şükela:  tümü | bugün
  • uzun zamandır aklımda olan durum. melodisi bir yana, sözler açısından da çok aklıma takılıyor. bir iki örnek vereceğim mesela.

    diyelim ki deli gibi aşıksınız birine, duygular şelale. işte o sırada kapıdan sezen aksu girip şunu bırakıyor;

    "yokluğun ah yol yol uzasa, unutmam seni..."

    sonra bir şekilde ayrılıyorsunuz, o kapıdan çıkılıyor, ahmet kaya geliyor uğurlamaya;

    "sen bir suydun, sen bir ilaçtın
    hoşça kal gözümün nuru, hoşça kal
    hoşça kal iki gözüm, hoşça kal..."

    sonraki süreçte üzüntünün haddi hesabı yok tabii, hoop ferdi özbeğen'i alıyoruz sahneye;

    "efkarım birikti, sığmaz içime..."

    hadi diyelim ki unutulmuşsunuz, rakılar falan yağmur duasına çıkan çiftçiyi sevinçten delirten yağmur gibi akıp gidiyor masadan, müzeyyen senar gelip dokunuyor omzuna;

    "bir zamanlar sevginle ateşlenen başımı, dizlerinin yerine dayasaydım taşlara..."

    söylemeden geçilmeyen çanakkale: bu entry'i yazarken duygulanmak sayılmasın. soner sarıkabadayılar eskiyi unutturmasın.
  • kötüler zaten unutulmuştur.
  • `(bkz: korkma ben varım)`kitabında belirtildiği üzere, "eski şarkılar daha güzeldir, çünkü kötü olanlar zaten unutulmuştur."
  • o şarkıların ilk çıktığı zamanlarda da onlardan önceki şarkıların daha güzel olduğu düşünülür. misal 90'larda dinlediğimiz, şimdi çıkmıyor böyle şarkılar dediğimiz güzel bir şarkının ilk çıktığı zamanlarda da, nerde 70'lerdeki güzelim şarkılar diyenler vardır. 2020'lerde nerde 2010'lardaki güzelim şarkılar diyenler çıkacağı gibi.
  • türkçe şarkılar için konuşursak,

    eskiden deniz arcak dinleyip "hadi yoluna eyvallah, mutlu ol gülüm inşallah" derken,
    bugün demet akalın dinleyip " tak şu sepeti koluna, herkes kendi yoluna" diyorsak,

    eskiden teoman dinleyip " sanma sana çok kızarım, zaten odam hep dar geliyor bana" derken
    bugün hande yener dinleyip " doğru otur karşında bir kraliçe varken" diyorsak,

    eskiden "bir kızıl goncaya benzer dudağın" dinlerken
    bugün * "söylesene sevgilim aşk kaç beden giyer" dinliyorsak,

    eskiden " deli gönül eremedi eyvah murada, ölüyorum tuz biber yarada" derken
    bugün "hap koydum ex koydum içine de roç koydum" demeye başlamışsak,

    eskiden bizim daha güzel olmamız söz konusu olabilir.
    ama müzik zevkinde istikrar söz konusuysa, göksel'in, birsen tezer' in, candan erçetin'in, tarkan'ın, fatih erkoç'un söyleyecek daha bir sürü güzel şarkıları olduğuna inanmak istiyorum.

    yeni şarkılardan umut kesmemek adına biraz pislik yapacak olursak, bunlar eski, bunlar çok sevdiğimiz 90 lar, bunlar kulak tırmalayıcı ;
    reyhan karaca komşu komşu hu
    cevahir hüseyin sen beni yanlış anladın
    rüya ersavcı istemiyorum baba

    baştan baştan: barış manço artık şarkı yapamadığı için, eskilerin 1-0 önde başladığı müsabaka.
    http://www.youtube.com/watch?v=pbpkcq9rqgo
  • murat menteş'in korkma ben varım kitabında, " eski şarkılar neden güzeldir? kötüler zaten unutulur" cümlesinde refere ettiği durum.

    romantik soslu kuku sulandıran bir girizgahdır bu, tanışmak için ideal bir üsküdar cümlesi olabilir. utangaç ama bir o kadar da arzulu bir bayana ansızın sorulup ufak bir beklemeden sonra cevaplanmalı bu dostlarım. denenmeye değer.
  • yaslanma belirtisi
  • neredeyse hergün dinlediğim şu parçalar nostaljik ama şarap gibi gün geçtikçe dahada bir güzelleşiyor daha da bir anlamlaşıyor : http://www.youtube.com/watch?v=fdn2_qhgymc
  • aaa yaşlılık mı? hiç de bile.
    bence pop müziğin en verimli yılları türkiye için 90lar ve 2000 başlarıydı.

    mesela,
    hadi yoluna eyvallah
    mutlu ol gülüm inşallah
    sen biten günün ardında
    bi başına kalma inşallah

    hanginiz 'ay hiç duymamışım ben şunu' der ki? 10 yıl olmuş.

    yeri gelir dalga geçeriz ama eğlenmez miyiz de bu şarkılarla?

    ben mesela bu sabah ezbere şunu söylüyordum:
    artık arama beniiii ayyyyyh arama diyoruum
    çünkü ben seni değil, başkasını seviyorumm by serenserengil

    ya da eski şarkılar değil mi birbirini tanımayan insanları göz göze getirip şarkıyı söyleten, barda-konserde-orada burada?
    mesela, demin eve gelirken, alaturka fm dinleyen taksici abim şarkının sesini açıp, benimle birlikte bağıra bağıra şunu söylemedi mi?
    halime bak
    dertli çal kemancı
    başımın tacı
    gitme, bu gece
    sen de kal
    benim halim çok acı.

    velhasıl kelam, eski şarkılar en az bir anımızdır.
    bir an. bir hatıra.
  • "gidersen bana da bir dengini yolla" diyerek çok da eskiye gitmeden müzikten haz alınabileceğini belirterek kendi çapımda çürüttüğüm önerme. biraz popüler müzikten başımızı kaldırıp bir tık öteye gidebiliriz.