şükela:  tümü | bugün
  • ilk olarak 1934 yılında yazılan ve atatürk’e sunulan uygur sözlüğü adlı eserin genişletilmiş hali olan kitap, eski uygur türkçesi sözlüğü ismiyle 1968 yılında düzenlenerek tekrar basılmıştır. bu sözlükte sözcük sayısı ilk esere göre iki kat artmış ve yaklaşık 7500 sözcüğün anlamı verilmiştir. önsöz ve kısaltmalar bölümünden sonra sözcükler ve anlamları verilmeye başlanmıştır. ayrıca kitabın sonunda düzeltmeler bölümünde baskıdan kaynaklı yapılan hatalar düzeltilmiştir.

    eski uygur türkçesi sözlüğü’nde, orhun türkçesine nispetle yad kelime unsurlarını daha cömertçe besleyen uygur türkçesinde kullanılan arapça, farsça, çince, moğolca, pehlevice, sanskritçe, suryanice, tibetçe, toharca ve yunancadan alınan ödünçleme sözcüklere yer verilmiştir. bu kelimelerin anlamlarının karşısına kelimenin orijinal dilindeki yazılışı da gösterilmiştir:
    burkan: < skr. buddha ‘burhan’
    long: < çin. lung ‘ejder’
    isman: < tib. sman ‘ilaç türü’
    ömän: < moğ. ümän ‘kanser’

    caferoğlu’nun hazırladığı bu eserde dikkat çeken bir husus da “kapalı e” sesinin transkripsiyon sisteminde ayrı bir harf ile gösterilmemesi “açık e” sesini göstermek için kullanılan ä harf ile temsil edilmesidir. türk dilinin tarihsel seyri incelendiğinde “kapalı e” sesi ile ifade edilen kelimelerdeki “kapalı e” sesinin yerine bu eserde bazen “açık e” bazen de “i” seslerine karşılık gelen harfler kullanılmıştır.
    tämäk: demek (aynı zamanda timäk olarak da kullanılmıştır.)
    tägin: tigin (aynı zamanda tigin olarak da gösterilmiştir. bu eserde ikili yazım
    örneğidir.)
    kiçä: gece (sadece bu şekilde kullanılmıştır.)
    käymäk: giymek (sadece bu şekilde kullanılmıştır.)

    caferoğlu eski uygur türkçesi metinlerindeki nazal n sesini transkripsiyon harflerine aktarırken ng olarak yazmıştır. bu sesin türk dilinde tek bir geniz sesinin ifade ettiğinin gösterilmesi için tek bir harf ile gösterilmesi gerekirse ng olarak tek bir ideogram ile gösterilmesi yerinde olur. türk alfabetik sıralamasına göre hazırlanan sözlükte k sesi q sesinin olması gerektiği yerde olmuştur. ses denkliği olan kelimelerde, kelimenin diğer hali de gösterilmiş ve sözlükteki o madde başına yönlendirme yapılmıştır:

    ädgülük= ädgülüg
    bulut= bulıt
    abın= ävin

    bazı kelimelerin karşısına antroponim, yer adı, toponim gibi açıklamalar yapan caferoğlu, sözlükte geçen kelimelerin büyük çoğunluğunun hangi metinlerden aldığını ayrıca belirtmiştir. eski türk hukuk vesikaları, türkische turfan, prens kalyanamkara ve papamkara, altun yaruk, manichäische erzähler gibi kaynaklardan alınan sözcükler verilmiştir.