şükela:  tümü | bugün
  • bu basit bir denge sorunudur. dengeli giden bir ilişkide hayaller ve amaçlar farklılaştığı için uzaklaşıldıysa ve karar verilip, kırıp dökmeden ayrılınmışsa, her iki tarafın an itibarıyla yolunda giden bir hayatı varsa, hal hatır sormaktan öte bir amacı yoksa, hoşa gidebilecek bir durumdur.
    yıllar sonra bir anı sebepsiz çıkıp geliverir, bir şarkı, bir çiçek, belki bir koku ile hatırlarsınız. neden aramayasınız?
    hatırlamak belli belirsiz bir borçlanmadır. borcunuz bu kadarcıksa arayın. güzel şeyler söyleyip gülümseme yaratın. güzellikten zarar gelmez, o insanla vaktiyle çok güzel şeyler yaşadınız.
    ama ne yazık ki dengenin bozulduğunu çok geç farkediyoruz. ayrılığı geciktiriyoruz. telaşla borçlar hanesini boş bırakıp alacak hanesini şişiriyoruz. karşılıklı sıfırlanmadıkça çözülemeyecek bir alışveriş. bir ütopya.
    ıssız adam hayırsızın teki değildir belki de.
  • eğer o terk ettiyse ve seni arıyorsa muhtemelen başka birini bulamamıştır. eğer sen terk ettiysen ve seni arıyorsa o zaman seviyordur.
  • (bkz: yoklama çekmek)

    türkçe meali ise ben bir şerefsizim senin aklını karıştırmak için sana yoklama çekiyorum derdim sadece sokuş verirsen şeyime vermezsen de ekime kadar yolun var olan eylem.

    allah kimseyi böyle şerefsizlerin eline düşürmesin.
    ben böyle rezalet görmedim.
    yazık.
  • ne varki bunda, beni arıyor hep görüştük ve görüşürüz umarım, görüşmediğim de var tabi ama görsem selam veririm mutlu da olurum rastlantılar güzeldir, geçmiş bitmiş, yeni insanlar yeni hayatlar herkes kendi yolunda,kötü ayrılmak mı zorundayız, onca şey paylaşılmış,hayatınızda olduğu sürede birbirinize emeğiniz geçmiş, herkes size ölüp bitmiyor hemen kendinizi nimetten saymayın. he inatla bulduysanız hep gereksiz insanları bilemiyorum altan...
  • pek hayırlı değildir. açmayınız
  • ikinci defa yaşamış olduğum olay
    ilkindeki dönüş enteresan ve trajikomikti ( benim nazarımda) af dilemek ve ona hakkımı helal etmemi istediği için aramıştı ki bence hiç gerek yoktu. biraz ısrar etti yeniden deneyebilir miyiz diye ama çabalamanın fayda etmeyeceğini anladığında usulca çekilivermişti kendi hayatına.
    ikincisinde durum biraz farklı.
    uzunca bir süre sonra yanımda başka bir insan varken görmüştü beni, onun beni gördüğünden haberim bile yoktu. bilirdi beni hayatımda bir insan varsa onunla asla ama asla konuşmazdım, aramak için belki cesaretini toplaması gerekti belki kendine hakim oldu belki de başka bir sebep bilmiyorum, yanımda gördüğü adamla yollarımızı ayırdıktan sonra aradı.
    nasılsın diye sormak için
    sesimi duymak için
    vs vs vs
    telefonu kapatmadan " bir kahve içebilir miyiz? " diye sordu elbette dedim elbette.
    gerçekten pişman mı görmek istedim
    buluştuk
    kahve içtik
    sonra sessiz sedasız evlerimizin yolunu tuttuk.
    vedalaşırken " görüşürüz " dedi
    " kısmet " dedim, yüzü düştü.
    biliyordu çünkü beni görüşürüz demediysem eğer bir daha görüşmeyecektik.
    pişmanlığını gördüğümde ne üzüldüm, ne kızdım nede başka bir şey hissettim.
    zamanla nasılda tüketmişim kendimi ve ona olan sevgimi bende şaşırdım.
    şimdi bir çok insan yok şöyle yok böyle diye birsürü şey sıralayacak bir sürü yargı dağıtacak. yapmayın arkadaşlar yapmayın
    geçmişinize saygı duyarak selâmlayın geleceğinizi.
  • -nasılsın ?
    +iyiyim.
    -neler yapıyorsun ?
    +işte şu bu falan
    -anladım
    +öyle işte
    -peki ararım tekrar..

    kusura bakma bebek, kafana göre gidebilirsin fakat kafana göre dönemezsin :)
  • merkür retrosu olayı. dün benim de başıma geldi :) görüşelim mi diyor? tekrar deneyelim filan... çok şaşırdım, egosu tavan bir beydi kendileri çünkü.
    ayrıldığımızda aklımda kalan tek şey gururumun kırılmış olması. çok fena kırılmıştı hem de... bakın kalbim demiyorum gururum diyorum.
    o nedenle tekrar denemeye çalışmak, ilişkiye başlamak istemesi biraz iyi hissettirdi. :)
    ama asla asla asla yeniden başlamam.
  • hep retrodan sakin sakin geri dönmeyin.
  • kirli sepetine attığını sandığın donun aslında sepetin kenarından yere düştüğünü saatler sonra farketmek gibidir eski sevgilinin araması. o donu tekrar giymeyeceğinize göre, donu tekrar sepete atın dediğim olaydır.