şükela:  tümü | bugün
  • evlilik programlarının kaldırılmasından sonra esra erol'un yeni formatıyla sunduğu programın adı.

    atv'de yayınlanmaktadır.

    uykuya devam...
  • yine avaz avaz kurgu kokan program.

    ablanin bi tanesi göz pinarina beyaz kalem bile sürmüş. yani bilmeyen varsa cok detayli bir makyaj yapmış. kontür kaş, kafasında başörtüsü. babasına kırgınmış. sorunca derdi dünyadan büyük.

    herhalde şu an tek izlenecek gündüz programı müge anlı'nınki..
  • evlenme programının yerini ayrılan çiftleri birleştirme konsepti almış.

    önceki eğlenceliydi, dans edenler, gülüp eğlenenler vardı. şahsi fikrim bu olmamış, bıktık dram dram her yerimiz.
  • reytinglerde çakılacağını ümit ettiğim şey. esra erol ve ağzı bozuk mafya bozuntusu kocası evlendirme meraklısı teyzeler sayesinde 10 küsür yıldır yeteri kadar parsayı topladılar. şimdiye kadar kazandıkları trilyonlar yedi nesil boyunca onlara yeter de artar zaten.
  • umuyorum ki bu kadini da, kocasini da, sevimsiz kardeslerini de orada burada gormekten kurtulucaz... ızlemedim, izlemem de nasil bir program yaptigini bilmiyorum ama bir umut...
  • şu an kanalları gezerken karşılaştığım, formatı müge anlı'ya evrilmiş program.
  • ülkedeki mide bulandırıcı olayların bize ekranlardan yansıması. bilmem kim kimin çocuğunu almış, kim kimi kaçırmış. korkunç bir şey. maalesef ki meraktan izliyorum bir süredir.
  • allahın esra erol'u başımıza acar gazeteci oldu. git allasen.
  • (bkz: adana meydan doğum evi rezaleti)

    bu aralarda denk geldiğim üzere rezaletler silsilesine yol açan olayların işlendiği program. bir de bunun üzerine uluslararası bir rezalet olarak yüzlerce çocuğun adana'daki bir bir avukat vasıtası ile analarının kucaklarından alınarak incirlik hava üssündeki askerlere, abd'li vatandaşlara satılması olayı var ki kan donduruyor. o dönemde bir avukat o bölgedeki sağlıklı, görece güzel, gürbüz bebekleri çocukların babalarına üç kuruş para vererek analarının kucağından aldırıp, satıp dünyanın parasını kazanmış. sırf bu olay yüzünden 3 gündür esra erol izliyorum. bir değil beş değil yüzlerce çocuk... pazardan elma seçer gibi seçilip satılıyor. 80'li senelerde dönen bu uluslararası sahtekarlık, analarından koparılan yüzlerce bebek, kaybolan hayatlar vs. abd'de olsa hollywood filmi olup oscar alacakken millet olarak bu kötülüğü yapanların afişe olup cezalandırılmasını esra erol'dan bekliyoruz. keşke hiç böyle şeyler yaşanmasaydı demek için çok geç. artık böyle bir vicdansızlıkla insanların hayatlarıyla yeşil dolarlar için bu kadar kolay oynayan insanların hayatlarıyla biraz oynanması gerekiyor.

    olayda birinci dereceden suçlu olduğu iddia edilen avukatın ismi -iddia edilen olduğunu tekrarlıyorum, kesin bir şey yok- program kayıtlarında da geçiyor. olayın özeti niteliğinde programın kısımları:
    1
    2
    3
    4 -anneleri ile buluştukları kısım, benzerlik vs.-

    80'lerde bu kadar kapsamlı bir suç işlendiğine göre şu an herhalde bu teknoloji ile dünyada bebek değil direkt olarak güzel çocuk getirecek spermler, yumurtalar falan alınıp satılıyordur. ahlaksızlık yine stabil. ''vay anasını'' dedirtecek bir olay bu benim için. adı seçil olan kız olmuş ''michelle''. hayat başka, dil başka, din başka. ama o ananın, anaların yüreği nasıl yanmıştır orasını allah bilir, biz empatisini bile yapamayız. kadının erkek evladı ölen babası için ''babam bir şişe viskiye bir çocuğunu satardı.'' diyor. olayın vehametini, kadının, çocukların dramını anlatmak için başka söze gerek yok galiba.