şükela:  tümü | bugün
  • oncelikle sunu belirtmek lazim, eski kitap dediysek illa ki yirtik pirtik hale gelmis, 50-60 senelik kitaplar anlasilmasin, ortaokulda, lisede, universitede kullandigimiz kitaplar da olabilir.. kimi zaman bir sahafta kitaplari incelerken sararmis bir yapraga yazilmis bir siir, bir geometri probleminin cozumu, "subat ayi kalorifer yakiti x tl" vb onlarca konuda yazilmis notlardir bunlar.. mesela hic unutmam bir gun fi tarihinde kullandigim bir ders kitabini tozlu kutularin icinden cikarip incelerken icinden kucuk bir beyaz cizgili kagit cikti ve ustunde* "brezilya 3 puan attigi 4 yedigi 1, arjantin 2 puan, attigi 3 yedigi 2, italya ....." yaziyordu. sen git derste bu islerle ugras.. o an yuzumde bir gulumseme belirdi, eski gunleri yad ettim.
  • derse dair sohbet ederken yazılı yazılı, küçük kağıtlar kullanılır. bunlar not kağıdı olarak tanımlansa da genelde defter ortasından bozma biçarelerdir. herkes kendi oturduğu yönde not alır. notlar yıllar sonra bulunur, ehh tabi bir zamanlar kim kimleymiş hatırlanır.
  • bana 1981 yılına ait belediyeye ödenmiş bir makbuz olarak çıkan şey.
  • adam, 8 yıl önce okuduğu bir kitabı yine okumak isterken bir not bulur:

    not: kediyi garajdaki derin dondurucudan 5 dakka sonra çıkarmayı unutma... o kadar ceza yeter ona...

    adam: hanımmm, minnoş'un nerde olduğunu hatırladım...!
  • sahaflardan aldigim kitaplarda mektup kartpostal, not kagidi, telefon numarasi ve kurumus cicek buldugum cok oldu. 1960'lara 70'lere uzananlari da vardi, tuhaf bir duygu verdi her biri bana. kepsi bende sakli durur...
  • şu dünyada uygun bir an ın ne olduğundan haberi bile olmayan şeylerden biridir, kitap arasından cıkan notlar..

    tıpkı güç yüzüğü gibi, sadece bulunmak istedikleri anda ayrılırlar saklandıkları sayfalardan, avuclarınızın tam ortasına.

    ne olduğunu bile unuttuğunuz özenle katlanmış bu notlar, bir zamanlar cok sevdğiniz ama bir daha izlemek istemeyceğiniz bir filmin sinema biletleri gibidir, öyle ki ne yazdiği umrunuzda bile olmaz...birisinin sonsuza gidişini ağır cekimde izlemek gibi, bu b yi tanıyorum bu kuyruklu z yi de ve bu eğik yazıyı, bu sayfaları bir türlü düzgün koparılamayan bloknotu, hatta kalemi , dediğim gibi ne yazdığı umrunuzda bile değil artık, basitliğinden, arkasındaki koskoca bir ormanı görmenizi engelleyen bu küçük yapraktaki , acımasızca hatırlanan her ayrıntıyı unuturdunuz, eğer unutmak için bu kadar gec kalmasaydınız.

    sonra tekrar katlayıp bırakırsınız saklandıkları yere, on dakika sonra orada olduğunu unutacağinizi, onun da bir gün tekrar şansını deneyeceğini bilerek.
  • bazen eski kitaplarınızın birinin içinden, beklenmedik bir anda çıkıveren ve sizi geçmişe götüren notlar. zihninizi geriye döndürüp, yazıldığı ve verildiği anı hatırlamak istersiniz fakat tam olarak hatırlayamazsınız. eski kitabın içinden çıkarıp, yeni bir defterin, mesela bir yazı defterinin içine koyarsınız, korumak ve bu kez unutmamak için. fakat yazgısı, genellikle sadece karşılaşıldığında hatırlanan bir kitap arası notu olmaktır onun.
  • bir gazetenin üst kenarından koparılmış ufak bir parçasına,

    "karadeniz kitabevinden 7.5 tl'ye aldım. recep."

    yazan kişinin yazısı sade ve güzeldi. rahatlıkla okunabiliyordu. (karadeniz kitabevinin nerde, hangisi olduğu hala gizemini korumakta.)
  • eski sevgilinin el yazisi ile yazdigi ilk ve son ask mektubu olabilir, sevgi dolu olmasi , o zaman ile ilgili duygusal sozler icermesi insani kitap okumakdan sogutabilir, gozden bir damla yas akitabilir oyuzden. bundan dolayi pek sevmedigim notlardir.