şükela:  tümü | bugün
  • eşlerin kazandığı parayı birbirinden saklaması, ortaya açıkça ortaya koymaması durumudur.
    evin ortak giderleri taraflardan birince karşılanır, alışveriş yapılır, tatile gidilir.
    ancak, kimin ne kazandığı muammadır.
    pratik olarak sorun çıkarmasa da sakıncalıdır.
    taraflardan biri bir kısım kazancını ailesine aktarır.
    güvensizlik ve şüphe dolu bir durumdur.
    evliliği çekilmez hale getirebilir.
    ayrıca komünizme de aykırıdır.
  • genelde ana kazananın (ki genelde erkek olur) evin tüm masraflarını kazanıp, yan gelirin (genelde kadın olur) aldığı maaşı kendi kredi kartına yatırmasıyla ortaya koyacak bir şeyin kalmamasında oluşur. yani ben en azından evliyken öyleydi. hanımefendi 200 liralık mascara kullanırken ben arka tarafta arkadaşlarımla çay içecek parayı bulamadığım günlere vesile olmuştur. büyük dengesizliktir. kazandığın para eşit olmayabilir ama o oranda yükün altına girilmelidir.yıpratıcı

    edit: boşandım yahu
  • kötü günler icin biriktirilen paralar olabilir..
  • feminizm'in suçudur.

    erkeklerin avantajlarını (para kazanma ekonomik özgürlük vs) isterken dezavantajlarını (aile bütçesine katkı sorumluluğu) almak istemeyen marjinal feminist kafanın (veya bildiğin bencilliğin) ürünü bir durumdur.
  • kadın erkek eşittir derler ancak söz konusu eşitlik maddiyata dayanınca "sen erkeksin kadınına paramı ödeteceksin??" gibi abuk argumanlar başlar. kusura bakmayın hanımlar alnımızda enayi yazmıyor.

    not: evet evliyim ve eşimle bu tartışmayı yaşadık şimdi aklını başına aldı. yok öyle kazandığım parayı sadece kendime harcayayım erkek geriye kalan herşeyi öder nasılsa diye bir zihniyet...
  • karşılıklı güvensizlik ve aşırı bencillik eseridir.

    insanlar yakınlarından nasıl para saklar ya da parasını bile sakladığı insanla nasıl beraber olurlar hiç anlamıyorum.

    biz öğrenciyken 3 arkadaş yaşıyorduk. ailelerimizden gelen para da sağdan soldan kazandığımız 3-5 bir şeyler de eşit değildi. fakat ortadaydı. kimse kimseden fazla harcamadığı gibi minimal bir hayat da sürmedik. zaman zaman ekonomik sıkıntılarımız da oldu. ama ne öküz öldü ne ortaklık bozuldu.

    şimdi düşünüyorum da bizim arkadaş olarak paylaştıklarımızı paylaşamayan çiftlerin olması çok garip görünüyor.
  • anormal bulmadığım durumdur.
    evlilik içerisindeki giderlere ortak katılım sağladıktan sonra herkes emeği ile kazandığını istediği gibi değerlendirme hakkına sahiptir.

    ortak ödemeler yapıldıktan sonra ister ailesine gönderir , ister o paraya sarılır yatar.evlilik denince simbiyotik yaşam algılamasından kustuk ya hu..
  • kenara attıkları içindir
  • bu durum evliliği nasıl algıladığımıza bağlı ,misal kapitalist modernite ile yoğrulmuş bir çift bu pratiği sergileyebilir.
  • gerekli bir olaydır
    tecrübe ile sabit