şükela:  tümü | bugün
  • tezer özlü'nün yapı kredi yayınlarından çıkan kısa anlatılarının toplandığı, hayalet oğuzu anlattığı öyküyü de içeren kitabı.
    (bkz: tezer ozlu)
    (bkz: hayalet oguz)
  • nedendir bilmem, daha çok yaz ayına yakıştırdığım kitaptır bu. kesik kesik hezeyanlar, kimi tezer'in geçmi$inden, kimi hayalinden kopup gelen anımsamalar ile okuyanı önce koltuğuna oradan da yerin dibine iğneleyen metinler barındırır. yaza yakı$ması da tezer'in o elde tek kalan, sepia fotoğrafındaki ne$esinden midir, o ne$esinin ardında yatan ve bu kitaba sığmayan güzellikler mi bilinmez. halbuki ne$e onda çok bulunan bir $ey de değildir ki...
  • virginia woolfu anımsatır eski bahçenin kısacık öyküleri, ondan daha da kurgusuz, ama tam da bilinç akışı tekniğine yüklenen. ölüm, çıkar o öykülerin hepsinin diplerinden.
    eski sevgi, daha rahat, daha bi dış gözlem.
  • barındırdığı hikayelerden birindeki "ben büyüyordum ve o ölüyordu" cümlesiyle aklımda yer etmiş, her öyküde mutlaka ölüm ve zaman zaman boşalma geçen bir çırpıda okunup düşüncelere daldıracak tezer özlü kitabı. anlatımı öyle güzelleşir ki bazen görüntüler canlanıverir gözünüzün önünde...
  • 1978 yılında ada yayınlarından çıkmış olan "eski bahçe" , tezer özlü'nün dergilerde yer almış öykülerinden oluşur. "eski sevgi" adlı bölümün de eklenmesiyle 1987 yılında "eski bahçe~eski sevgi" adıyla yine ada yayınları tarafından basılmış kitaptır bu. 1993'te yapı kredi yayınlarının da çıkarmış olduğu kitapta, öykülerle ilgili aşağıdaki notu görüyoruz:

    1./ bu kitabın eski sevgi bölümünde yer alan: gökkuşağı, rotterdam'da, öğleden sonra, stein alanı'ndaki postanede, papaz kausch ve eski sevgi isimli öyküler almanca yazılmış, yazarın ölümünden sonra, kardeşi sezer duru tarafından türkçeye çevrilmiştir.
    2./ köşeli parantez içindeki başlıklar yazarın isimsiz öyküleri olup, başlıklar yayınevi tarafından konulmuştur.

    // kitapta yer alan öyküler

    // eski bahçe
    dönüş (1964)
    eski bahçe (1965)
    kar (1966)
    navona alanı (1967)
    gabuzzi (1968)
    amerikalı komşum willy (1968)
    motorcu ibrahim'in bahçeli evleri (1971)
    "café boulevard" (1973)
    diskotek brazil (1975)
    eski liman (1976)
    hayalet oğuz (1976)

    // eski sevgi
    gökkuşağı (1971)
    bayram günü (1978?)
    [palmas] (1980?)
    [yaşayanlar. ölenler] (1981/82?)
    [berlin, saat 8 45] (1981/82?)
    rotterdam'da (1978/79?)
    1980 yazı güneşi a. (1980)
    1980 yazı güneşi b. (1980)
    öğleden sonra (1981)
    stein alanı'ndaki postanede (1982)
    papaz kausch (1985)
    [eski sevgi] (1982)

    vermiş olduğum tarihlerden de görülebileceği üzere, 1964'ten 1982'ye kadar, 20'li ve 30'lu yaşlardaki tezer'i okuyoruz burada. eski bahçe'nin ilk öyküsü olan "dönüş" 1964'de yazılmış, yani tezer bunu yazdığında 21 yaşında. ilk intihar girişiminin üstünden bir iki yıl geçmiş henüz. belki de bunun etkileri mahiyetinde, "eski bahçe" bölümünün ilk öykülerinde yoğun olarak, "ölüm" ve "yaşam" ile bunların gölgesinde ortaya çıkan bir "cinsellik" var. zamanda yolculuk hissi veren tezer'in bu metinleri, sanki şu sözler ve çağrıştırdıkları etrafında seyrediyor hep:
    ölüm - yaşam - geçmiş - şimdi - gelecek - yolculuk - çocukluk - dönüş - uyanma - boşalma

    bu kelimeler ve çağrıştırdıklarını ilk kez yoğun olarak hissettiğim kısım, "kar" adlı öykünün bitimi olmuştu. sanki tezer'i olduğu gibi algılayabildiğim veya onu "öyle" veya "böyle" değil de her haliyle anlatan sözler bunlar. işte, belki de bu kitaba dair, şu an kuracağım anlamlı veya anlamsız cümlelerin özeti aslında bu kısım;

    ...
    henüz yüksek karlar arasından geçmemiş kimse.
    onlar önden gidiyorlar.
    ben arkadan.
    kar onların dizlerine geliyor.
    benim omzuma.
    o kadın nereye götürüyor bizi ?
    eve döndüğümüzde annem gene üzgün. ve ben gene bir şey anlamıyorum. annem benim camdan düştüğümü bağırıyor ve ben onun sesini duyarak düşüyorum.
    uyandığımda kendimi annemin koynunda mı bulacağım ?
    yoksa bambaşka bir boşlukta mı ?
  • tezer özlü okumaya başlamak için pek uygun düşmeyen. yazar, okuyucuya değil de tamamen kendine yazmış gibi. tabii bu olumsuz anlamda bir eleştiri değil, kitap bilinçaltına, tezer özlü'nün bilinçaltına muhteşem bir yolculuk. işte tam da bu özelliği yüzünden okuması hayli zor. çocukluğun soğuk geceleri ya da yaşamın ucuna yolculuk başlangıç için daha uygun olabilir.
  • daha önceki okumalarımda hep "abartılmış" bulduğum tezer özlü'yü bu kez bana sevdiren kitap. ardında az eser bırakmış bir yazarın kitabı olması dolayısıyla eleştiri oklarını keskinleştirmemekte fayda var kitapla ilgili. daha fazla yazabilseydi öykülerindeki ufak tefek sorunları çözebilecek bir yazar profili çiziyor burada özlü. sıkıntıyı, varoluşçuluktan beslenerek ele aldığı öyküleri oldukça başarılı. dili, üzülerek söylüyorum ki genellikle zayıf. genç yazarlarda affedilebilecek bir kusur olan özenli olmaktan çok özentili bir üsluba sahip olmak da eksi hanesine yazılacaklardan. ortalamanın bir tık üstünde.
  • "ulaşmak istenen yer insanın o sırada gittiği yerdir. genel olarak ulaşılması gereken yerlerden nefret ederim. bu sözcükte bir güçlülük anlamı gizlidir, bu yüzden benim sözcüğüm değildir" ifadelerinin de yer aldığı bir tezer özlü kitabıdır.
  • ve tabii eski sevgili aslında.

    "1973 tarihli tezer özlü öykü seçkileri.

    eski sevgi, gökkuşağı hikayesinden.

    "iki motosiklet de durdu.
    bir daha onlarla karşılaşmayacaktı.
    ve ona yazacağı her şeyi yazmıştı.
    duvara yaslandı.
    lokantaya daldı doğruca, yeryüzünün her yönünden gelen kalabalık çarpıyordu yüzüne, hepsi canlı, yolculuklarının devamını konuşup gülüşüyorlar.
    o motosikleri ile yokuşu çıkıyor
    başında yeşil beresi var.
    kırmızı dudakları aralık.
    gözlerini yavaş yavaş uzağa kaldırıyor.
    ağaçlar.
    ve bir göl.
    ardından birdenbire yükselen dağlar.
    geri çekiyor bakışlarını
    göl durgun
    derin
    mavi
    uzaklara göle doğru, dağlara doğru.

    aynı yabancı kentte yeniden buluşmak hiçbir şey düşündürmüyor ve anımsatmıyor..."

    ekim 1971."
  • "işte gene uyumam için hiçbir neden yok. uyanmam için de."

    işte yine bir tezer özlü klasiği...

    işte yine tercümanım olan kadın...