şükela:  tümü | bugün
  • esir şehrin insanları, osmanlı imparatorluğu’nun en zayıf döneminde, işgal altında olan başkentteki insanların hayatlarının bir yansıması niteliği taşıyor. ne olduğunu anlamayanlardan, vatanın elden gitmesini engellemek için varını yoğunu feda edenlere kadar, varolan çok çeşitli insan profilini ve romanın ana kahramanı kamil bey’in özellikle bu iki uç profil arasındaki geçiş sürecini etkileyici bir biçimde ele alıyor.

    ana karakter kamil bey, zengin, halkın gerçeklerinden uzak, saf, iyi niyetli, dürüst bir paşa çocuğu iken, geçmişine oranla çok sefil bir hale düşen ancak bu arada çok daha bilinçli hale gelip, geçmişinden utanç duyacak kadar değişen genç bir erkektir.

    romanın diğer karakterlerine gelince: nermin hanım, kamil bey’in karısı ve zengin bir ailenin kızıdır. kendisini kocasının himayesine bırakmış, gururlu, şımarık denecek ölçüde rahata alışmış, ancak kocasını çok seven ve elinden geldiğince, doğru bildiği yönde kocasına yardımcı olmaya çalışan genç bir kadındır. ihsan bey, kamil bey’in galatasaray lisesi’nden (mekteb-i sultani) arkadaşıdır. gazetesinde yazdığı yazılar sebebiyle tevkif edilmiş, anadolu direnişi ve kuvayı milliye destekçilerinden bir aydın olup kamil bey’e yol göstermiştir.

    nedime hanım, ihsan bey’in karısıdır. kocası hapse atıldıktan sonra babıali’deki gazeteye tek başına sahip çıkmış ve işleri üzerine almış, mert, azimli, yiğit ve dönemi için oldukça liberal görüşlere sahip bir kadındır. o da kocası gibi anadolu direnişini ve kuvayı milliye hareketini bilinçli olarak desteklemektedir.

    enişte bey ve hala hanım, imparatorluğun bu bunalımlı dönemi içerisinde, kamil bey’in itilaf yanlısı yakın çevresine örnek kişiliklerdir. zengin bir tüccar olan enişte bey, ingiliz dostları derneği üyesi, kar peşinde, neresi kar getirecekse o tarafı seçmeye hazır, pek sevimli olmayan bir karakterdir.

    ramiz efendi, kamil bey ile suçüstü yakalanan, cephede savaşmış, yaralanmış ve bir vapurda kahveci gözüken eski subay ve öğretmendir. uzun bir mahkeme sürecinin ardından beraat etmiştir. ahmet, kamil bey’in liseden arkadaşıdır. kamil istanbul’a döndükten sonra, ihsan bey vasıtasıyla, ne yapsam bunalımı içinde olan kamil bey’i bu bunalımdan çekip çıkaran ve kendisini işe yarar biri gibi hissettirecek işi kamil bey’e teklif eden kişidir. ahmet daha sonra işkenceye maruz kalıp yoldaşlarını ele vermiş ve romanın sonunda yaptıklarının vicdani ağırlığına dayanamayıp intihar etmiştir.

    niyazi efendi, kendisine çok güvenilen, umut bağlanan biridir. nedime hanım ve diğerleri için bir ağabey niteliğindeki niyazi efendi aslında, para kazanmaktan başka derdi olmayan ve inançlarını ve başkalarının umutlarını para karşılığında yoksaymış biridir. niyazi efendi, ahmet’in (dolaylı da olsa) ölümüne, kamil bey’in hapse atılmasına ve karnı burnunda ve kocası mahpus nedime hanım’ın neredeyse yakalanmasına sebep olmuştur.

    başlangıçta zengin, paşa çocuğu kamil bey ve ailesinin, avrupa’daki sosyetik partiler, davetler, münazaralar, sanatsal etkinlikler ve daha birçok aristokratik eğlencelerle dolu bir hayattan; beş parasız bir şekilde, yıkılmakta olan ve birinci dünya savaşı’nın yarattığı yorgunluğu üzerinden atamadan yeni sorunlarla boğuşmaya başlamış bir osmanlı imparatorluğu’na adeta düşüşünü görüyoruz. o güne kadar uzak kaldıkları, yaşadıkları dönemde ise kısıtlı ve gerçeklerden uzak bir bakış açısıyla görüp yaşadıkları yere, bu sefer ekonomik açıdan çökmüş bir vaziyette gelmektedirler. yeni ve zorlu bir hayat, kamil bey’in önderliğinde bu aileyi çetin bir sınava tabi tutmaktadır. işte bu sınavın sonucunda kamil bey aslında gerçeklerden ne kadar uzakta kaldığını, düştüğü amansız boşluk ve işe yaramazlık buhranları sırasında anlamaya başlar. işte bu zorlu iç çatışma döneminde, yardımına liseden bir arkadaşı koşar: ahmet. ahmet heyecanlı bir tiptir ve onun bu heyecanı kamil bey’e önerdiği gazetecilik görevinin kamil bey üzerindeki etkisini artırır. kendini işe yarar hissetme imkanı bulan kamil bey bu teklifi hemen kabul eder. ancak eşi nermin hanım’ın bunu anlamayacağından ve hevesinin kırılmasından korktuğundan, karısını bu gelişmelerden mümkün olduğunca uzak tutar.

    gel zaman git zaman, kamil bey bab-ı-ali’de, kocası ihsan bey hapiste olduğu için gazetecilik işlerini devralmış olan ve bu işi başarı ile sürdüren nedime hanım’ın yanına iyice alışır ve aslında varolan diğer bazı saklı gerçekliklere bulaşıp, nedime hanım’ın çok güvendiği ve sevdiği niyazi efendi aracılığıyla anadolu hareketine ucundan da olsa dahil olur. dahil olmasına olur da, dahil olması ile yakalanması bir olur. çünkü çok güvenilen ve ağabey gözüyle bakılan niyazi efendi kendilerine ihanet eder.

    romanın ilerleyen bölümlerinde kamil bey’in kendi hayatı, ailesi, ha doğurdu ha doğuracak nedime hanım ve anadolu hareketi üzerine değişen ve çelişen düşüncelerini, kişisel çıkarlar ve vatani çıkarların çatışmasını ve ayrıca dürüstlükten ödün vermeyen ve yalandan iğrenen bir adamın etrafındakileri korumak için bile olsa nasıl da değişip yalana başvurduğu anlatılmaktadır.

    kemal tahir’in ünlü üçlemesinin ilk kitabı olan esir şehrin insanları, kesin bir sonuca bağlanmadan, devamının geleceğini haber verircesine bitmekte ve türkiye tarihinde çok önemli bir dönemin panaromasının ilk parçasını başarı ile okuyucuya sunmaktadır.
  • zannedildiği gibi vatanı için avrupa'dan istanbul'a dönmemiştir kamil bey. savaş sebebiyle bütçesi bozulmuş, mali sıkıntıya düşmüş, istanbul'a dönmek zorunda kalmıştır. liseden arkadaşı ahmet karşısına çıkmasaydı kendi başına akıl edip anadolu hareketine de destek olmazdı. romanda sebep-sonuç ilişkileri kuvvetli bağlarla sağlanmıştır. e bir kaç tesadüf var, o kadar olacak canım, hayatta da yok mu?

    kemal tahir, kamil bey'i mükemmelleştirmemiş, hataları ve zaaflarıyla okuyucuya sunmuş. bunun bilinçli bir hareket olduğunu düşünüyorum, çünkü kemal tahir'e göre zafer kahramanlarını mükemmelleştirip kutsal bir şeymiş gibi sunmak alçaklıktır. romanın 452. sayfasındaki şu cümlelerden bu anlamı çıkardım: "birçok sanatçılar zaferleri, insanlardan aşırıp, yorulmaz, ağlamaz, ölmez devlere mal etmek alçaklığını neden yapagelmişlerdir? yorulmayan, ağlamayan, ölmeyen olduktan sonra zaferin ne değeri kalır?" bu soruların, insanları kutsallaştıranlara bir cevap niteliğinde olduğunu düşünüyorum.
  • cephe cephe savaşmış bir gazinin ağzından müthiş bir tespitin yer aldığı kitap. çocuk, yıllar sonra mahallesine döndüğünde sokakta annesiyle karşılaşır. annenin elinde eski bir yoğurt kâsesi vardır. çocuk "anne!" diye seslendiğinde, annesi önce kâseyi eğilip yere koyar, oğluna sonra sarılır. annenin öncelikli derdi, kâsenin kırılmamasıdır; yıllar sonra sağ salim karşısında duran oğlu değil.
    "sonra, akrabaları, dostları, komşuları, hemşerileri dolaştım. hepsinde bu 'kâseyi yere atamamak' hali fazlasıyla vardı. harbe gidenler haklı olarak umursamaz olmuşlardı. bir suretle yakalarını kurtaranlar ise, bizim karşımızda vicdan azabı çekiyorlar, bu duyguyla yenilginin suçunu açıktan açığa bize yükletiyorlardı."
  • dizide özellikle bir sahne var ki, etkilenmemek mümkün değil. enişte bey (ibrahim bey), metresi *** natalia'yla başbaşayken, ona çok alıştığını ve başka erkeklerle, özellikle de yabacı subaylarla görüşmesine dayanamadığını söylediğinde natalia'nın cevabı gerçekten olağanüstüdür.

    - başkalarıyla olmanı istemiyorum. hele geceleri çıktığın o yabancı subaylar.
    +alem adamsın be ibrahim! o subaylar koca ülkeyi almışlar, sende çıt yok. ama natalia'yı almışlar, sen birden çok kıskanç. yoksa natalia'nın yatağı osmanlı yurdundan daha değerlidir?
  • rahşan affı çıkarılmadan önce ilk başta rahşan ecevit sonra da dönemin tüm milletvekilleri tarafından dikkatle okunması gereken kemal tahir romanı. zira üstad kemal tahir ince bir toplumbilim çözümlemesiyle 1908 affından sonraki durumu izah eder. 1908 affından sonra tüm mahkumlar affedilmiş ancak sabıka kaydı uzun olanların bir çoğu damdaki yerine geri dönüştür. ancak tek bir suç işleyerek (kader) mahkum(u) olanların geri dönmediğini şöyle diyerek anlatır:
    " o anda orada bulunmasalar ömürlerinde hiç bir şuç işlemeyecek olanlar."

    eğer buna dikkat edilseydi, af sadece tek bir sabıkası olanlar için çıkarılır, bu kişilere bir şans daha verilmiş olur, toplum vicdanı da bu derecede yaralanmazdı.
  • istanbul halkı.
    ankara halkı.
    ızmir halkı.
    adana halkı.eskisehir halkı. hatay halkı.
    ilh: yekpare memleket .
  • " ... kulak verdi. süleymaniye camii'nin minarelerinden :" hayyalel felah! hayyalel felah!" diye bağırıyorlar. yani "hadi felaha!" felah'ın türkçesi "kurtuluş". esir bir şehirde insanları secde ederek kurtuluşa çağırmak pek uygun mu düşüyor, ne?"

    "birçok sanatçılar zaferleri, insanlardan aşırıp, yorulmaz, ağlamaz, ölmez devlere mal etmek alçaklığını neden yapagelmişlerdir? yorulmayan, ağlamayan, ölmeyen olduktan sonra zaferin ne değeri kalır?"

    pek akıcı olmayan ama her cümlesi dolu dolu bir eser. her yorum düşünerek okunduğunda kitap tam anlaşılıyor. (bkz: kemal babaaa büyüksün)

    dizisini izlemedim ama karakterlerine baktım, bana deseler ki bu niyaziyi kim oynar , ya erdal özyağcılar ya zafer algöz derdim helal olsun cuk oturtmuşlar. yalnız sürekli adı dönen nedime karakteri ???- zeynep tokuş ??? para anca ona mı yetti?
  • “gözleri kapanırken: “uykunun da bir çeşit kurtuluş sayıldığı zamanlara lanet olsun!” dedi.”
  • sayfa 92:

    --- spoiler ---

    "ertesi gün, istanbul'un işgali sırasında sadece beş türk askerinin öldüğü anlaşıldı. söylenenler doğruysa bunlar şehzadebaşı'ndaki mızıka karakolu erlerindenmiş. uykuda öldürülmüşler. buna karşılık harbiye nezareti, genel kurmay başkanlığı, tersaneler, kışlalar işgal edildiği halde çarpışma yok!"

    --- spoiler ---

    .

    kaynak

    .
  • --- spoiler ---

    hafızam beni yanıltıyor olabilir fakat mesut akusta'nın kötü bir karakteri canlandırmadığı tek dizi olabilir.

    edit: uyarı geldi, mesut akusta'nın iyi adam olduğu bir kaç yapım daha varmış. ehe o kadar özdeşleşmiş ki kötü karakterle insan şaşırıyor tabi.

    eser şahane, uyarlaması ise bir o kadar güzeldir.

    yine hafızam yanıltmıyorsa kamil bey'in nedimeye karşı aşk hissiyatları kitapta yoktu, tabi yıllar yıllar geçti yanılıyor olabilirim.

    ayrıca dizisinin adı ilk kitabın adını taşısa da dizi ilk iki kitabı içerir.

    --- spoiler ---