şükela:  tümü | bugün
  • cevabı tam olarak bulunamayacak soru.

    eski kadınlar. evet.

    çamaşırı dere kenarında yıkayan, kazanlarla yemek pişiren, 8-10 çocuk yetiştiren, tarlada bahçede çalışan kadınlar o kadar işi nasıl yapıyordu..?

    bir de bize bakıyorum. çamaşır makinede, bulaşık makinede, iki basit yemek, her hafta gelen temizlikçi. bir de ona rağmen yorgunuz; ona rağmen mutsuz.
  • (bkz: çocuklar duymasın) dizisi yoktu, ondan dediğim hede.

    niye bunu diyorum, bakın şimdi pınar altuğ bu dizi ile türk kadının nasıl olması gerektiği gibi sahneler ile kadınlarımızın aklına girmiştir. eve temizlikçi getirmiş, yetmemiş eve ayakkabı ile girmiş. hiç bir işe elini sürmemiş, her boku o bilmiş ve erkeği ne kadar sert olsada bir cacık diyememiş.

    bizim kadınlar bu dizi ile bozuldu. başka açıklaması yok.

    not: teori
  • 1. dere kenarında çamaşır vs yıkamak tek başına yapılan bir eylem değildi. kızlar küçük yaşlardan itibaren çalıştırılırdı.

    2. erkekler tarlalara giderdi yine küçük yaştan itibaren.

    3. çocuk yetiştirmek öyle çok da önemli bir şey değildi. o nedenle 8-10 çocuk yapılırdı zaten. önemli olan gerekli iş gücüydü.

    4. bu çocuklar verilen bu işler dışında genellikle orada burada rahat bir şekilde takılarak büyürdü. karakterlerine göre yönelimleri olurdu. kötüyse kötü, iyiyse iyi. özellikle erkek çocuklara aile gece nerede kaldın demezdi.

    5. eski insanların karnını doyurmaktan başka derdi yoktu. şimdiki insanlar yani bizler kapitalist sistemlerin kölesiyiz. her şeye sahip olmak istiyoruz. o nedenle çok yorgunuz. eski insanların bildiği tek şey kendi köyleriydi ötesini pek bilmezlerdi.
  • (bkz: eski toprak)
  • köyde ki komşumuz, emine ablamızın boyu 155' tir. kendisi sırtında 60 kiloluk fındık çuvalı taşır. 55 yaş civarıdır. sorduğum da ise verdiği cevap;

    "yapmayahta ne yapah, geçum derdu."
  • karadeniz'e sırt çantalı bir seyahat düzenlenerek günümüzde de cevabı öğrenilebilecek soru.

    benim cefakâr analarım hâlâ sabah gündoğumuyla evden çıkar; tarlada çalışır, eker biçer, toplar, odun keser, çalı çırpı kilolarca yük taşır, çamaşırını yıkar, asar, kurutur, akşamüstü evine döner, evi toplar, derer, düzenler, ekmek yapar, yemek hazırlar...
    ve bütün bunları doğal yollarla yapar hâlâ.
    yumuşacık olması gereken hanım elleri nasırlıdır, seni beni yere serer hani, güçlüdür. elinde orak, balta, bıçak, sırtında çocuk dağ-bayır çalışır.
    tüm gün kahvede oyun oynayıp, horon tepmekten başka bir iş yapmayan kocası için yapar tüm bunları.

    kadın hakları diye bir şey varsa bugün dünyada, bu hakka en çok yakışan kadın karadeniz kadınıdır!
  • çekirdekten yetişirlerdi. annesi tarlada çalışmak zorunda olduğundan, kendinden küçük kardeşlerine ve eve bakmak zorunda kalıp, ayrıca babasının da hizmetine koşturduğundan, evlilik çağı geldiğinde de bu gibi zorluklara hazır olarak evlenirlerdi. o yüzden sıkıntılara karşı daha dayanıklıydı kadınlar.
    şimdi ise, çorapların niye salonun ortasında diye kavga edip, psikolog sinan bey'e gidiliyor.
  • hakli buldugum soru.

    gecen yaz sonuna dogru evde domates konservesi yaptim. saatlerce kilolarca domatesi yika, soy, dogra, kaynat, konservele.. e normal isimle gucumle birlikte olunca 3 - 4 gunumu almisti. bir de ben domatlari pazardan aldim, ya bi de bahcede kendim ekip, dikip yetistireydim, bi de ustune baska isler olaydi diye dusunmustum.

    yalniz o zaman ki kadinlar da baska hicbisi yapmiyolardi, sadece ev isi icin yetistirilip sadece ev icinde calisiyolardi. bir de hayat daha yavasti kesin. daha yavas ve daha basit. butun hayati kolaylastiran imkan ve teknolojiye ragmen modern hayat kesinlikle insanin kaldirabileceginden daha karisik, hizli ve omur tuketici.
  • harbiden lan.
    bir de zenciler var. zenciler eskiden o kadar işi nasıl yapıyordu?
    * *
  • ekşi sözlük'te ya da twitter'da ya da instagram'da zaman kaybetmeyerek.