şükela:  tümü | bugün
  • ahmet şerif izgörenin bilinçaltı reklamcılığın ve propagandanın kirli çamaşırlarını ortaya serme niyetiyle yazdığı görsel yanı zengin rafları süsleyen kitabı...
    http://www.elmayayinevi.com/…=viewprod&productid=97
  • okuduktan sonra kendinizi kukla gibi hissetmenizi sağlayan kitap.
  • piyasada 28 ytl. olmasına rağmen ankara kitap fuarında pazarlıkla 15ytl'ye aldığım kitap. artık her reklam afişine farklı gözle bakıyorum, okunası bişiy.
  • subliminal advertising alanında, kozmetik, içki, otomobil vb. gibi şirketlerin dergilerde, sinemalarda, televizyonlarda çıkan reklamlarında bilinçaltımızı ne tür görsel oyunlarla etkilemeye çalıştıklarını açıklayan, büyük bir uyanış yaratan kitap.
  • kuşe kağıda baskılı, güzel tasarımlı, dizgili, eğlenceli ama birazcık tuzlu kitap. arkadaş buluşmalarından yarım saat önce dost kitabevine gidip 3-4 kerede bitirmiştim param da cebimde kalmıştı. kusura bakmasın ahmet ağabey. başka bir kitabını satın almıştım ama ona saysın.
  • reklamcılıkta sıkça kullanılan ve bilinçaltınıza marka imgelerini yerleştirip sizi bir nevi ürünlerini tüketmeye proglamlayan işaretlerin ciddi ve başarılı bir şekilde anlatıldığı ufkunuzu açacak süper bir yapıt olmuş. ilk olarak kitapta bahsi geçen bazı reklamlardaki işaretleri ne kadar baksam da göremedim bunu kabul ediyorum. geri kalanlarda ise vay, oha, yuh şeklinde hayretler içerisinde inceledim. bu tip bir çalışma sanırım türkiye'de ilk kez bu detayda yapılmış. bir diğer nokta da reklamların markaları alkışlanası ve saygı duyulası bir cesaretle sansürlenmeden yayınlanmış. bu durum yazar ve yayınevi için maddi sorunlara yol açabilecek olsa da izgören'in doğru olduğuna inanarak yaptığını anlattığı kısım da gerçekten övgüyü hak ediyor.

    fiyatı en başta yüksek gelebilir, bunun nedeni birinci sınıf kağıda renkli olarak reklamları basıp görüntüleri en iyi şekilde aktarmaya çalışmış olmanın maliyetinden kaynaklanıyor. araştırmaların sonucunda para kazanmak gibi ana bir amaç olmadığı için de aslında kitabın fiyatı o kadar da yüksek değil. internette biraz araştırırsanız zaten %25 indirimli edinebiliyorsunuz.

    kesinlikle okunup feyz alınarak mümkün olduğu kadar bilinçlendirmek istediğiniz herkese tavsiye edilmesi gerektiğini düşünüyorum. helal olsun ahmet şerif izgören!
  • okuduğum en etkileyici kitaplardan birisidir. ahmet şerif izgörendir yazarı. herkesin okumasını tavsiye ederim.
  • yazarın bazı kitaplarını okudum çok da beğendim. bunu da henüz bitirmedim ama yazmadan edemedim, hafızama zerre güvenim kalmadığından (bkz: kişinin yaşlandığını anladığı an).

    esasen ben 25. kare'yi araştırıyordum. kitapta daha çok, ürün satışı için tema seçimi gibi bir konuya değinilmiş ki zaten bunları gizlemek, sinsice işlemek gibi bir niyetleri yok adamların/kadınların. seks ögesi reklamlarda gözümüze kaçan bir toz bile değil artık, değil ki beynimize alttan alta gizlice sokulsun, bildiğin çuvaldız gibi batmıyor mu yıllardır?

    seks; dondurma, parfüm, alkollü içecek reklamlarının zaten ana metni. bütün bu ürünler reklamlarda zaten birini yatağa atmanın yahut yatağa atılası biri olmanın gerek şartı gibi gösterilmiyor mu zaten yıllardır? yani dondurma bahane sohbet şahane, bir yerde. o magnumun yerine kim koymuyor kendini reklamı seyrederken? tamam ahmet bey demiş, dehşet-ölüm ve seks'e bilinçaltı doğası hayır diyemez. kabulüm: diyemez.

    şöyle bir kareye kim girmek istemez, bu andan öncesini ve sonrasını kim yaşamak istemez?

    http://www.google.com.tr/…,r:2,s:0&biw=1920&bih=878

    bu kare sadece benim aklıma edepsiz dakikalar getiriyor olabilir mi?

    http://www.google.com.tr/…,r:1,s:0&biw=1920&bih=878

    ya bu ne kadar masum bir kare olabilir?

    http://www.google.com.tr/…:34,s:72&biw=1920&bih=878

    http://www.google.com.tr/…,r:4,s:0&biw=1920&bih=878

    http://www.google.com.tr/…,r:8,s:0&biw=1920&bih=878

    aramaya inanana örnek çok da ben neden bu erotik resimleri örnekleyip duruyorum değil mi?

    http://www.adsideas.com/many-brands-perfume-ads/

    şimdi bu reklamlar getirmenin götürmenin bir yolu değil de ne? böyle bir hayat istiyorsan yüzlerce lirayı bu kokulara vereceksin arkadaş diyor, bu bilinç düzeyinde zaten algılanabilecek bir konu demek istediğim, gayet dürüstler hatta, bir sinsilik göremiyorum ben.

    aşağıdaki (ve yukarıdaki) reklamlardan ben bu insanların çok ayıp şeyler yapacağını anlıyorum ve evet benim de aklıma kötü kötü şeyler geliyor!

    http://www.google.com.tr/…9,r:13,s:205&tx=115&ty=49

    http://www.google.com.tr/…dsp=55&ved=1t:429,r:4,s:0

    http://www.google.com.tr/…t:429,r:0,s:0&tx=76&ty=63

    ama ahmet bey böyle bir reklamı şöyle yorumluyor, içki şişesini adeta bir penismiş gibi tutuyor ve adeta mastürbasyon yapıyor, gökkuşağı adeta kadının vajinasına doğru uzanıyor, gökkuşağı zaten adeta erekte olmuş penis gibi ve böyle yaparak cinsel ilişki çağrıştıyorlar, birbirlerine yiyişiyorlarmış gibi bakıyorlar ve evet o diğerlerine değil de sana bakan göz, neden sen de bize katılmıyorsun der gibi adeta, kız bira şişesini adeta oral seks yapar gibi ağzında tutarak emilimin yolunun bu biradan geçtiğini söylemeye çalışıyor, gökyüzündeki o bulutlara fotoşopla penis görünümü verilmiş, viski bardağını görüyor musunuz, nasıl da penis başına benziyor, şu fondöten şişesinde bariz bir şekilde çığlık atan kafatası resmedilmiş..
    insan vücudundaki ter damlalarını, sudaki dalgayı, gökteki bulutu, bardaktaki buzu, şişedeki cini irdeleyip içlerinde gizlenen penis başlarını ve kurukafaları işaretleyerek anlatmış:

    hele bir davidoff reklamı var ki çırılçıplak bir adam suyun içinde sırtüstü gözlerini yummuş falan, resmin bana anlattığı tek şey: gel üstüme atla. yani olay zaten bundan ibaretken ahmet bey suyun dalgalanmaları arasına gizlenmiş penis başlarını sayıyor, kurukafaları işaretliyor. neden ama? işte tek sormak istediğim: ama neden?

    herşey o kadar bilinç düzeyinde gelişirken ahmet bey neden bu gayet açık ve açıklanabilir karelerin bilinçaltımızı istilaya çalışan ajanlar olduğuna inanıyor?

    tamam kabul: dehşet-ölüm ve seks, bilinçaltının karşı koyamayacağı kavramlar. bütün bu reklamlar zaten pornografik iken (erotiklikten geçtim) bir de suyun dalgasında penis başı aramak neden? kurukafa diye gösterdiğin üç kara delik değil mi zaten, ben her yerde görüyorum, hatta subliminal message araştırmaya başladığımdan beri her yol penis bana.
    (bkz: subliminal paranoya)
    şöyle sırtüstü uzanıp çimlere bulutlardan penis başı sayasım var lakin karlar henüz erimedi..
  • yeni bitirdim. ve diyorum ki ahmet şerif bey'in vurguladığı konular eşikaltı değil onun tabiriyle eşiğin hayli üzerinde. hani dese ki, seks ve dehşet temalarının reklam sektöründe kullanılmasını etik bulmuyorum, tamam.
    eşikaltı olan, bilincin altına altına işleyen 25. kare hadisesiyle gözümüze gözümüze sokulan erotizm bir değil ki.
  • propaganda kavramı üzerinden oynayan, eğitim kitabı formatında sunulmuş kurgu eser. ahmet şerif izgören kusura bakmasın ama, kendisinin ne kadar palavracı ve dolandırıcı olduğu bir yana; subliminal reklamcılık -eğer gerçekten varsa, şaibelidir- bu şekilde yapılmıyor. eski asker olmasından mütevellit, kendisi bir miktar mesleki deformasyona uğramıştır şahsımca. insanı komplo teorilerinden soğutan bu eserinde, herşeyden önce punisherın logosunun deforme edilmiş halini devşirerek telif hakkı ihlali yapmaktadır.

    alanında yazılmış en iyi kitaplardan biri olma durumu, mizah ya da kurgu kategorisinde değerlendirilirse belki doğrudur. ancak, kendisinin reklamcılık hakkında bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak gibi bir yaklaşımı olduğu nettir. hayalgücünün sınırlarını zorlayarak ortaya çıkardığı kurgu eserlerin dışında, bazı stratejiye dayalı reklam görsellerinin ayan beyan ortada olan alt metinlerine açıklama getirmesiyle, alanında giriş niteliğinde, hatta niteliksizliğinde bir kitap olarak yer edinebilir piyasada kendine.

    birçok metninde, kendi kurgusu olan bilgilerin mutlak doğru olarak verilmesi ve yanlış yönlendirme yapmasıyla genç dimağların beyninde en az kitaptakiler kadar hasar oluşturmaktadır. askerliğimi askeri lise kütüphanesinde yapmış olmamdan dolayı bilirim ki, askeri eğitmenler, kendisinin eski askeri eğitmen olması sebebiyle kitaplarının alımına önem vermekte; mini mini askeri öğrenciler bu şahsın kitaplarını, kendilerine yapılan yönlendirmeler sonucunda büyük bir hevesle okumaktadır. benim askerlik yaptığım dönemde bu kitabı bizde yoktu, muhtemelen üzerindeki +18 ibaresi sebebiyle...askeri öğrencilerin seks tabusuna yaklaşımını (ya da yaklaşamadığını) bildiğim için, kendisi de vaktiyle bir askeri lise öğrencisi olduğu için kendisine, kitabındaki seks içerikli komik bulguları sebebiyle şunu iletmek isterim: ihtiyaçlar algıyı belirler.
    (bkz: dervişin fikri neyse zikri de odur)

    yine de, kitap, bir araya getirdiği yerli ve yabancı reklam görsellerinin istiflenmesi ve sunumu açısından bazı kesimlerin ihtiyacını giderecek, ilgisini çekecek cinsten. bir reklam/pazarlama kitabı olabilir ama üzerinde yazdığı üzere "iş ve yönetim" alanına ait değildir. hele arka kapak yazısındaki edebiyata bir bakın:

    -alıntıdır-
    hiç sütün üstüne kan damladığını gördünüz mü ?
    ben de görmedim.
    ama yine de olacakları anlatayım.
    kan o pürüzsüz yüzeyde kendine umulmadık bir yer açar.
    ve göz açıp kapanıncaya kadar sessizce kaybolur.
    ardında hiçbir iz bırakmaz.
    bu kitabı 18 yaşın altındakilere okutmayın.
    onlar bu görkemli ışık oyununun keyfini sürsünler.
    farkında mısınız bilmem; göstergelerle ve görüntülerle yaşıyoruz.
    önemli olan görüntüleri yönetebilmek,ne kadar çok göstergeye sahipseniz o kadar mutlusunuz.
    içtiğiniz, giydiğiniz o sembollerden mutluysanız, siz de okumayın. için amerikan markalı sütünüzü.
    uzanın yatağınıza huzurla.
    ruhunuzun her yerini kaplamış semboller ve ağzınız kanlar içinde...
    -alıntıdır-

    bir de şu özgüvene gelin hele:

    -alıntıdır-
    yazar "son söz" bölümünde konunun farklılığını şöyle açıklıyor: "kitabın içindeki yüzlerce örnek, on binlerce reklam arasından seçildi. konuyla ilgili tv’de, gazetelerde bugüne kadar bir şey duymadım. bu, bu alanda türkiye’de yayımlanmış ilk kitap. birkaç araştırmacı öğretim üyesi ve eşikaltı reklamcılığını uygulayan birkaç reklamcı dışında konuyu bilen yok. bakın bundan sonra tv ve gazetelere ne uzmanlar çıkmaya başlayacak."
    -alıntıdır-

    kendisine ve reklamcılığın bu şekilde işlediğine inanan herkese bir çift lafım olacak:
    reklamcılıkta görseller olsun, metin olsun ince elenip sık dokunuyor, çok doğrudur. ancak bu şekilde bir bilinçaltına hitap mantığında çalışma, çok büyük markaların çok büyük (uluslararası) kampanyalarında ve alanında çok büyük şehirlerde yapılan reklamcılıkta bellllki yer bulabilir. görünen göstergelere dayalı bir sembolizm ve reklamcılık anlayışı olduğu doğrudur, ona denecek bir laf yok ancak öküzün altında buzağı aramak anlamsız. yok görseldeki havuzun yansımalarında kurukafalar varmış, yok camel devesinin ayağında penisini tutan adam gizliymiş falan. yuh artık...ha bir de şunu demiş kendisi, sigara firmalarının formula 1 gibi gençlere yönelik organizasyonlarda reklamlarını yayınlaması etik değilmiş. önermeye diyecek lafım yok ancak bilgilendirme eksik ve yanlıştır; formula 1, prestiji temsil eden bir organizasyondur ve gençlik organizasyonu değil, sporun en maliyetli alanı olan motorsporlarının zirvesidir. yani sadece maddi imkanı olan markaların yer alabileceği bir organizasyondur. varın, gerisini siz düşünün.