şükela:  tümü | bugün
  • bu istek birçok kişide mevcut olmakla birlikte, hep bir kraliyet ya da saltanat mensubu, bir sanatkar, bir sıradan olmayan insan rolünde hayal edilir. ya da bana öyleleri denk geldi hep.
  • (bkz: i love 70's)

    (bkz: ben ben ben)
  • 6 milyar yıllık evrende akp dönemine denk gelmek ile doğrudan bağlantılıdır.
  • günümüz kızlarından tersoyu yemiş arkadaşların eski zaman kızlarına sulanma çabasıdır.
  • midnight in paris filminde de işlenmiş olan konudur.
    filmde protagonist eski zamanlarda yaşamakla kalmaz, dönemin * öne çıkan kişilikleri ile görüşür, sohbet eder, onları bize kanlı canlı gösterir. lakin yazar olan gil (owen wilson) gerçekten zamanda yolculuk mu yapar? yoksa gördüklerimiz onun hayal dünyasında mı gerçekleşir? sorunun cevabından çok, bunu sunuş şekli gerçekten kayda değer bir filmdir.
  • bazen çok ciddi bir şekilde istediğim şeydir.

    eski insanlar bence hayattan doyum alıyorlardı. çünkü bence şu zamanda insan olamıyoruz. zamandan tasarruf etmemizi sağlayan teknolojilerimiz var. mekandan tasarruf etmemizi sağlayan beton yığınları dikiyoruz. ama gittikçe bu hengamenin içinde kayboluyoruz. kendi yapay ışıklarımızı ürettik. şehirlerimizi mücevher gibi aydınlatıyoruz. ama gökyüzündeki en doğal ve en zarif ışıkları göremez olduk. olur da şehirden uzaklaşır ve uzayın eşsiz manzarasına tanık olursam adeta büyüleniyorum. biz aslında doğayı hiç olmadığı kadar özlüyoruz. gece kulüplerinde tempolu müzikler eşliğinde vücudumuza aldığımız uyuşturucu maddeler bile bizi tatmin etmiyor. hepimiz doğanın güzelliğine açız. çünkü dünya'nın ve evrenin tüm güzellikleri insanoğlunun ihtiyaç duyduğu hazzın kaynağı.

    tabi eski zamanda yaşayıp ishalden ölmek de vardı. öyle düşününce de vazgeçiyorum.
  • beni mütemadiyen içine çeken, koca bir kara delik..
  • çocukluk fantazimdi. tabii bu konuda okuduğum tarihi kitapların ve geleceğe dönüş filminin etkisi büyük. yalnız sonradan okudukça eski çağların herhangi birinin günümüzden cidden karşılaştırılamayacak denli boktan olduğunu öğrenince, yaşadığım çağa şükrediyorum zira bir sürü önemsiz hastalıktan, bitmek bilmeyen savaşlardan, kıtlıktan, susuzluktan, hatta çürük dişin enfeksiyon kapmasından bile ölmek çok kolay. yaş ilerledikçe böyle romantik, çocukca fantaziler solup gidiyor valla.

    yine de bi gidip istanbul'un roma dönemindeki halini görmek fena olmazdı.

    edit: sözlükte konu ile ilgili şöyle bir başlık varmış (bkz: ortaçağda yaşamayı isteme nedenleri)
  • ortaçağ falan değil de, mucitlere fikirlerinin ve icatlarının ne hale geldiğini göstermeyi çok isterdim. onlar bilgisiyle bizi 2 saniyede döver tabi ama, bir tesla'ya aha wireless charge aha internet her yerde bak böyle böyle demek, bir wright kardeşlere aha f 22 raptor, aha airbus a380 demek, ne bileyim bir jack parsons'a abi bak reusable falcon roketlerine demek, bir alan turing'e supercomputer göstermek.. çok heyecanlı olurdu heralde.
  • bende de var olan istek. keşke şimdiki yaşlarımı 60'larda yaşasaymışım diyorum. hem o zamanlar mesleğim daha itibarlıydı, hem de memleketin günümüzdeki rezil halini görmeden dünyadan geçip gitmiş olurdum. erkin koray, orhan gencebay, müslüm gürses, neşet ertaş'ı taze taze, pikaptan dinlemek de cabası. *