şükela:  tümü | bugün
  • haksız ve boş bir serzeniştir.

    zamanın ruhuna karşı gelemezsiniz.

    bakkal, dükkanını kapatıp şok/migros/a101 gibi mağazalarda kasiyer olmayı öğrenecek.

    kasap, dükkanını kapatıp carrefour/migros/tansaş gibi mağazalarda et reyonu sorumlusu olmayı öğrenecek.

    nalbur, dükkanını kapatıp koçtaş/bauhaus gibi mağazalarda reyon personeli olmayı öğrenecek.

    bütün dünyada bu iş, bu şekilde oldu. bu ülkede de bu iş, bu şekilde olacak.

    çocuklara ücretsiz şeker veren, memur aileyi aysonuna kadar idare eden elma yanaklı tonton bakkal "miti", artık geçmişte kalması gereken hoş ve boş bir anıdır. geç bile kalındı.

    tekrar yazalım:

    zamanın ruhuna karşı gelemezsiniz.
  • bakkal kültürü hala özlediğim, hatta sevdiğim bir şey. ama mazide kaldı. kazıkçı olsalar bile istediğiniz zaman yazdırmanız, edilen muhabbetler ile güzel ve samimi bir ortam oluyordu.

    benim hatırladığım o bakkal, esnafa bakıyorum bir de şimdiki!!. geçmişteki gibi ruha sahip olanlara acırım ama şimdiki gibi biatçı, cahil, çomar, reisçi tayfaya zerre acımıyorum. beter olup sürünmeleri dileği ile!!.

    not: gezi zamanı ekonomi battı diye yaygara koparmıştı bu beş para etmez kitle. şimdi ise ekonomik saldırı var diye çomarlık peşindeler. umarım bu reisçi esnaflar batar ve yerlerine a101 ve bim açılır ilahi adalet olarak!!.
  • (gramaja takılanlar olmuş, 100 değil 40-50 gram olunca hata düzeliyor, tamam! hey allahım ya!)
    yaşı yetenler bilir, bu bakkal kasap tayfası, yağlı kağıt tabir edilen ağırca bir ambalaj malzemesi kullanırdı. o zaten kafadan bir 100 gram gelirdi. 1 kg diye kakaladığı ürün aslında terazi maharetiyle 900 gram olurdu, özetle 1 kiloluk mal parası verip 800 gram alırdınız. veresiye olanağı sayesinde tahammül edilen, bir nevi mikro tefeci bir yapıydı bakkallık. merdiven altı ürünlerin dağıtım kanalının da bu küçük esnaf olduğunu düşünüyorum.
    ha, siyasi ve toplumsal gericilik kısmına girmiyorum, onu da koyunca "svihs" diyerek bitiyor mevzu.
    şimdi şikayet eden esnafa "on yıllardır vahşi sağcılara oy ve destek vererek kendi ayağına sıktın, git turgut özal'ın mezarı başında ağla" demekten başka bir şey yapmam.
  • bu başlığı açan arkadaştan allah razı olsun , ne kadar düşünceli samimi ve bi o kadar içten bi insansın sen , bim a-101 esnafı mahvetti sadece bakkala zarar vermiyor , turşu satıyor turşucuya , dondurulmuş döner satıyor dönerciye , ekmek satıyor fırına , dürüm çiğköfte satıyor çiğköfteciye , kalem kağıt satıyor kırtasiyeciye ayakkabı terlik satıyor kunduracıya , telefon satıyor telefoncuya televizyon mini dolap satıyor beyaz eşyacıya , sebze meyve satıyor pazarcıya .. bu devlet bunlara öyle bir yol verdiki serbest piyasa adı altında mahalleyi bırakın sokak aralarına kadar girdiler , madem serbest piyasaya inancı var bu hükümetin o zaman devlet başkanı çıkıpta iphone yerine halkına samsung var demiyecek , 600 yıl osmalı 100 yılda türkiye cumhuriyeti toplam 700 yıl boyunca esnaf hiç bu kadar ezilmedi çile çekmesi 15 senede bitirdiler bizi sizi hepimizi ..
  • onlarda beter olsunlar amına koyim hiç acımıyorum. koyduk mu derken iyiydi, bir gün devran döner dedik şimdi kendilerine koydu büyük marketler. böyle haberler duydukça seviniyorum günüm güzel geçiyor.
  • attıkları kazıklara saysın dediğim esnaflar.

    tarihi geçmiş ürünleri nasılsa alacaksınız diye itelerken iyiydi ama değil mi ?
  • türkiye'de her sektörde "müşteriyi bana yönlendir" diye devletten beklentiye giren bir anlayış var. taksi/über işi de böyle. devlet düzenleme yapsın, benim müşterim başkasına gitmesin. kardeşim kasaplık ya da bakkallık mı yapacaksın. o zaman müşteriyi sana çekecek bir takım farklılıkları kendin yaratacaksın. devlet marketleri kapatsın ya da bölgesel sınırlama getirsin, müşteri bize gelsin biraz da biz öpelim anlayışı geçti artık. dükkanını müşteri çeker kıl, ustalığını ürün gamını geliştir, bir şeyler yap müşteri sana gelsin. ankara'da çankaya'da bir kasap var önünde sıra oluyor, neredeyse sıra numarası alacağız. git bak o adam ne yapıyor da o kadar müşteri çekiyor.

    yalnız bu konuda bir kesim haklı o da tekel bayiileri. içki satışında saat sınırlamasının saat 24 e kadar uzaması iyi olur. zira bu adamlar ancak o sayede para kazanıyor. bu da aslında pozitif ayrımcılık.
  • daha da artmasini temenni ettigim magduriyettir. gerek insanlara attiklari kazik, gerekse isleri iyi gittigi icin destekledigi hukumetten dolayi bunlar onlara az gelir. gezi olaylarinda dolar biraz artinca ortaligi yikanlarin suan sus pus oturmalari ve a101 icin ses cikariyor olmalari iki yuzluluktur.

    bu daha baslangic.