şükela:  tümü | bugün
  • avrupa'da örneğin italya'da, ispanya'da, kahve cezvesi olarak kullanılan şeyi burada bilmeyenlere daha pahalıya gazlayabilmek için kullanılan isim.
  • kahve hastası her eve lazım aparattır. sabah ritüellerinin baş kahramanıdır. üç parçadan oluşur. alt hazneye su doldurulur, üzerindeki filtreye üzerine bastırılmak suretiyle espresso eklendikten sonra cezvenin üst parçası döndürülerek sıkıca kapatılır. ocak yakılır, cezve yerleştirilir. kaynayan su, kahvenin içinden geçerek yukarıda birikir. suyun tamamı kaynadıktan sonra kimi kulakları şenlendirerek fokurtular tıkırtılar çıkarır. "işte onun sesi!" diyerek kahve fincana eklenir, afiyetle içilir.
    ülkemizde fahiş fiyatlara satılan bu cezveyi eminönü'nde bulmak mümkün değildir. bir takım züccaciyelerde bialetti marka cezveler bulunur.
    üstelik kahveciler de kendisini tanımazlar. espresso satın almak için girilen mekanda, makineyle mi yapacaksınız sorusuna cezveyle derseniz, aaa ama bu espresso cezvede olmaz ki diye bir de terslenebilirsiniz.
    yavrupa'da acayip ucuz birşey olduğundan, giden herkeslerden ısmarlanası bir aparattır. çeşitli boyları bulunur.
    kahramanımız resimde görüldüğü gibidir:
    http://www.surlatable.com/…press espresso makers.do
  • her ne kadar ocak üstü espresso makinesi olarak geçse de yaptığı kahve espresso falan değildir. espresso yapmak için gerekli basınca ulaşamaz, elde edilen kahve mokaya daha yakındır.
  • gunluk italyancada moka veya moka makinesi olarak gecen nesne. bugunku sekline ulasmasinda fransiz edouard loysal de santais'nin 1885'deki exposition universelle de paris 'de sergiledigi tasarimin buyuk etkisi vardir. cezve filan degildir, uzaktan yakindan iliskisi yoktur.

    tasarima buyuk etki eden l'appareil loysal icin: http://www.hberlioz.com/paris/industrie6f.html
  • (bkz: percolator)
  • bunun bir de napoli usulü espresso yapanı vardır. dudak dudağa öpüşen, biri ibiksiz (ne denir ona, bilemedim) iki çaydanlık şeklindedir.

    aralarındaki bölmeye toz kahve doldurulur, çaydanlıklar birbirine vidalanır, ibiksiz olan suyla dolu ve altta olacak şekilde ocağa konulur. ibiksiz olanın üzerindeki delikten buhar çıkmaya başladığı zaman, "cezve"miz ocaktan indirilir, başaşağı çevirilir ve suyun kahvenin içinden süzülerek aşağıda toplanması beklenir.

    afiyet olsun.

    http://www.cudacoffee.com/images/misc/egh30-12.jpg
  • çok sevimli ev eşyaları bunlar,hani kullanmasan bile al koy dursun cinsinden... bi yandan da böyle babaannelerin kullandığı tarzdaki klasik versiyonları özellikle sevimli, insanı pek nostaljiye boğan şeyler... hele de babaannesi çok güzel espresso yapan bi tanıdığınız varsa...
  • tam tanımı "onebe???" olan ama kendisi var olmayan bir cezvedir. her zamanki ve her olmayan şey gibi bu da türk icadıdır.

    1) cezve arapçadan türkçeye geçmiş bir kelime olup, ağzı açık, uzun saplı, küçük kapları tanımlamak için kullanılır.

    2) espresso, belirli bir basıncın altında yapılamaz, an itibari ile cezvede yada ocak üstünde espresso kriterlerine uygun bir şekilde espresso yapabilecek bir ürün yoktur, icat edilmemiş, edilememiştir. espresso sadece ve sadece espresso kriterlerini sağlayacak makine yada aletlerle yapılabilir.

    3) başlıkta bahsedilen aletin özel adı moka makinesi yada moka aleti yada moka pot yada ocak üstü moka makinesi olarak geçer. caffettiera kelimesi ise italyancada kahve aleti anlamındadır. caffettiere olarak da geçer, zaten bu da kahve aletleri demektir, ayrı bir ürün değil çoğuludur. caffettiera dediğinizde, elektrikli olmayan, kahve hazırlamada kullanılan aletler kastedilir ve evet moka pot da bu gruba dahildir. moka hazırlamaya yarayan ve ocak üstünde kullanılan* bu alet, espresso değil moka adı verilen yoğun bir kahve hazırlamak için kullanılır. hem çıkan kahve hem de aletin kendisinin espresso ile ne tatsal ne de görüntü olarak alakası yoktur. bu aletlerden çıkan kahveyi ya sever yada nefret edersiniz. kendine has değişik ve belirgin bir tadı vardır. espresso ile moka'yi birbirinden ayırt edememek mümkün değildir, edemiyorum diyen kendini kandırır.

    4) bu aletler evlerine espresso makinesi alamayanlar için ucuz bir alternatif olarak düşünülmüş aletlerdir. bunlarla ilgili olarak (bkz: moka express) (bkz: moka makinesi) (bkz: ocak üstü espresso makinesi) (bkz: brikka) (bkz: cuor di moka)

    5) cafetiere kelimesinin de bunlarla alakası yoktur. bu kelime kullanıldığında genelde french press* anlaşılsa da, aslında cafetiere de fransızca kahve aleti yada kahve makinesi anlamındadir.

    6) ne yaptin hoca? percolator apayrı bir şey, bunların hiçbiri ile alakası yok. percolator hem çok eski bir kahve hazırlama yontemi, hem en kötülerden birisi hem de buna en yakın ve güncel ornek bu aralar revaçta olan otellerde orda burda kahveydi çaydı hazırlamada kullanılan musluklu silindirik kazanlar. bizim semaverin ecnebisi percolator (evet bizimki percolatorden de daha geri bir teknoloji. evet eski değil, geri)

    7) ay çıldıracam! napoli usulü espresso ne ayol? nasil atıyorsunuz? nerden okuyorsunuz bunları? kaynak istiyorum gidip osuruk bombardımanına tutacağım orası neresiyse artık. bir kere bu da espresso yapmaz orayı geçelim. bunun adı da napoletana ve hatta bununla moka da yapamazsınız. direkt napoletana kahvesi yapmak için kullanılır. basınç falan işin içinde yoktur bile. alttaki su kaynar, çevirirsin, aradaki süzgeçten su geçer, bir nevi ocak üstü filtre yada drip kahve elde etmiş olursunuz. ayrıca napoletana'nin tasarım açısından alessi'yle bağlantılı son derece komedi bir öyküsü var, yazarım belki bir gün.
  • mudo concept mağazalarında bulunabilen aparat.
  • değil espresso, bir mililitre kahve yapamadığım alet. düdük kısmına kadar su, hunisine azıcık bastırarak kahve, iki bölmeyi birleştir, sıkıca kapat. 25 dakika kaynattım, sürahi gibi kısmına gidip gelip baktım, yok! bu kadar mı beceriksizim be.

    boşalttım, orasından burasından üfledim, oldu.