şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: e$ofman)
  • $emsiye yerine $em$iye der ki$i, e$ofman yerine e$ortman dedigi gibi...
  • (bkz: aşortmen)
  • (bkz: veleybol)
    (bkz: munubus)
  • eşortman, eşofman adı verilen kıyafetin bir versiyonudur. eşortman sahibi olmak için önce tercihen pamuklu bir eşofman alınır, uzunca süre kullanılır. kullanılırken özellikle bel kısmının iyice yukarı çekilmesine, makinada gereğinden sıcak suyla yıkanıp çekilmesine, tercihe bağlı olarak farklı renkte kıyafetlerle yıkanarak ya da çamaşır suyu damlatılarak lekelenmesine veya soba gibi ısı araçlarına yaklaşılarak yanmasına özen gösterilir. elbette eşortman elde etmenin en önemli noktası, eşofmanı diz izlerinin iyice belirginleşeceği şekilde kullanmaktır. peki, bir eşofmanın eşortman haline geldiğini nasıl anlarız? eğer eşofmanınızı arkadaşlarınızla yürüyüşe ya da spor salonuna giderken giymiyorsanız; pijamalarınız kirlendiğinde, badana yaparken, köpeğin kulübesini temizlerken veya (daha iyi durumlarda) bakkala giderken, özellikle de arkasına bastığınız ayakkabılarınıza eşlik etmek üzere giyiyorsanız, sevinebilirsiniz, çünkü artık bir eşortman sahibisiniz demektir.
  • (bkz: gravat)
  • giydikleri şeyin şortun uzun hali olduğunu düşünenlerin isimlendirmesidir.
  • (bkz: a short man)*
  • bu kelimeyle tanışmam hayatımda bir dönüm noktası olmuştur. hayatımın bir sayfasının kapanıp diğer bir sayfasının açılmasını sağlamıştır.

    sıradan bir gün gibi başlamıştı. ilkokula giden evilinacloset her sabah olduğu gibi kalkmış kahvaltısını yapmış, beden eğitimi dersi olduğu için de eşofman takımı çantasına koyarak okulun yolunu tutmuştu. her şey yolunda gidiyordu. tenefüslerde arkadaşlarıyla oyun oynayıp sonrasında derslerine giriyor eğleniyordu. taa ki o ana kadar. beden eğitimi dersi saati gelmiş ve diğer arkadaşlarıyla beraber üstünü değiştirmesi gerekmişti. etrafına bakındı, çantasını göremedi. sınıfa yöneldi ve "eşofmanlarımı koyduğum çantayı gören var mı?" diye sordu. en yakın arkadaşı cevap verdi:

    -ne dedin?
    -eşofmanlarımın olduğu çanta yok.
    -ahauehauahea.
    -ne oldu, niye gülüyorsun?
    -eşofman ne, eşortman o bi kere.
    -sen yanlış biliyorsun, eşofman o.

    evilinacloset'ın piç arkadaşı kendinden emin bir şekilde sınıfa döner ve "çocuklar eşofman mı eşortman mı?" diye sorar. tüm sınıf "eşortman tabii lan!" der ve zavallı evilinacloset'a gülmeye başlar. evilinacloset haklı olduğu halde bir anda alay konusu olur. ardından sınıftaki çocuklar halka olarak türk filmlerindeki gibi evilinacloset'ı aralarında birbirlerine doğru itmeye başlarlar.**

    artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. evilinacloset haklı olduğunu halde aşağılanmanın nasıl bir şey olduğunu ve etrafını bir avuç salağın kapladığını anlar. bu olay tüm kişiliğini, tüm hayatını etkileyecektir. ***