şükela:  tümü | bugün
  • başlığı açan arkadaşı bencillik ve sorumluluk almak istememekle suçlayanlar doluşmuş. adam çocuğa iyi bir hayat yaşatacak bütçem yok eşim de çalışmıyor demiş ki bu durumda adamın çocuğun ve ailesinin geleceğini düşünmesi kadar normal bir şey yok. yarın öbür gün işsiz kalıp çocuğu aç kalınca cinnet geçirip kendini yaksa daha mı iyi. sonra da bakamayacaksan çocuk yapmasaydınız diyeceksiniz.

    ayrıca “çocuk yapmayacaksak beni oyalama” lafını kurabilen birisiyle evlenmiş olmak bile inanılmaz üzücü. eşin sensiz bir hayatın yol haritasını bile çizmiş gibi gözüküyor. bir kere vazgeçen ileride çocuk olunca sen bize güzel bir hayat yaşatamıyorsun diye vazgeçebilir bu ihtimali de unutma.

    baştan açık açık çocuk istenmediği belirtilip karşılıklı anlaşıldıktan sonra çocuk istiyorum ben diye rest çekilmesi de ayrı bir tutarsızlık. ama hormonlar, insan düşünceleri değişebilir diyerek bir nebze hoş görülebilir belki. hangi kararı verirsen ver zorlu bir süreç seni bekliyor.
  • 1 yıl sonra gelen edit: en sonunda geçen hafta boşandık arkadaşlar. şimdi daha rahatım. kavga yok aramızda. hatta adliyeden çıkıp kedi beslemeye falan gittik birlikte. en büyük problem aynı evde yaşamak zorunda kalmak ve istemediğin şeyleri yapmak zorunda olmanın verdiği sıkıntılarmış. ikimiz de rahatız, daha mutluyuz şimdi.

    üst edit: arkadaşlar çok teşekkür ederim hepinize, beklemediğim kadar çok cevap yazan, mesaj atan olmuş. evlenince çok arkadaşınız kalmadığı için derdinizi anlatacak, anlatsanız sizi anlayacak, özel hayatınızı açabileceğiniz pek insan olmuyor etrafınızda. yazdıklarınızı yazacaklarınızı tek tek, derinlemesine okuyup, notlar alıp bir iki gün içinde eşimle konuşup karar verip yine burada paylaşacağım sizlerle. çok duygulandırdınız beni, çok teşekkür ederim tekrar hepinize.

    sevgili sözlük belki biraz kişisel olacak ama vereceğiniz tavsiyelerle benimle aynı durumda olan erkekler için de yol gösterici bir kılavuz olabileceğinden başlığını açmak istedim.

    30 yaşını geçmiş evli bir erkek olarak önerilerinize ihtiyacım var.

    ön not: eşimle 4 yıl önce severek evlendik. evlendiğimizde çocuk istemediğimi söylemiştim o da istemediğini belirtmişti.

    gel zaman git zaman, eşim hormonlarının da etkisiyle çocuk istemeye başladı. etrafında anneleri gördükçe bu isteği daha da arttı ve bana çocuk yapmak için baskı kurmaya başladı. bir süre bu isteği geçer diye bekledim, artık karar vermemi istiyor. şimdi ne yapacağımı bilemiyorum. eşimle iyi kötü bir evliliğimiz var, eşimi seviyorum, kafalarımız da az çok uyuşuyordu taa ki çocuk istemeye başlayana kadar.

    çocuk istemeye başlayınca hayattan beklentileri iyice azaldı eşimin. yaptığımız her şey boş gelmeye başladı sanki hayatın tek amacı çocuk yapmakmış gibi, diğer faaliyetlerden zevk almamaya ve isteksiz davranmaya başladı. yine de sevdiğimiz sevmediğimiz şeyler benzer sayılır. tipik türk kızı gibi değildir, sosyal medya bağımlısı değil, alışveriş meraklısı değil, gösteriş yapmayı sevmez, egosu yüksek değildir, alçakgönüllüdür, sakinliği sever, oturup dizi izlemeyi değil sanatla ilgilenmeyi sever, ailesine çok bağlı ve bağımlı değildir, kendisi de ailesi de iyi insanlardır vs vs. bir kadında isteyebileceğim, türkiye'de diğer kadınlarda pek bulamayacağım özelliklere sahip. bunu niye söylüyorum çünkü çocuk istemediğim için "çocuk yapmayacaksak beni oyalama, ayrılalım" demeye başladı. belki aşırı gelecek ama bir süre daha kendisini oyalayıp ileride çocuk istemiyorum dersem sinirinden beni öldüreceğini bile söylüyor.

    benim de karar vermem lazım artık. yumurta kapıya dayandı. ne yapmam gerekiyor bilemiyorum şimdi. birincisi çocuk yapmayı bu ülke şartlarında doğru bulmuyorum. ülke gittikçe kötüleşiyor. cahillik gittikçe artıyor. özellikle yeni neslin zevkleri, ilgileri çöplük haline gelmiş durumda. mecburen onlarla arkadaşlık edecek, uymazsa sıkıntılar yaşayacak. çocuğa iyi bir eğitim sağlayalım desek, öyle bir bütçem de yok. eşim çalışmıyor. haydi parayı halledip, iyi bir eğitim aldırmaya çalışsak, çocuk özel okullarda iyi eğitim adı altında manyağa çevrilecek hem de asgari ücretle çalışmaya çalışan öğretmenler tarafından. türkiye'de iyi eğitimi bilen hem öğretmen, hem özel okul da yok. devlet okuluna da vermem, ne idiği belirsiz eğitimsiz çocuklar ve ebeveynler arasında yitip gidecek bizler gibi. haydi eğitimi sorunsuz bitti, sonrasında iş bulamayacak, bulsa köle gibi çalışacak, eğitimsiz kültürsüz godomanların elinin altında sömürülecek ya da sevdiği işi yapamayacak, kendi işini kursa bu ülkede sahtekar, dolandırıcı olmadan zorluk çekecek, tutunamayacak vs vs.

    açıkçası ben de bütün emeğimi, kazancımı, hayatımı kendim bu hayatı yaşayamadan bir çocuk için onu yetiştireyim diye harcamak istemiyorum. harcasam da bu ülkede buna değmeyeceğini biliyorum. ayrıca savruk, plansız bir insanım, bir türlü düzene gelemiyorum, insan seven bir yapım da yok, doğayı ve hayvanları seviyorum ama insanları sevemiyorum, insanın yavrusu bile bana itici geliyor, sürekli bağıran çağıran bir şeyler isteyen bencil benmerkezci bir canlı kendi yavrum da olsa itici gelecek muhtemelen. haydi onu geçtim sessizliği sakinliği seven biri olarak evde sürekli ses ve gürültü olması bir süre sonra bıktıracak. ayrıca eşim de böyle biri olduğu için onun da anne olduğunda canavara dönüşen kadınlara döneceğinden şüpheliyim. sürekli gergin biri olacak, zamanının hepsini çocuğa ayıracak, çocuğu bahane edip hayattan bütün bağını koparacak, belki onun kadar çocukla ilgilenmiyorum diye kavgalar çıkaracak, hayatımızda çocuk dışında hiçbir şey kalmayacak diğer çocuklu aileler gibi. atıyorum en basitinden bu gece sabaha kadar uykusuz kalıp oscar törenini izleyeceğiz, çocuk olunca birlikte bu basit aktiviteyi bile yapamayacak hale geleceğiz. çocuk olunca bu fikirlerim değişir mi, bunlar bir psikopat gibi hoşuma gider mi, sonradan çocuk fikrine ve çocuk için yaşamaya sıcak bakar mıyım emin değilim, bu da büyük bir risk. hem aile hem çocuk için. şimdi 2 yol var önümde:

    1. çocuk yapmamak için eşimden ayrılsam,

    a) başka biriyle birlikte olmak istesem, bu devirde aradığım özelliklerde iyi bir eş bulmak zor, haydi buldun çocuk istemeyenini bulmak zor. yaş 35 olmuş bu saatten sonra biriyle anlaşmak, egosundan, alışkanlıklarından ve yaşanmışlıklarından arınıp/arındırıp kaynaşmak, ideal yuva kurmak da zor.

    b) bekar kalmak istesem, bu toplumda o da beklentilerini karşılayamıyor ve yalnızlık sonu. ömür boyu yalnız, istenmeyen bir adam olacaksın.

    2. çocuk yapmaya ikna olup eşimle devam etsem, çocukla hayatım zindana dönüşecek. kendimi hiç istemediğim bir hayatın ortasında bulacağım. baba olmaya alışır mıyım bilmiyorum ama denemek herkes açısından bir risk. tersi durumda özellikle çocuk açısından büyük kötülük olur.

    büyük bir çaresizlik içinde kaldım. eşim beni oyalama karar ver diyor. onun da geç kalmasını istemiyorum, çocuk istiyorsa yaşı geçmeden yuva kurup çocuk yapsın istiyorum, zaten bu şekilde ilişkimiz de normal ilerlemeyecek artık ama sevdiğim insanı da kaybetmek istemiyorum.

    bu çıkamazdan nasıl çıkacağımı, hangisi kolay hangisi zor kestiremiyorum. belki sizler yol gösterirsiniz.
  • ilk çıcığı kıcığını ılıncı fln yazmışlar olm salak mısınız adam bu işten nasıl yırtarım diyor. nasıl?

    biri de çocuk yapmayacaksan niye evlendin yazmış ikinci bir gerizekalı.

    elizabetcinin biri de demiş ki bir erkeğin duyacağı en güzel şey bir kadının ondan çocuk istemesi.

    başka biri çocuk istemeyen bencildir demiş de be o klavyeye dokunan elinin ayarını siktiğim, eksiklerini gideremeyeceği bir dünyaya sadece kucağına çocuk almak istiyor diye çocuk yapmak bencillik değil mi?

    kardeş takma kafana yenge seni seviyorsa hiç bişey olmaz çözülür gider.
  • paranız yoksa çocuk yapmayın kimse sizinle sefil olmak zorunda değil.
  • yazar arkadas adeta icimden gecenleri eksiksiz yazmis. oyle hak veriyorum, oyle hak veriyorum ki..tek farkimiz cinsiyetimiz.
    evlenmeden evvel konusup uzun vadede ebeveyn olmak istenmedigi konusunda karara varilmis. evlenmek uzere olan biri olarak ben de uzun uzadiya bu konulari konustum. kar zarar hesaplari vs yapildi. ozellikle yazarin da dedigi gibi kendi hayatini yasayamadan bir cocuk icin 20 seneyi (en az) gozden cikarmak kim ne derse desin tek seferlik hayatta buyuk budalalik. gelgelelim beni en cok urkuten sey hormonlar. onlar oyle seyler ki akli basinda ne istedigini bilen hemcinslerimi bile iste tam da yazarin bahsettigi gibi aptala cevirebilir kuvvette. ben de bunu ongorup korkuyorum. ya hormonlar beni ele gecirip aldigim kararlari sorgulatirsa diye. bu yasanmadan bilinemeyecek sey.
    yazar tum endiselerinde ve olasi senaryolarinda hakli. merak ettigim ve hatta beni sinirlendiren sey ise kadinin calismiyor olusu. ne kadar akli basinda olursan ol evde oturan kadin tehlikedir. hem maddi hem manevi tehdittir. tabii ki bu kadina hayat bos gelecek, anlamsiz gelecek. uretmeyen asalak gibi yasayan her kadin bari dogurayim kafasina girer. yazara tavsiyem son bir care olarak esine is guc bulmasi. ama evde curumeye alismis bir kadin hele hormonlarinin ve cevrenin etkisiyle banane ben de bebek istiyorum kafasina girmis bi kadin kolay kolay calismak istemez. isin zor aslanim. bosanmaktan da bu kadar korkma. yalnizlik dunyada insanin basina gelecek en kotu sey degil. hele hele diger secenek teslim olup cizdigin senaryonun icinde kaybolmaksa.
    bencilsin, ergensin, adam olamamissin yazan ucubelere soylenecek laf yok. bu insanlarin beyni uremek istemeyen bir bireyi anlamaya yetecek kapasitede degil. boyle tiplerden empati beklemek bos. evet kardesim senin 5 yasindaki ecesu'yun bizce de dunyanin en guzel seyi..
  • tam yakın çevremden bir arkadaşımın da ihtiyacı olan tavsiyelerdir.

    neredeyse kelimesi kelimesine başlığı açan yazar ile aynı cümleleri kuruyor. sanki bir an onun yazdığı bir şeyi okuyor gibi oldum.
  • size bu başlık altında ''martaval okumayı kes abi.'' ''böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum zırvasını bi kenara bırak.'' diyenler olacaktır muhakkak.
    ama ben size hak veriyorum. endişelerinizi, kaygılarınızı anlıyorum. anlamaya çalışıyorum.
    bir kadın olarak bana bile, çocukları tatlı bulduğum, sevdiğim halde çocuk sahibi olmak çok korkutucu geliyor. maddi yahut manevi açıdan. daha sayamayacağım, saymak istemeyeceğim birçok etken var üstelik.

    ve siz insanları sevmediğinizi söylüyorsunuz. insan yavrusu da dahil.
    bir gün fikrinizin değişme ihtimali olsa bile bu riske atılabilecek bir şey değil.
    bir insanın hayatından söz ediyoruz. kendinizden emin olmadan böyle bir şeye girişmeyeceğinizi düşünüyorum.

    yani sırf eşiniz istediği için bir çocuk sahibi olursanız eğer; önce çocuğunuza, sonra kendinize ve eşinize çok büyük bir haksızlık edeceksiniz.

    öte yandan eşiniz de haklı. daha önce istemiyor olması hiç istemeyeceği anlamına gelmiyordu muhakkak. tam tersi, şöyle düşünün. o hala çocuk sahibi olmak istemiyor ama siz istiyor da olabilirdiniz. biraz kendinizi onun yerine koyarak düşünmeye çalışın. çocuk sahibi olmak istememek için bir sürü neden varken, belki çocuk sahibi olmak için de bir sürü neden vardır. tek bir 'haklı' yok bu konuda ne yazık ki.
    iki tarafında kolayca isteğinden feragat edebileceği bir şey de değil bu. çok hassas bir durum.

    ayrılık konusuna gelince, bu kararı almak için biraz erken görünüyor sanki. anlattıklarınıza dayanarak söylüyorum, bence siz bunu karşılıklı konuşarak çözebilecek kadar iyi bir çifte benziyorsunuz...
    hiçbir şekilde bir orta yol bulunamıyorsa da, maalesef sizin için en mantıklı yol ayrılık gibi görünüyor.

    çocuk sahibi olsanız, içten içe belki eşinizi, çocuğunuzu suçlayacaksınız.
    çocuk fikrinden vazgeçseniz, anne olma hakkını elinden aldığınız için eşiniz sizi suçlayacak.
    iki ucu boklu değnek. bununla bir ömür nasıl baş edilir bilemiyorum.
    yerinizde olmak hiç istemezdim. dilerim, makul bir yol bulursunuz.
  • eğer ki eşinize olan sevginiz bitmiş veya azalıyorsa çocuk yapmayın. aksi taktirde , durumunuz enkaz altında büyümüş bir bireyi topluma kazandırmaktan başka bir işe yaramaz.

    sadece erkek için değil kadın içinde bir tavsiyedir.
  • burada kadın haklı diyenler nasıl kafalardalar? yazarın anlattığına göre evlenmeden önce bu konu konuşulmuş, iki tarafında çocuk istemediği konusunda mutabık kalınmış. fikrini değiştirebilir insanlar doğaldır ancak siz fikrinizi değiştirdiniz diye karşınızdakini zorlayamazsınız. bu zamanda ve bu türkiye'de imkanları çok iyi değilse yazarın çocuk istememesi çok doğru bir şey zaten. yeterli imkanı sağlayamayacaksan çocuk yapmayacaksın, bu kadar basit.
  • yazar çok mantıklı konuşuyor, ben olsam yol verirdim, hayat çocuksuz daha güzel; okuludur, iş bulmasıdır vs. nereden baksan en az 20 yıl çocuğa çalışılacak.