şükela:  tümü | bugün
  • o kalabalık mekana girer girmez gözlerim onca insan arasında ilk onu fark etti. onun da beni fark ettiğini anlamamış gibi davranıp hemen arkadaşları da toplayıp kimseye bir şey belli etmeden oradan uzaklaştım. hiç bir şey olmadı, o an zerre kadar canım acımadı sadece mekandan bir an önce çıkmam gerektiğini düşündüm ve ordan çıktık, istediğim oldu. başka bir mekanda arkadaşlarla muhabbete devam edildi hatta aklımın ucundan dahi geçmedi. adeta dakikalar önce onunla yıllar sonra karşılaşmamıştım.
    sonra eve geldim. ceketi koltuğa attığım an onu ilk fark ettiğim sahne gözümün önüne yeniden geldi. sanki zaman sustu. saatlerce karanlıkta oturup geçen zamanı, değişen zamanda yaşadıklarımın muhasebesini yaptım.
    sonra bir kahve alıp sabahın ilk ışıklarında işe gitmek üzere evden çıkıp akşam saat 19 gibi yatağa girip uyumakla ertesi sabah uykumu almış olarak uyanmakla son buldu yaşadığım şok.
    bitti. bu kadardı. bu kadarını da kendimden beklemezdim.
  • iş yerlerimiz ters istikamette. mesai saatlerimiz de tutmuyor zaten. bi 700-800 mt var karşılaşma ihtimalimiz olabilecek. 4 ay boyunca karşı şeritteki arabaların plakasına bakıp durdum. 10 gündür bakmıyordum, artık bir şeyler iyileşiyor diye kendimi de güçlü hissediyorum. dün gece rüyamda onu gördüm, sonra sabah işe geç kaldım. duş bile alamadan çıktım evden, aklıma hazırlanır gezersin sonra en paspal halinle karşılaşırsın önermesi geldi. güldüm 4 aydır görmedim şimdi mi görücem diye. yine o yere geldiğimde yine bakmıyorum lan çok iyiyim artık ben dedim. sonra gayr-ı ihtiyari karşı şeritteki duran trafiğin en solundaki arabaya takıldı gözüm.

    önce plakayı idrak ettim, sonra içinde onu gördüm. yavaşlamak aklıma bile gelmedi, bağıl hıza saydırdım.

    tıraş olunmuş, saçlar yapılmış, güneş gözlükleri takılmış çok bi cool ve mutlu göründü gözüme. 2-3 saniye sürmedi bile. sonrası zangır zangır titremekle geçti.

    çilekeş'in şarkısı geldi aklıma. "hani görmek ister ya gözlerin, 1 sn için canını verirsin". acaba 2 sn uzaktan görüldüğünde bir insanın dolaşım sistemini bozacak kadar değerli olduğunun farkında mıdır?

    aslında baktığında çok sıradan bir durum, bu ne la diyenlerinizi de anlarım.
  • gezi parkinda tek basina mal mal yururken yeni sevgilisiyle el ele slogan atarken gerceklesirse daha yikici olabilecek olan seydir. halbuki beraber giderdik biz eylemlere, hatta bir eylemde tanismamis miydik... umidim su ki bir gun yine koklaya koklaya sevecegim bir adam olacak ve o da su an buralarda bir yerde gezi parki'nda.

    (bkz: gelecekteki sevgiliye not)
  • sevgiliyi uzaydan bulmadıysan gayet doğal, beklenebilir olay.
  • hala unutulamadıysa back to black türü dönüşlü özlemli geçmişli şarkılar dinletir, ha yok unutulduysa no problema. bir yerden sonra " aa hiç yakışmamış top sakal", "güzelmiş sevgilisi de, umarım bu seferki denemesinde berbat etmez herşeyi" diyecek kıvama gelebiliyor insan.
  • çok farklı bir olay. hayatı tekrar gözden geçirtir valla.
  • "hayatımı yönetmeye epeyi yaklaşan adama gelince... timur'un adaya geldiğini öğrenmem salgının başlarındaydı. onun yakınımda olduğunu bilmek, onunla her an karşılaşabileceğimizi düşünmek yıllardır sürdürdüğüm hayatın gerçekliğini sarsabilirdi. buna daha önce bir kez yeltenmişti. kurduğum yaşamın merkezi her an kayabilirdi. ben dünya adına mühim görevler üstlenmiş birisiydim. aklım başımda kalmalıydı. kimse, yaşam merkezimle uğraşmamalıydı." s.61, nar, ece gamze atıcı
  • bunu yaşamış olanlar bilir ancak. şimdi burda ne yazsak ne anlatsak boş.

    tarif etmeye çalışayım yinede:

    başından aşağı kaynar sular dökülmesi mi dersin, kalbinden midene ılık ılık bir şeylerin akması mı dersin.

    tabi ki bunu "sevgili" ile karşılaşma olarak anlıyorum, hala sevmiyorsan, önem vermiyorsan (bkz: eski bir tanıdık ile karşılaşmak) dan öte bir şey değildir.
  • eğer gidişi ile alt üst olan hayatınızı düzene koymayı başardıktan sonra karşılaşırsanız kendinizi zafer kazanmış bir komutan olarak hissediyorsunuz. hele eski günler açıldığında yüzünde hüzünlü bir ifade varsa egonuz tatmin oluyor