şükela:  tümü | bugün
  • eskisi kadar özlemiyorum seni,
    git gide daha da artıyor.
    tam unutmaya başladığım anlarda
    beraber geçtiğimiz yolları
    oturduğumuz bankları gördüğüm gibi
    gözlerim dolar.
    ağlayamam da doya doya
    yanımda olsan yeterdi aslında ellerini tutamasam da
    gözlerine bakmak yüzünde biraz olsun tebessüm görebilmek yeterdi..
  • eskisi kadar özlemiyorum seni
    boşluk?
    boşlukları bir kenara bıraktım
    dalmıyorum artık eskisi kadar
    güldüğüm anlarda sesim
    bir bıçak gibi saplanmıyor artık
    içime en derine
    çünkü gülmeye devam edebiliyorum
    insan yaşıyormuş
    en azından öyleymiş
    insan nefes aldığını çok geç fark ediyormuş
    yaşamıyorum derken bile
    şimdi bir ünlem iyi giderdi buraya ama boşver
    zaten eskisi kadar özlemiyorum seni
    kabul arasıra aklıma geldiğin oluyor
    ne zaman bir sigara yaksam
    ne zaman bir bardak çay içsem
    ama alıştım artık
    çünkü bunları yapmadığım bir zaman dilimi yok
    tek yaptığım sigarayı ve çayı içmek
    en sevdiğim üçlü biziz
    yanlış anladın
    çay sigara ve ben
    ama sen yine de şiir de geç bunları
    aklımda hep aynı soru
    dönüp duruyor göç edenler gibi
    ben ne yapıyorum
    diyor kendim, kendime
    uzatsam çok uzun bir şiir olur bu
    olur olur
    insan acılarını uzatırsa
    kimse almak istemiyor
    herkesin yeterince acısı var
    o yüzden uzatmıyorum
    eskisi kadar özlemiyorum seni
    çünkü eskiden çok az özlüyormuşum seni
    artık eskisinden daha çok özlüyorum seni.
  • " eskisi kadar özlemiyorum seni,
    ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..
    adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..
    yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
    biraz yorgunum..
    biraz kırgın..
    biraz da kirletti sensizlik beni !
    nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
    ?iyiyimler? yamaladım dilime.
    tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
    hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
    gel diye beklemiyorum artık,
    hatta istemiyorum gelmeni..
    nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
    arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
    benim derdim yeter bana banane !
    alıştım mı yokluğuna ?
    vaz mı geçiyorum, varlığından ?
    tedirginim aslında,
    ya başkasını seversem ?
    inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem.. "

    tanım: özdemir asaf'ın beni hüzünlere gark eden şiiri. evet ben de özlemiyorum eskisi kadar.
  • eskisi kadar özlemiyorum seni,
    ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda.
    adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor.
    yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
    biraz yorgunum.
    biraz kırgın.
    biraz da kirletti sensizlik beni!
    nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
    “iyiyimler” yamaladım dilime.
    tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
    hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni.
    gel diye beklemiyorum artık,
    hatta istemiyorum gelmeni.
    nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
    arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum.
    benim derdim yeter bana banane!
    alıştım mı yokluğuna?
    vaz mı geçiyorum, varlığından?
    tedirginim aslında,
    ya başkasını seversem?
    inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem.

    bir özdemir asaf şiiridir.
  • özdemir asaf'ın bıçaklayan şiiri. kan sızıyor kalbimden mideme. eskisi kadar özlemiyorum seni eğer inanırsan.
  • edebiyata ayıp etmiş gibi olacağım lakin, bunu yapmak zorundayım:

    eskisi gibi özlemiyorum artık seni bilinçaltı temizliği yaptırdım, unuttum. ehehe.
  • "eskisi kadar özlemiyorum seni,
    ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda.
    adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor.
    yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
    biraz yorgunum.
    biraz kırgın.
    biraz da kirletti sensizlik beni!
    nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
    “iyiyimler” yamaladım dilime.
    tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
    hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni.
    gel diye beklemiyorum artık,
    hatta istemiyorum gelmeni.
    nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
    arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum.
    benim derdim yeter bana banane!
    alıştım mı yokluğuna?
    vaz mı geçiyorum, varlığından?
    tedirginim aslında,
    ya başkasını seversem?
    inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem..." özdemir asaf

    özdemir asaf şiiri olup olmadığımdan emin olamadığım şiir. bütün şiirlerini okumadım ama çoğunu okudum. "özlemiyorum" değil "özlemeyorum" der mesela, "diyorum" demez "deyorum" der. ünlü daralması yoktur onun kullandığı fiil mastarları çekimlenirken.

    yukardaki şiiri de internette buldum. özdemir asaf'ın şiirlerine göre biraz uzun, onun kısacık iki-dört dizelik şiirlerine göre biçimsiz geldi.

    bilemedim.
  • özdemir asaf'ın yangınıma körükle daldığı şiir.
    özlemiyorum tabii.
  • şiir özdemir asaf' ın mı bilmiyorum, akşam eve gidince çiçek senfonisi kitabına bakıp onun olup olmadığı konusunda bir edit eklerim bu entrye ama çok kötü şiir. arabesk, ağlak bir şiir. yani herhangi bir lise öğrencisi boş bir derste platonik aşığını düşünerek 30 dakikada yazabilir bunu. son iki mısra hariç tek bir cümle yok ki benim nazarımda bir şiire mısra olmayı hak edebilsin. bakın şiir özdemir asaf' ın da olabilir o zaman da yorumum değişmeyecektir. sonuçta çiçek senfonisi kitabında sevmediğim, kötü diye tanımladığım pek çok şiir var ama tam tersi, harika dediğim şiirler de var. o harikalardan birini bırakayım ve akşama edit yazmak kaydı ile bu entryi burada bitireyim;

    (bkz: mum aleviyle oynayan kedinin öyküsü)

    bir mum yanıyordu bir evin bir odasında
    o evde bir de kedi vardı.
    geceler indiğinde kendi havasında
    mum yanar, kedi de oynardı.

    mumun yandığı gecelerden birinde
    kedi oyunlarına daldı.
    oyun arayan gözlerinde
    mumun alevi yandı,
    baktı,
    mumun titrek alevinde
    oyuna çağıran bir hava vardı.

    oyunlarını büyüten kedi büyüdü
    kendi türünde çocukcasına,
    döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
    geldi mumun yanına, oyuncakcasına.
    bir baktı, bir daha, bir daha baktı
    mumun alevinin dalgalanmasına
    uzandı bir el attı.
    bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı..
    ilk kez gördüğü mumun yakmasına
    inanmayacaktı.

    kedi, oyunlarında büyüyordu,
    mum, üşüyordu yanmalarında.
    zaman ikili yürüyordu
    aralarında.
    bir ayrışım görünüyordu
    birinin yanmalarında
    öbürünün oynamalarında.

    kedi oyunlarında büyüyordu,
    yitirerek gitgide oyunlarını.
    mum küçülüyordu yanmalarında,
    yitirerek gitgide yakmalarını.

    oynarken büyüyen kedi yanacak,
    aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
    küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
    büyüyen yana yana anlayacaktı.

    bir mum yanmasından
    ve bir kedi oyunundan
    kaldı sonunda
    bir gecenin tam ortasında
    bir evin bir odasında
    göz-göze susan
    iki insan.

    mum yandı bitti,
    kedi büyüdü gitti.
    oyunlar karıştı gecelerde
    suskun uykusuzluklara.

    o iki insandan, sonunda
    birinin anılarında kedi,
    birinin dalmalarında mum
    kaldı gitti.

    nerede bir mum yansa şimdi,
    nerede oynasa bir kedi,
    birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri..
    bugün dün gibi oluyor,
    dün bugün gibi.
    mum ellerimi tırmalıyor,
    belleğimi yakıyor kedinin elleri.

    edit: özdemir asaf' ın tüm şiirlerinin yer aldığı çiçek senfonisi isimli kitapta bu isimde bir şiir yok. başka isimde varsa bilemem ama umarım yoktur. çünkü çok kötü bir şiir bu.