şükela:  tümü | bugün
  • altmisinci yil anadolu lisesi müdür yardimcisi
  • almanca öğretmeni, iğrenç giyinen, okulda terör estiren kadın...lakin bu kadın lise 2lerle yapılan istanbul ve ankara gezilerinde bir anda öğrencilerin tarafında olur "ben samiyi oyalarım odasında siz de iyice içersiniz" diyip hepimizi şaşırtan, dahası rehberlik öğretmeni seherle birlikte gecenin bi vakti sabahlıklarla ve pon ponlu terlikle oda oda dolaşıp içki varmı diye soran kişi
  • yüz kaslarını gülmek için de kullanabildiğini görüp dumur yaşamış ve bu halini pek sevmişken emekli olmuş insan
  • almanca öğretmeni olarak başladığı altmisinci yil anadolu lisesi kariyerine müdür yardımcısı olarak devam etmekte iken emekli olan insan. derslerde korkutma metodu olarak kullandığı "böle böle yapma, şöle şöle yap, yoksa direk sözlü notu 1 veririm, sonra üniversitede yurtlara giremezsin!" lafı hala kulaklarımda çınlar. kendisinden 1 almama ragmen odtunun en guzel yurduna girmisimdir. (bkz: isa demiray)
    kendisi leopar desenli, bizim musamba dedigimiz etegiyle de meshur olmustur. ama sanirim bu sohreti hayatinin erkegini bulmada ona yardimci olamamistir. üniversite gezilerindeki "siz için keyfinize bakın ben sami hocayı oyalarım" lafı da sansasyonel nitelikte olup, hepimizi şaşırtmıştır.
  • ota boka "disipline veririm, yurtlara giremezsiniz" diyen, ankara gezisinde kimyaciyla odamiza gelip sarap isteyen, okulun son gunu disardaki bi insaatta icki icerken yakalanip disipline verildigimizde bizimle dalga gecen, altmisinci yil anadolu lisesi mudur yardimcisi ve almanca ogretmeni karizma kişilik; frau izan.
  • çok hızlı konuşurdu bu kadın hatırladığım kadarıyla, bi de hep o dar leopar desenli etekleriyle kürklü bluzünü maskülin tavırlarını saklamak için giydiğini düşünürdüm. yalnız kazık kadar herifleri tehditle korkutmaya çalışmasıyla kendisi gülünç duruma düşmüş, şansımıza biz gidince emekli olmuştur. allah için almancam iyi olduğundan severdi beni, yüksek not verirdi bu hanım.
  • almancadaki artikelleri o kadar hızlı söyler ve öyle çok tekrar ederdi ki, ders dışında ne kadar çok "yurtlara giremezsiniz!" ve "disipline veririm!" diyorsa, derste de o kadar çok "der-die-das/den-die-das/dem-der-dem/die-die-des" derdi...
    (bkz: ne günlerdi bee)
  • almanca adına öğretebildiği tek şey bruder martin isimli alman halk türküsü olan, okulda en tırstığım hocaydı. genç parti'ye girmiş emekli olduktan sonra. ona da bu yakışırdı zaten.
  • gittigim almanca kursunda, uzerinden 6 yıl gecmesine ragmen haftada iki saatte ogrettigi almancanın hala aklımda oldugunu farkedip duygulanmama yol acan almancacı
  • almanca öğretmeni namıyla okulda gezinen ,derslerimize girdiğinde herkeste kılık kıyafet düzeltme çabası,leopar desenli eteğiyle ortalarda gezinen ,almanca okumamam ragmen sadece tek kelime öğrendiğim ,her ders sözlü yapan ama senede bir kere beni sözlüye kaldırmış insan,son sene odasının sınıfımızın yanında bulunduğu en ufak bir seste hemen sınıfa damlayan ve adı son sene travestiye çıkmış hoca