şükela:  tümü | bugün
  • gitmeden önce yok şöyle güzel yok böyle güzel diye övünülen şehire gidelim dedik.

    bir gittik ne gezilecek yer var ne bir şey. bir tane park yapmışlar onu mu gezek yani.

    bi porsuk nehrinin geçtiği yerler güzel onu es geçmeyelim.

    velhasıl bu şehri şişire şişire bir hal olmuşlar. iğnesi elimde patlatırım bir şey kalmaz size.
  • ankara'nın türkiye'nin başkenti olması kadar doğrudur.

    gayet tabi bazı, birkaç sebebimiz de var bunu kanıtlayacak.

    biraz olumsuz yönlerinden bahsedeceğim.

    1.kalabak suyu:

    yerel markadır ve ülkenin en kaliteli 2. suyu sanırım.
    burada çeşme suyu içilmez, en fazla elini yıkar, banyo yaparsın.
    ve bu damacanayı her sabah dağıtan arabaların müziğine herkes aşikardır ve seveni yoktur.
    hatta birkaç yıl önce sözlü müzikli kulak sikermiş öğlene kadar bu suyu satan arabalar.
    üzücü.

    2.kullanma suyu:
    kartınız vardır ve gidip muhtelif duraklardan yükleme yaparsınız.eğer 10 lira yüklediyseniz muhtemelen bir gün gelecek ve varsa evinizde içme suyu olan kalabak ile duş alacaksınız ya da daha pisi bokunuzu temizlemeye çalışacaksınız.muhtemelen az gibi görünse de 1 aylık su ihtiyacı götümüze giriyor.
    üzücü.

    3.jet meselesi:

    bu insanda insaf bırakmaz, yine sabahtan öğlene kadar hatta akşamları da.
    herkes jetlerin geçişi esnasında ana avrat küfreder birbirine, sinirini çıkartır ve sonra konuşmaya devam ederler.
    üzücü
    apartmanların kat sayısı ve kiralar:

    sanırım az katlı olmasının sebebi de bu jetler, hava sahası meselesi filan, olmaya da bilir.
    sonuç olarak bir katta en az 3 daire vardır ve tülin şahin'in götü kadar olan eve 400-500 lira arası para verirsiniz.
    üzücü

    4.havası ve rüzgar şeysi:
    yani yapacağınız şehri sikeyim.soğuk seven insan bile bıkıyor.
    zaytung zamanında buz kütlelerinde donan penguenler olduğunu söylemişti.
    hava zaten fena halde düşük sıcaklıklarda üstüne bi de hiç durmayan soğuk rüzgar eklenince çekilmiyor.
    eskişehir adını buradan alır, es ki şehir olasından türemiştir: eskişehir.
    havan kime eskişehir!
    üzücü.

    5.bisiklet yolu filan:
    aytaç eski adıyla seylap caddesi, bisiklet yolu barındırır.
    ve kaldırımda ya bisikletliler olmalıdır ya da yayalar, yoksa sığamazsınız.
    üzücü.

    6.dar kaldırımlar:
    misal üniversite caddesi, 2 adımlık kaldırım barındırır, 2 adımlık da toprak.
    ama toprağın bakımı yapılmaz, kuru dallar görürsünüz en fazla ve bazen de o olanı işgal edip oturan insanlar.
    üzücü.

    7.sokağa çöp atmak:
    eskişehir insanının yapmak zorunda bırakıldığı durum.medeniyet yolunda fazla etkinlik yapılsa da sokağa çöp atmak zorunda bırakılan insanların barındığı bir şehir bence medeni olamaz.zaten o kadar salak insanımız var yere çöpünü atan -ki bunlardır işte öğrenci şehri geyiğini oluşturanlar da- bir de biz atalım, iyiymiş.ulan sokakta çöp kutumuz yok ama insanlar belediyeyi öve öve bitiremiyor.
    araçlar akşam saatlerinde toplar çöpleri ve her 20 adımda bir sokaklarda karşınıza çöplük çıkar, emin olun.
    üzücü.

    8.kar meselesi çapında belediyecilik:
    bu yıl fena halde kar yağdığı ve onun da uzun süre sokaklarda kaldığı malum.bir belediye çalışanı ise tepebaşı başkanının kadınları gezdirmek dışında bir şey yapmadığını söyledi hatta kendi karısı da geziyormuş üstüne bir de haftasonu pikniğe gidiyormuş.
    üzücü mü?

    9.öğrenci şehri değil:
    sadece payda nüfus pay öğrenci olunca oran fazla çıkıyo, o kadar.yoksa toplam öğrenci sayısında selçuk'tan fazla değildir.
    bir diğer durum da özgü namal'ın götü kadar yerde öğrencilerin tıkanmış olması, bu öğrenci şehri demek mi yani?

    filan falan.

    .hatırladığım tek olumlu tarafı bu şehrin, kültürel etkinlikleridir.daha fazlası değil.
    .hadi bir de otogardaki tuvaletlerin ücretsiz olması diyelim.
  • la bu eskişehir size ne etti?
  • altına imzamı atarım.
    genelde anadolunun değişik köşelerinden gelmiş üniversite öğrencileri tarafından şişirilmesi durumu. adamlar geldikler nahiyede bişey görememişler, evden de uzaklar istediklerini yapıyor ediyorlar, sonra aa biz burayı çok sevdik. doğru sevebilirsiniz de çok üflemezseniz güzel olur, şişiyor.
  • tartışılamaz bir gerçektir. hafta sonu gittik gördük. gezilecek pek bir yeri yok. odunpazarı'nda birkaç eski, nostaljik evleri var -ki bunlardan her şehirde var zaten- . yine o civarlarda alakasız saçma sapan müzeler var, sırf gezilecek yer olsun diye koymuşlar resmen. hayatımda bu kadar sıkıcı ve gezmesi bu kadar kısa süren müzeler görmedim. balmumu heykelleri müzesi dışında ilgimi çeken müze yoktu.

    barlar sokağı deseniz, bayburt hariç olmayan şehir kaldı mı artık? cafe dolu sokakları gezin diye önerdiler ya resmen. sanki geldiğimiz şehirde cafe yok. sürekli eskişehir öyle güzel böyle güzel diye övüyolardı. sıradan bir anadolu ve öğrenci şehri. hiçbir esprisi yok. tüm şehri 2 saatte gezebilirsiniz. hatta bi ara eskişehir'e gidelim diye plan yaptıysanız hemen değiştirin. doğu anadolu bile ordan daha güzeldir.
  • gelmeyin la valla gelmeyin. evet evet doğu anadolu daha güzel. oraya gidin. çok korkuyorum hepiniz birden gelivereceksiniz diye.

    `edit:`
    evet eskişehir 20 asırlık kültür merkezi bir şehir değil. roma istanbul gibi şehirlerle karşılaştıramazsınız. floransa gibi sizi stendhal sendromuna sokmaz. çünkü eskişehir, eskişehirdir. 20 yılda kalkınma mucizesi göstermiş bir anadolu şehridir. 20 yılda batı avrupanın lalettayin bir gelişmiş şehrine taş çıkaracak kadar modernleşmiştir. sanayisi vardır, eğitim seviyesi yüksektir, yaşam kalitesi yüksektir. adeta çölün ortasında kültür vahası gibi yükselmektedir. operası, müzeleri, park ve bahçeleri, tramvayı, altyapı sistemi, adaları, madaları sizi oyalamak için değil, eskişehirliler yaşasın diye varlar. zira popülist turizmin mahvettiği nice köy kasaba gördük. onlardan biri olmamalı eskişehir.
  • doğrudur. balondur.
    ancak halihazırda yapılmakta olan sakarya meydan muharebesi alan araştırmalarından sonra sanırım eskişehir şatosuyla değil bağrında yatan şehitleriyle anılacak daha doğrusu gerçek anlamına kavuşacak. bakalım. hayır sen koskoca sakarya meydan muharebesini es geçip masal şatosu yap, barlar sokağınla balmumu müzenle filan övün. bence asli kültürü iğdiş edilmiş bir şehirdir eskişehir. daha çok anadolu üniversitesine ve çevresine yatırım yapılmış bir konserve şehir. neyse o kadar da gömmeyelim hadi. bildiğin botanik park. porsuk da yer yer baya iyi. o bakımdan büyükerşen'i tebrik ediyorum. çok iyi bakıyor çevreye. gerçi bazı bölgeler bakımsızlıktan ölüyor ama onu da pek anlayamadım. baya bildiğin favela mantığı gibi izbe. hizmet götürürken adam ayırıyorlar galiba. şu iş de şu ülkeden bi kakmadı gitti. sittin sene de düzelmez herhalde.
    ayrıca onca öğrencisiyle her gün tramvayında insanlar konserve balık gibi seyahat ediyor. kimse de demiyor, bu tramvaylar niye bu kadar küçük?. oyuncak tren gibi.. gelen; sıkışın sıkışın, aha bak şurda biraz yer var, ileri gidin sağa gidin, sola gidin... bir de üçüncü üniversite yapılacakmış. pes. şu tramvayları bi elden geçir önce.
  • geçenlerde bambaşka bir sebeple benim de aklıma gelmiş durum. hiç gidip görmedim ama anlatıldığı kadarıyla meşhur bir yemegi yok, tarihi eski değil, coğrafya ve doğasında bir numara yok, cafe falan deniyor o da her yerde var zaten.
    kısaca dümdüz ozelliksiz bir yer gibi görünüyor, muhtemelen burada bulunan her şeyin daha iyisi başka bir şehirde vardır.
  • tabi şişirilmiş balondur(!)

    zira yozgat, çorum, tokat ve hatta ankara'da her yer tema parkı, çayır çimen, gezi alanı,

    yok paris'ten londra'dan geldiysen eyvallah da türkiye'nin herhangi bir yerinde yaşarken bunu yazıyorsan sıkıntı.