar kurulu kararını çıkartıveriyor. sağlık tesis alanı, devlet hastanesi alanı ve rehabilitasyon merkezi alanı olması gereken alan konut projesi olarak rant alanına dönüşüyor.

    sonra bu adamlar dindarım diye geçiniyor. partileri adında ''adalet'' kelimesini barındırabiliyor.
  • ...
  • 2 sene kadar ikamet ettim esenyurt'ta. yemekten başka bir iş yapmayan belediye başkanı var ki yanlış bilmiyorsam kendisi rte'nin sınıf arkadaşıymış zamanında. yandaşlarına verdiği arsalar o kadar göze batmış olacak ki aynı partiden olmalarına rağmen büyükşehir belediyesi bile artık dayanamayıp dur demiştir.

    http://emlak.kanald.com.tr/…_imar_planla/34945.aspx
  • ne is yaptığını merak ettigim belediye. umarım millet biraz kafayı çalıştırır da bu secimde yol verir.
  • istanbul'da, semt pazarlarını kaldırıp yerine sabit pazar yeri inşa etmekten bile aciz bir belediye; hem de geçen dönemin seçim vaatlerinden biri olmasına rağmen. sırf bu pazar mevzusundan dolayı bir önceki dönem mevcut yönetime oy vermiş fakat şimdilerde kendilerine adeta bilenmiş ve sırf inat olsun diye rakip partiye oy verecek en az 15 hane biliyorum, bir bakıma kafadan 50 oy rakip partiye transfer. göz boyamalık aptal köprü üzerindeki demir yığınına yeni para ile kaç milyon lira harcama yapmaktan çekinmez, sırf varoş halkı müptelası diye 2013 yılında hala semt pazarı kurdurur, ama nedense pazar pazarı yıllardır kapımın önünden kalkmaz. bir pazar günümüz var onu da jeneratör sesisyle, kapımdaki "pazarcı" diye adlandırılan ayı oğlu ayı gavatın "ablaa alalalalalala 1 lira" diye avazı çıktığı kadar anırmasıyla daha 9 olmadan uykudan uyanıyoruz. bu aptal pazarın bana olan zararları hakkında daha bir ton madde sayabilirim; ulan adamlar araba çektirmiyorlar kapımın önüne daha ötesi mi var, çekersek tehdit ediyorlar, bahçemin duvarına ip bağlıyorlar o ipi çözersek üzerimize yürüyorlar, çekip vuralım mı ne yapalım bu adamları? sanırım bir sonraki dönem bu pazar yine kalkmazsa 3 kamyon sebzeyi belediye önüne döktürmek lazım, ancak böyle anlarlar.