şükela:  tümü | bugün
  • eski sevgilimin aslında en iyi arkadaşım olduğunu ayrıldıktan sonra anlayınca keşke arkadaş kalabilseydim diye üzülmüştüm. hem sevgilimi hem de en iyi arkadaşımı kaybetmiştim. lakin eski sevgiliden malesef arkadaş felan olunmuyo, olmuyo işte.her merhabanda, her konuştuğunda, her muhabbet etmeye çalıştığında mutlaka bir şeyler hissediyorsun. çünkü bir zamanlar deli gibi sevmişsin, her hareketini tanrılaştımışsın gözünde. imkansızdır başaran varsa beri gelsin.
  • yaklaşık yirmi yıl kadar eski ise gayet normal bir durumdur.
  • gömüşme anına kadar neşeli değil.
  • eğer iki tarafta birbirini hala seviyorsa kaçınılmaz sonla bitecektir.
  • muhtemelen ayrılırken onun sadece kötü yanlarını görürsün. azıyla kuş tutsa yaranamaz. fakat ayrıldıktan sonra her görüştüğünüzde eski güzel günleri hatırlar akıllara neden ayrıldık ki, acaba baştan başlaya bilir miyiz gibi sorular gelir. kafaları karıştırır. uykuları kaçırır. zor iştir vesselam.
  • çok uzun birliktelik sonrası hali hazirda en yakın arkadaş da olacağından kaçınılmaz olan. insan ayrılık acısından depresyona girip bunu bir tek eski sevgilisi ile paylaşır, ondan destek alır mı, nereden baksan saçma ama oluyor böyle şeyler. ilişkiler dönüşüyor.

    eski sevgiliden arkadaş olmaz genellemesine hala katılıyorum, onun yerine kesip biçip evlat ediniyor insan.
  • geçen 2 yıllık bir ilişki ardından karar verdiğimiz eylem. birbirimizden bir anda soğumamıza rağmen birbirimize terapi amaçlı görüşmeye devam ediyoruz. birlikte yemekler bazen bi iki bira , whatsapp , sms vs. iletişim halindeyiz 1 hafta olmasına rağmen henüz nasıl davranmam gerektiği konusunda kararsız kalıyorum . kafamda bitti aslında benim siksen olmaz gibi geliyor artık ama diğer yarım da sürekli görülmek istiyor. bakalım neler olcak ilerleyen zamanlarda.
  • en son gorusmemizin uzerinden tam sekiz sene gecmis.
    karsımda hala aynı bebeksi surat, guzel gozler, fındık burun.
    biraz sacları azalmıs sanki.
    ama aynı.

    yıllar yormus onu. pek nesesi yok.
    anlatıyor. dinliyorum.
    anlatıyorum. dinliyor.

    alt yazısız konusmanın guzelligi iste.
    ne kıymetli.
    tamamen anlayacagını bilmek.
    dahası onun seni maskesiz zaten cok sevdiginin farkındalıgı.
    tamamen yalın ve ictensin.

    eski gunlerdeki gibi kahve iciyoruz.
    seni ruyamda gordum diyor "intihar ediyorsun".
    ruyasına girmem guzel de intihar ederken girmem biraz trajikomik.
    beni hala karsında tek parca gorebildigine sevinmelisin o halde diyorum.
    guluyor. bu gulusu tanıyorum. karsımda gormekten cok keyif aldıgım bir gulustu bu. parlayan gozler.

    ben yokken evlenmis bosanmıs. evlenmesine sasırıyorum. cok ozgur bir ruhtu zira. kendimi tımar etmek istedim, dizginlemek istedim diyor. ama yapamamıs iste. olmamıs. karakterine ters.
    o tahtaravellideki bir cocuk. hızlı hızlı tepeye cıkacak, sonra poposu cat diye dibe vuracak. en tepelere ve en diplere. karakteri bu. belki de bu yuzden bu kadar iyi anlasıyoruz.
    cok sevimli bir erkek cocugu olmus.

    bir sakinlemis. bir olgunlasmıs. artık 40 yasındayım tabi gibi cumleler kuruyor. biz hangi ara bu kadar buyuduk sahi?

    sonra birbirine dokunmus insanların bulusunca soguk nevale davranmasını son derece ikiyuzlu buluyorum gibi cok acık bir ifadede bulunuyor.
    bıyık altından gulumsuyorum.

    o vurdumduymaz, ucarı, bohem adam bi ciddilesmis. bi duygusallasmıs. duygusal duygusal laflar ediyor bana dair. beni nasıl unutmadıgını anlatıyor.
    o romantik yazıları yazan adamın icinde bir yerde hep varoldugunu biliyordum ruh okuzu diyorum. guluyor.
    ben o asırı duygusal olunca her seyi sakaya vurma eylimindeyim.
    sonra bir boslugumdan sızıyor ben de hayata dair duygusal cumleler kurmaya baslıyorum. onun enerjisine teslim oluyorum. bu sefer ucarılasıyor, "sen gulerken daha iyiydi, daldın gittin" diyor, yeniden bir kahkaha fırlatıp umursamaz ve neseli yuzume donuyorum.

    ayrılırken seni gormek guzeldi diyorum. samimiyim.
    hic degismemissin diyor, gulumsuyorum.
    sekiz senede neler neler gecti basımızdan, ikimiz de evlilik gecirdik, ikimiz de bosandık, yuzlerce dert ugradı, geldi, gecti.
    ama orada bir iki saat ben 25 yaslarındayım, o 30larının basında, gulumsuyoruz ictenlikle, hicbir sey degismemis gibi.
  • bugün başıma gelen olay..bizim gibi çok olaylı ayrıldıysanız ve hala birbirinize birşeyler besliyorsanız ve beraber olmanızın bir yolu yoksa sik gibi bir durum.

    o kadar süre sonra sesini duymak , sarılmak isterken deli gibi sarılamamak, konuşmak konuşamamak uzaklara dalmak eskileri yad etmek ,bir anda unutup ayrıldığınızı heyecanla bir şeyler anlatmak sonra aklına gelmesi bir anda ayrıldığınızın cümleyi yarım bırakıp susmak,bakması onun gözlerinin içine seni hala seviyorum demesi içinde bastırmak için ecel terleri döktüğünüz ağlama isteği ,soramadığınız sorular, kafanızda kurduğunuz diyaloglar cevapsız sorular......
    yolda yürürken beraber kollarınız çarptığında birbirlerine vücudunuzun titremesi....susmak ,susmak...

    ayrılmak bir kaç saat sonra sadece el sıkışmak bu sefer sarılamamak..gidişini izlemek...
    olum çok kötü durum lan..