şükela:  tümü | bugün
  • fas'ın atlantik okyanusu kıyısındaki kentlerinden birisi. eski romalılar zamanında bir liman kenti olarak kullanılırken şu an şirin bir balıkçı kasabası görüntüsünde. ayrıca bol rüzgarlı kumsalı sörfçüler için bir çekim merkezi imiş mevsiminde. kentteki (kasaba mı desem acaba) en güzel şeylerden biri portekizliler tarafından kurulmuş surlar, ve inanınız ki o surlardan güneşin okyanusa batışını izleyebiliyorsunuz. aman rüzgara dikkat, uçmamak için çaba sarfetmek gerek.

    kasabanın garip bir güzelliği var. martılarla ve kendine has dizaynı olan balıkçı kayıklarının bulunduğu limanı geçince tipik bir akdeniz turistik kentine düşüyorsunuz sanki. turistik eşya satan dükkanlar, size yapışan satıcılar vs. ama ama başınıza geleni tahmin edemiyorsunuz elbette, o dükkanların olduğu sokaklarda dolaşıyorsunuz birazcık kaybolmak için, gerçekten de kayboluyorsunuz, 2 kişinin aynı anda zor geçeceği sokaklara giriyorsunuz, cellabeli bir adamın ya da çarşaflı bir kadının peşine takılıyorsunuz, o anda başka bir dünyaya çıkıyorsunuz: turistik görüntüsü ile alakası olmayan bir "halk pazarı". surların çevrelediği, çeşitli kapılarla dışarıya açılan bir alan, pazar alanı, iğne atsan yere düşmez bir kalabalık.

    anlatması güç bir yer essaouira, eski ile yeni var, birbirlerine dokunmadan yaşıyorlar. açık balık pazarı ile modern resim satan bir dükkan arasında 200 metre var belki.

    renkli bir ülke fas.

    (bkz: and now ladies and gentlemen)
  • fasın en temiz şehirlerinden biridir. bunda tüm şehirlere sinen pis kokuyu alıp götüren okyanusun etkisi büyüktür.
    çarşısı çok sakindir. fasın geleneksel hediyelik eşyalarına -deri terliklere, ahşap sandıklara, incik boncuğa, kalemliklere, uzun gömleklere, mücevher kutularına, lambalara, tokalara, masa örtülerine, süslü çantalara, renkli fularlara- yeni yorumlar getiren ve suluboya fas resimleri, heykeller, siyah-beyaz kartpostallar, başka hiçbir şehirde bulamayacağınız gömlekler, seçme cdler, iskambil kağıtları satan butik dükkanlar buradadır.
    1,5 euroya okyanus kıyısında kahve, portakal suyu, krep, kayısı reçeli, kruasandan oluşan bir kahvaltı edebileceğiniz temiz cafeler ve saatlerce oturup med ceziri ve sörf yapanları izleyebileceğiniz kumsallar da buradadır.
    marakeşten ctmle 3 saatlik bir otobüs yolculuğuyla gidilebilir.
  • tuhaf balıkların satıldığı limanı ve poz vermeyi seven martılarıyla zamanında jimmy hendrix büyüğümüzün de sevdiği, diğer fas şehirlerinin aksine huzurun hakim olduğu enfes bir okyanus kasabasıdır. fas'a gidecekseniz marakeş'te yüzlerce yııl öncesine ışınlanıp, sonrasında da essaouira'de dinlenmek güzel bis fas anısı için yeterlidir.
  • şahane balıklarla yanında gelen mezeleri üç otuz paraya yiyebileceğiniz fas'ta olup da fas'ın diğer şehirlerine pek benzemeyen film seti gibi bir kasaba. fas'a yolunuz düşerse uğrayın hatta benim yaptığım gibi programınızı değiştirin ve akşamı da orada geçirip okyanus kıyısında güzel bir yemek yiyin ve sonrasında güzel bir kahve için. fas'tan alınacak en güzel hediyelik eşyalar için de birebirdir.
  • portekizlerin 16. yuzyilda verdigi mogador ismi ile de bilinen, marrakech'e 3 saat uzakliktaki berberi kiyi sehri. jimi hendrix'in bir sure burada yasadigi soylenir ama dogru degildir. gene de fas'taki chefchaouen ile beraber iki hipi mekanindan birisidir. nisan ayindan muzik festivalinin sonuna kadar kalabalik olur ve yer bulma sikintisi yasanir. resimleri, muzigi, ahsap isciligi, el sanatlari ile unludur. kendisine has dokusu, portekizliler tarafindan yapilmis kalesi vardir. orson welles "othello" filmini burada cekmistir. balik pazarinda kilo ile aldiginiz baliklari pazarin icinde 20-30 dirhem gibi bir paraya pisirtebilir, kendinize ziyafet cekebilirsiniz. mumkunsu uzun sure kalmanizi tavsiye ederim.
  • wind city africa olan bir sloganı vardır. ilk gittiğimde sırt çantamla rüzgara karşı zor ayakta durabildiğim bir yerdir. fas'da marrakech'a kadar gitmişseniz kesinlikle uğranması gereken bir yerdir. gidip de gittiğine pişmanlık duyma ihtimali çok düşüktür

    jeremy irons'un (bkz: and now ladies and gentlemen) filminde yelkenlisi ile kendinde olmadan ulaştığı yerdir. daha birçok ünlü filmlere de konu olmuşluğu vardır.(bkz: othello)
  • game of thorones 3. sezon sahnelerinin bı kısmının çekildiği fas ın atlantik okyanusu kıyısındaki şirin bir kenti.
  • bir haftamı geçirdiğim fas'ın büyüleyici kıyı kenti.marakeşten otobüs ile 2.5-3 saat rahat bir yolculuk ile gidiliyor.(tren yok). otobüsün sizi indirdiği yerde zaten hemen karşınızda şehrin surlarını görüyorsunuz. hemen küçük çocuklar bavulunuzu taşımak için etrafınızda toplanıyorlar. tabiki hayrına değil küçük bir ücret karşılığı:) unutmayın fas'da selam vermek, adres sormak bile para. içeri girdiğinizde dar ve otantik sokaklar sizi karşılıyor. fas'ın geneline oranla temiz bir şehir ama yinede bizim standartlarımıza göre pis bir şehir. oteller genelikle 100-120 dirhem aralığında temiz oteller(aman yatakların çoğu taştan hazırlıklı olup üşütmeyin) 10-15 dakikalık yürüyüşten sonra(ki bu yürüyüşte size otel tavsiye eden en az 5 kişi,sizi hediyelik eşya satmaya çalışan 10-15 esnafı sinirli bir şekilde pas geçiyorsunuz) büyüleyici essaouira sahiline ulaşıyorsunuz. çok ülke gezip,çok gün batımı izledim ama aralarında beni çok etkileyen essaouira gün batımı oldu. sahildeki beyaz duvarın üstüne çıkıp, martılarla,teninizi okşayan rüzgarla, limanın pis kokusuyla güneşim batımını izleyip ve benim gibi şanslıysanız buna birde orada gitarıyla david bowie çalan faslı çocuğa denk gelip onuda eklerseniz unutamayacağınız bir anı oluyor. sahilde biraz ilerleyince(ilerlerken kenardaki vitamin barlarından taze meyve suyu içmeyi unutmayın) ünlü essaouira limanına geliyorsunuz. aslında çok da bir albenisi yok ama limanın içindeki mavi kayıklar buranın karakteristik özelliğini yansıtıyor. fotoğraf çekmeye başladığında mezardan kalkıp gelmiş gibi duran zombie kılıklı bir amca gelip "gel seni geminin üstüne çıkarım,ordan çek " diyor siz de sazan gibi tamam diyip giderseniz o iyi kalpli amca birden icra memuruna dönüyor:) yemek konusunda eğer bir balık severseniz cennete hoşgeldiniz. okyanustan yeni çıkmış balıkları ,seçerek, taze taze ve en önemlisi neredeyse bedavaya burada rahatça tüketebilirsiniz. bir haftamın neredeyse bütün öğünlerinde balık yedim. iki levrek,bir salata, ekmek+içecek 60 dirhem ödedim ki buda neredeyse 10 liraya denk geliyor. bunun dışında pizza,kebap yemeniz mümkün. kebap dediğime bakmayın kebap dedikleri küçük bir et parçası yanına patates:) gece hayatına gelince bende en büyük hayal kırıklığı yaratan konu bu oldu. alkol bulmanız neredeyse imkansız. mekanlarda çok vasat. hediyelik eşya konusunda essaouira fas'ın en ucuz hediyelik eşyalarını bulabileceğiniz yeri. özellikle ahşap ve seramik hediyelik eşya, yağlı boya her boy resimler çok çok fazla ve ucuz. tabiki pazarlık yapmak şartıyla. satıcının size söylediği fiyatı ikiye bölün azıcık daha aşağısına satıcıyı ikna etmeye çalışın. hayır derse mağazadan çıkın yürümeye başlayın az sonra elinde paketle peşinizden geldiğini göreceksiniz:) her ne kadar buraya afrikanın bodrumu denilse de denizi öyle çok da girilebilcek bir deniz değil. sahilde daha çok insanlar martı besliyor yada ata biniyorlar. sahilde at ile son sürat yapmak cidden eğlenceli. yerli halk türkleri çok seviyor. türk olduğunuz söyleyince erbakan veya erdoğandan bassediyorlar. erdoğanı anlarımda erbakanın bütün fas'da bu kadar etki bırakmasını bir türlü anlayamadım. fas'da resmi diller fransızca ve arapça. ama esnaf ingilizce biliyor. aman internet cafeye gitmek gibi hata yapmayın. çünkü internet 56 k dan bile vasat. ayrıca iki site açınca çöken bilgisayarları da çabası. ayrıca sahil kenti olduğundan fazla rüzgar var ve geceleri soğuk oluyor. yazın dahi gitseniz yanınıza bir mevsimlik almayı unutmayın.

    eğer yolunuz fas'a düşerse marakeşten sonra ikinci durağınız burası olmalı.benim gibi fez gibi overrated bir şehire para ve zaman ayıracağıza tercih kesinlikle essaouira olmalı...
  • yedi ay boyunca çalıştığım fas'ın gezdiğim şehirleri içerisinde beni en çok etkileyenidir, masal gibidir. sokakta bizim çiğköfte satıcılarına benzer şekilde esrar, kokain satan elemanlar vardır. yahudilerin israil'e göçünden önce nüfusunun yarısını saferad yahudileri oluşturuyormuş-şimdi az da olsa halen yaşıyorlar.
  • fas ın bilinmeyen kıyı şehirlerindendir. sanatçı ve okur yazar kesimin yaşadığı yerlerin başında gelir. küçük küçük butik dükkanları festivalleri olan gidenin hayran kalacağı bu şehiri sevmemek imkansız gibidir. sanatçısı çok olduğundan herkes kafası dumanlı gezer. khaleesi ve dragonlara ev sahipliği yapmış dizinin çekim noktalrından biri de bu şehrin kalesidir.