şükela:  tümü | bugün
  • problemi devralmış kişidir. güle güle çözsündür.
  • son derece sempati duyduğum biri. benim için daima eski sevgilinin yeni sevgilisi olarak anılacaktır ama eski sevgiliye tekmeyi basıp, hem de onun yakın çevresinden biriyle evlendiğinden beri başımın tacıdır. tam da böyle bir şey olması için ah etmiştim, bekliyordum ama kendisi bunu gerçekleştirdi nihayetinde. nasıl sevmem?

    evlendiğinden beri gözüme çok güzel görünmeye başladı. facebook'ta gördüm. gelinlik nasıl da yakışmış. peri kızı gibiydi. prensesim benim.
  • ağır ibnedir. hatta eski sevgilim ibnenin önde gidenidir.

    edit: yanlış anlaşılma olmasın arkadaşlar ben de ibneyim.
  • insanin her gun kafa atarak uyanmak istedigi ki$i. dogru veya yanli$, bu $emayil bir hissel durum yaratan $ahis. eski sevgilinin memelerinin yeni hakimi.
  • beraber olduklarını öğrendiğiniz ilk anlarda size kabus gibi gelecek ama sonradan zamanla sike sike alışılacak olayların öznesidir bu kişi. şöyle ki;

    - eski sevgiliniz sizinle yapmayı planladığı şeyleri hayellerinizi onunla yapacak. bunlar tabi ki orijinal gibi gösterilecek.

    -bir şekilde sizinle yapılamayan ama deli gibi istediğiniz şeyler bu yeni sevgiliyle yapılacak.

    -ona da tabiki aşkım denecek. ya da size nasıl sesleniliyorsa.

    -bir eski sevgili olarak içinde bulunduğunuz bir olayda sizden "bir arkadaş" olarak bahsedilecek.

    -sizinle olduğu kadar ateşli sevişilecek, sote yerler, boş evler aranacak. ona da hayatımın erkeği diye haykırılacak. seks ve yeni sevgilinin ter kokusunun doldurduğu yatakta sizin kokunuz bir güzel unutulacak.

    - gram gram hatta kilo kilo vicdan bile olsa yastığa kafa konulduğunda aslında sizi hiç sevilmediniz, tek adam, tek gerçek yenisi diye düşünülecek.

    - siz sarışın yeşil gözlüsünüzdür. o, en alakasız kara kaş kara göz hırt bir adamdır. ne alaka? diye soracaksınız her türlü. saçma işte. cevabı eski sevgilinizde de değil. aşkın gözü kördür diye dolaşıp duruyoruz.

    - aynı şehirde olacaksınız belki. bir yerlerden el ele çıkınca ne yapacağım diye düşüneceksiniz günlerce. ama aynada çalıştığınız gibi olmayacak tepkiniz. hala kafanızdaysa eski sevgili küçük emrahtan farkınız olmayacak. aman sinirlenip yeni sevgiliye atar yapmayın. mümkünse dayak yiyin zaten. kadınlar kavga kaybeden romantik erkeklere bayılırlar. şaka şaka.

    -bol bol selfieler, fotolar göreceksiniz. hayatımla şurada, aşkımla bilmem nerede. bunu yapan da genelde sizin eski sevgiliniz olacak. siz de kendinizi nispet yapıyo yea diye teselli edeceksiniz. ama çatır çatır sevişiyolar işte o da mı nispet?

    sanırım bütün aklıma gelenler bunlar. size iyi aşk acısı çekmeler. yeni sevgiliden siklenmeyen insan olarak bahseden yazarlara da buradan selamı bir borç bilirim. siklemediğiniz kişi için başlığa gelmek bence abesle iştigal çünkü. teselli falan aramayın bu adamla ilgili, bırakınız yapsınlar, bırakınız sevsinler, sevişsinler.

    son olarak çirkin, öküz, hödük, şebek diyip tipiyle dalga geçmeyin. belki zenci siki vardır adamda. herşeyi cinselliğie vurduğumun farkındayım. can dündar'ın yazısında okumuştum; erkekler eski sevgilileri sevişmesin ister, kadınlarsa eski sevgilileri sevmesin ister diye. işte özet bu aslında. bir eski sevgili hayal ediyorum ki ne kadar vajinusmus bir o kadar aseksüel. ne güzel olurdu.

    bütün bu yazıyı erkek bakış açısıyla yazdım. zaten bir erkek olarak kaygılarınıza bakın bu yeni sevgiliyle ilgili; kaygılar genelde seksle ilgili. böyle o da dokunucak, öpecek falanla masumlaştırıp romantikleşmeyin. gerek yok kandırmaya kendinizi. en kötüsünü düşünün işte. usul usul bile değil. çatır çatır sevişiyorlar.

    boşverin.siz sevgiden, sevilmekten umudu kesmeyin. hakedilecek bir insan olmaya çalışın. buna kendinizi ikna edin. sizin de yeni sevdiğiniz olsun.

    edit: buradan eski sevgilimin doğum gününü kutluyor, yeni sevgilisiyle lanet bir doğum günü geçirmesini diliyorum. dayanamadım.
  • o seni daha çok merak edecektir, merak etme sen yeğen.

    sorularda, yalanlarda, gidilemeyen mekanlarda, dinlemeneyen şarkılarda sen olacaksın, o değil.
    konuşmak istemiyorumlarda, kapanan telefonlarda.
    aldığı nefeste, dokunduğu tenlerde.
    en paranoyak duygularda, başrolde.

    huzuru kaçıran sen olacaksın, sen.
    keyfine bak kardeş.
  • bir toz zerresi kadar kıskanmadığım insan. artık olgunlaşmış bireyler olarak bir şekilde hayatımıza devam etmemiz gerekiyor. onu kıskanıp kıskanmadığımız ne yazık ki gerçekleri değiştirmiyor tabiki. sonuç olarak hayat bir döngü ve sürekli sevdiğimiz insanlarla olacağız diye bir kural da yok. birisi gelir birisi gider bu böyle. o yüzden en mantıklısı gerçekleri olduğu gibi kabullenmek, kıskanmak gibi bir çocukluğa girişmemektir.

    not: şaka lan şaka. umarım ölür o oç.
  • ben fotoğrafını görmüştüm gayet tipsizdi orospu çocuğu. heheh küfür etmesi en zevkli insan budur heralde. ah ah karşı karşıya gelemedik.
  • facebook'ta fotoğrafını görür görmez ısındığım insan. acaip gelecek ama yakınlık hissediyorum. kendimden bir şeyler buluyorum sanki yüzünü görünce. götüme benziyor, ondan galiba.
  • ölüm gibi gelir ama öldürmez.
    sadece bir tek fotoğraf görmüştüm; içinde o'nun ve birkaç kişinin olduğu. hem bizim daha görüştüğümüz zamanlardı o zamanlar, hemen birini bulacak hali yoktu sanki. öylesine bir fotoğraf işte.

    yine de ben ilk gördüğümde, "bu kız" dedim. işte, yeni sevgilisi olacağını anlamıştım. hatta hemen bir arkadaşıma, "bu kız onun sevgilisi olacak, iddiaya girelim mi?" dedim. "yok artık paranoyaksın saçmalama alakası bile yok" demişti o da. hey gidi. ama anladım ben işte. samimi bir poz olmasına gerek yoktu, o'nu o kadar iyi tanıyordum ki, tek bir bakışından, belki de tek bir ifadesinden o kızla aralarında bir şey olacağı ortadaydı benim için. kız güzel miydi bilmiyorum, dikkat etmemeye çalıştım açıkcası. benim tam tersim olduğu kesindi.

    günler geçti ve geçti, arkadaşları, "o'nun biri var hayatında, sana söyleyemedik" dediler. kim olduğunu bilmiyordum o yeni sevgilinin. ne diyeyim, öleceğimi sandığım an, o andı herhalde. kim olduğunu bilmesem bile, bildiğim ya da inandığım, benden daha güzel, daha akıllı ve daha sevecen olduğuydu. zaten buna odaklanmıştım en çok. asıl en önemli noktayı unuttum; o'nun yeni sevgilisini benden daha çok sevdiğiydi.
    bu noktada bana koyan hangisiydi emin değildim. o'nunla olma şansına sahip bir kız olması mıydı, tatile çıkıp eğlenmeleri miydi ya da en mutlu zamanlarını geçiriyor olmaları - ki benle en zor dönemlerinden geçiyordu- mıydı bilemiyorum. bu kadar mutlu.. nasıl olur ya? olabilemezdi yani.
    her türlü sosyal ortamdan çok rahat bir şekilde ilişkilerini gözlemleyebilme ihtimalime rağmen, bir kere açıp bakmadım, her şeyi gözümün önüne sürebilecek o tuşa basmadım. merak etmiyor muydum? ölüyordum meraktan ama görsem de ölecektim. lan mutlular.. nasıl çekemezsin mutlu olan insanları?
    sonra bir gün bir şekilde görmek zorunda kaldım yeni sevgiliyi. uzunca bir süre görmemek için kasılıp dur sonra tesadüfen gör olacak iş değildi. zaten adı artık yeni sevgili değil, o'na göre gayet de uzun süreli sevgiliydi. neyse, sonuçta çook mutlu olduklarını gözümle gördüm, inandım, 3 kere söyledim, hazmettim ve kabul ettim.
    sandığım kadar ölüm olmadı işte, hayat devam etti her türlü.
    aylar önce gördüğüm fotoğraftaki kız mıydı, evet oydu. ha güzel miydi? güzeldi diyeyim de kıskandığım düşünülmesin. akıllı mı, orası kesin. hmm, ayrıca çok da güzel gülüyordu.

    o gün bu gündür, eski sevgililerin fotoğrafları canımı sıkar. içlerinden birileri yeni sevgili olacaktır çünkü..