şükela:  tümü | bugün
  • cannes’da un certain regard (belirli bir bakış) kategorisinde dikkatleri üzerine çeken mısırlı yönetmen muhammed diab’ın ''çatışma'' adlı filmi.aynı zamanda mısır’ın oscar adayı.

    2013 yazında kahire’de yaşanan mısır askeri darbesi sırasında meydana gelen şiddeti beyaz perdeye taşıyan film bizi polis minibüsü içinde kilitlenmiş farklı siyasi ve dini alt yapılardan gelen erkek, kadın ve çocukların boğucu seyahatine götürüyor.

    tamamı tek kapalı mekan polis aracının içinde çekilen film , bu film tarzını sevenlerin kaçırmaması gereken türden.

    filmde rol alan tüm ekip, yönetmenin kendilerinden istediği performansı kusursuz bir şekilde sergilemiş. üstelik zorlu çekim mekanları, son derece sıkışık alan ve birkaç haftadan oluşan süreye rağmen (26 gün).

    aynı şartlar görüntü yönetmeni ahmed gabr için de geçerli. bir minibüsün içinde oyuncularla tek başına zorlu bir sinematik deneyim ortaya koymuş.

    sarsıcı atmosferine rağmen, mohamed diab çatışma'yı (clash) insanlık ve birlikte yaşam konulu bir film olarak tanımlıyor.

    şu anlık imdb puanı iddialı: 8.4
  • 2013 mısır askeri darbesini tarafsız gözle bir tutuklama aracının içinden anlatan etkileyici film. filmin en büyük avantajı yakaladığı tarafsız duruşu. her kötülüğün içinde iyilik her iyiliğin içinde bir kötülük vardır felsefesinin sanata aktarılmış hali. ülkemizde ne yazık ki tarihi filmler aynı tarafsızlıkla aktarılamıyor. askerin tamamı kötüdür veya ihvan'ın tamamı öcüdür demiyorsun filmin sonunda.filmekimi sayesinde izledim filmi aksiyon sahneleri bayağı başarılı çekilmiş. film ile ilgili spoiler yazmayacağım ama şunu söylemeden geçmeyeyim filmi bitirince bir kez daha anladım ki insanlığın en büyük düşmanı insanlardır. bunu unutmayalım, iyi dersler arkadaşlar. *
  • kizgin kalabaligi ve catismalarda dogru taraf olmadigini en iyi anlatan filmlerden biridir. filmin verdigi depresif, ic daraltan hava gercekleri yansitmasi acisindan oldukca gerekliydi ve bunu bu film cok iyi basarmis. cekimlerin basarililigi ayri bir konu, bence anlatmak istedigini de cok iyi anlatan bir film.

    ozellikle bizim gibi ortadogu etkisi altindaki ulkelerde neler yasandigini, nelerin neye donusebilecegini gostermesi acisindan da etkili bir film.

    filmden sonra yonetmene getirilen elestrilerden biri, olaylar sirasinda kadinlarin yasadiklarinin bu filmde anlatilandan cok daha vahim ve uzucu olduguydu, ancak yonetmeni bu konuyu 'benim bakis acim boyleydi' diyerek gecistirdi. ancak bu diyalog da gosteriyor ki, husnu mubarek'in devrilmesi sirasinda herkes bir araya gelip ayaklanmisti ancak devrim sonrasi musluman kardesler, asker, polis, ihvan tum bu karmasanin ortasinda o kadar cok vahsi sey yasandi ki, bizim hiiiic haberimiz yok tum bunlardan. yonetmenin de soyledigi gibi "belki 100 sene sonra bugunlere bakip o gunlerin yasanmasi lazimdi diyecegiz, ancak bugunden gelecege baktigimizda misir'in gelecegi guzel bir yere gidecekmis gibi gozukmuyor."

    tum bu dusunceleri bu film muthis bir basariyla anlatiyor. helal olsun yapimcisina da yonetmenine de senaristine de. bu tarz riskli ve politika iceren filmleri cekmek kolay olmasa gerek.