şükela:  tümü | bugün
  • bilgisayar oyunu sporları olarak tanımlanabilecek hede. bu zamana kadar sözlükte dahi bu manada tanımlaması yapılmamış olması da bu konuda ülkemizin ne kadar geri kaldığını göstermekte. bir çok avrupa ülkesinde esport gamin takımlarıyla hayatlarını geçiren online gamerlar varken biz hala online counter strike ta hile açan bebelerle uğraşıyoruz.
  • hakkında büyük umutlar taşıdığım spor dalı.
    ülkemizde de gelişmesi dileğiyle.
  • geleceğin spor kuşağı. her geçen gün profosyonel oyun takımı sayısı artarak devam ediyor. yayınlar genelde sponsorların kendi sitelerinden ya da twitch.tv gibi sitelerden yayınlanıyor. ortalama 20-30 bin kişi arası izlenme oranları var. tabii bu durum oyundan oyuna değişiyor. örneğin herkesin bildiği league of legends, dota 2, counter strike gibi oyunların izleyenleri bir hayli fazla.

    sözüm o ki, yıllar önce internet üzerinden alış - veriş yapmak bir çok insan için saçma ve güvensiz bir şeydi, bunu öngören markafoni gibi siteler geleceği erken görüp pazardaki en büyük payı kaptı. keza yemeksepeti de harika bir girişimcilik örneği. esports da bunların son halkası gibi duruyor. aklımda bir televizyon kanalı açmak var ( hayallerde yaşıyorum evet). sadece esports üzerine yayın yapan, turnuvaların canlı izlenebildiği güzel programlar vs. bence ilk bu işi yapan hem çok kazanacak, hem de marka olacak. bekleyip görelim.
  • bu ülkede bi dota 2 ti görmek için birden fazla ömür gerekmektedir
  • az önce bir fotoğraf gördüm. yer ülker sport arena. içerisi komple dolu. dev bir ekran ve oyun oynayan 10 kişi.

    lol ilk çıktığı yıllarda açtım oynadım bir süre. sarmadı. sonrasında askerlikti, okuldu, evlilikti derken yıllar nasıl geçti anlamadım.

    cs deseniz , yıllarca oynadık. ne ultra hassas farelerimiz vardı ne de oyun klavyelerimiz. kulaklık hiç sormayın. nefret ederdik.

    giderdik internet cafeye , açılmış server varsa dalar oynardık. yoksa biz açardık sonra herkes doluşurdu. ya da toplu gidip 5'e 5 gibi oynayıp oyun sonunda kaybeden taraf kola alırdı. bu son olayda bahsettiğim yıllar 2000 ile 2004 yılları arasındaki mevzular.

    quake 2 ve 3'lü yıllardan ise hiç bahsetmeyeyim. gerçekten çok özlemişim o günleri. bir başlasam edge hatıralarımı anlatmaya gün yetmez herhalde. keza half-life'ta aynı.

    yukarıda bahsettiğim ülker sport arena resmine baktığımda aklıma gelen ise bizim zamanımızda internet cafede kolasına oynarken arkamızdan bizi izleyen ufaklıklar geldi aklıma. şimdi ise koca bir salon doluyor 10 kişiyi izlemek için.

    iyi bir yolda mı ilerliyor bu çocuklar yoksa belirsizliğe mi gidiyor halen çözemedim. en azından kendi hallerinde oyun oynuyorlar diyebiliyorum.
  • turkiye'de henuz farkina varilmamis bir endustri.cok buyuk gelecegi var.
    liseli suserlere tavsiyem; kpss'ye kasacagina buna kas. bilgi cagindayiz.
  • geleceğinin çok büyük olduğunu düşündüğüm platform.
  • platform büyük. gelecekte daha büyük olacak. ama büyük olması saçma olduğu gerçeğini değiştirmez. ibret olsun diye açıp baktıydım bi ara. çoğunluğu çöp gibi kolları, hastalıklı yüzleriyle garip duran gençlerden oluşuyor. soran olursa parmak kası yapıyolar dersiniz*
  • gaming and esports olarak geçer günlük kullanımda. market analistleri bu alanın 5g'nin en yoğun bireysel kullanım senaryosu olacağını öngörüyor. hatta 5g'de network slicing dediğimiz yetenek ile birlikte, son kullanıcıya sağlayabileceği hız ve gecikmesiz iletim yetenekleri evimizdeki network'leri dahi değiştirebilir. wifi'ın yıllardır mobile network'lerden kemirdiği ekmeğin diyetini ödeyeceği günler yakındır.