şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 1911 yılında antropolog franz boas tarafından yazılan bir makalede, tartışmalı bir biçimde, inuit dilinde (eskimo dili) karı imleyen ve ayrı köklere sahip 4 ayrı kelime olduğunun belirtilmesiyle başlayan ve o tarihten itibaren bir yandan yayılırken bir yandan da karı imleyen kelime sayısının arta arta yüzlü rakamlara ulaştığı bir asılsız söylenti.

    günümüzde konunun uzmanları tarafından yapılan cömert sayımlarda bile karı imleyen ancak bir düzineye yakın kelime ortaya konulabilmektedir ki ingilizcede de o sayıya yakın kelime ortaya konabilir.

    böyle bir söylentinin bu kadar dallanıp budaklanmasının sebebi belki de insanların kendi kültürlerine yabancı kültürleri abartılı bir biçimde değerlendirmeye olan temayülleridir.

    (kaynak: steven pinker; language instinct)
  • aborijin dilinde kum için yüze yakın kelime olması gibi bir şey
  • amazon yerlileri'nin dilinde yeşil için yüze yakın kelime olmasına benzer olgu.
  • insana türkçe'de cinsel münasebet için kullanılan yüze yakın hatta daha fazla kelime olmasının sebebini sorduran olgu...
  • türkçe'de "ayı"lar hakkında söylenmiş olan:

    "ayının yüz türküsü varmış, doksan dokuzu armut üstüne" sözünü anımsatan hadise.
  • semantics dersinde hocamiz eskimo dilinde kar icin bir cok kelime var.arapcada deve icin var. ingilizceden ornek verecek olursak "seytan" icin var .peki ya turkcede ? diye sormus ve gayet trajik bir bicimde yanitlamisti.maalesef turkcede buna ornek olarak bir tek kadinlarin hafifmesreplikleriyle ilgili ornekler verebiliyoruz.(kasar,motor,sillik,yosma vs.vs.)
    edit: argo kelimeleri saymazsak tabii..gerci yine de turkcedekilerin hepsi belden asagi.
  • les, oss ve benzeri sinavlarin turkce sorularinda paragraflarca anlatilan durum.
  • eksi sozlukte ayni bilgiyi vermenin yuze yakin degisik baslikla mumkun olmasi kadar gercek olmayan bir sey.

    gene de kelimeleri yuze yakin tutmamakta fayda var, cildi bozuyor.
  • antropologları kelime sayan adamlarmış gibi göstermek için uydurulmuş bir yalandır.