şükela:  tümü | bugün
  • fransizca essai kelimesinden gelen, turkce'ye "deneme" olarak cevrilebilecek edebiyat turu. universite egitimi sirasinda istenen kil-tuy odevlere de essay denir, neden bilmem.
  • yazması başta oldukça zor gelen, fakat sonrasında essay yazmanın mantığı kavrandığında oldukça kolay olduğu anlaşılan,* savunulan bir argümanın kanıtlanmaya çalışıldığı yazı. essay yazarken dikkat edilmesi gereken birkaç temel nokta vardır; bu yönergeleri uyguladıktan sonra düzgün bir essay yazamamak işten bile değildir:

    * argümanı belirle
    * argümanı destekleyen/içerikleyen başlıkları belirle
    * argümanın gittiği yeri belirle

    * giriş paragrafına argümanın içeriğine giriş yaparak başla, sonra argümanı belirt
    * gelişme paragraflarının her biri yalnız bir ana destek/içerik anlatsın
    * sonuç paragrafında essay boyunca ne anlattığını özetle, argümanın ulaştığı yeri göster

    tüm olay tek bir argüman etrafında dönüyor. üstelik essay yazmanın oldukça kolay olmasının sebebi, bu argümanın oldukça spesifik olmasının gerekmesi. yani tutup da "insanlar iki bacaklıdır" gibi bir argümanınız olamaz ama "insanların iki bacaklı olması onların hayatlarını oldukça kolaylaştırır; çünkü yaya ulaşımını bu şekilde sağlarlar" gibi saçma ama gerçek bir argümanınız olabilir. hele de essay'i üniversitede ingilizce kompozisyon dersi için yazıyorsanız...
  • karakterli, agir bir kelimedir essay; baska kelimelere benzemez. adam gibi turkce karsilik bulmak ise oldukca enerji gerektiren bir ugrastir.

    kompozisyon diye tercume etmeye yeltenirsiniz, akillara hemen ilkokul kompozisyonlari geliverir. halbuki universite donemine damgasini vuran bu essay isimli veba, "ogretmenin canim benim" nidalariyla savusturulamayacak derecede agir koymaktadir pek cogumuza.

    deneme diyesiniz gelir, diyemezsiniz. dilinizin ucundan bogaziniza dogru geri tikiverirler kelimeyi. cunku denemeler, karakter itibariyle, herhangi bir somut kanita dayanmaksizin vucut bulurlar tarihin sararmis sayfalarinda. ama universitenin tozlu siralarinda ogrenciye israrla dayatilan "ettigin lafin arkasinda duracaksin, yoksa biz senin arkana geciveririz, durmakla kalmaz bir de dayariz okkalisindan" gorusudur.

    makale ise bu guzide kelime icin son derece kati ve kuralci kalmaktadir. akademiktir cunku cogunlukla makaleler; bol yas, az sac ve genellikle gozluk gerektirir yazarinda. ve her ne kadar yasli, kel ve gozluklu universite ogrencisi bulunmakta olsa da etrafta, essay dediginiz bu formata da birebir uymamakta, word processorun asi cocugu olarak cirit atmaktadir.

    cozum nedir peki? bu kadar kafa patlattiktan sonra meseleye, diyebilirim ki essay kelimesi amina koyyim kalibinin kisaltmasindan yola cikarak "a.k." seklinde turkcelestirilebilir. evet, budur.
  • sa'in okunu$u..
  • yazmak için hep son gün beklenen ve o son günü insana zehir eden, eminim ki bunları okuyan asistanların her bir kağıt başına en fazla 3 dk. zaman ayırdıkları ömür törpüsü ödevler.
  • ne kadar sevilirse sevilsin, eğer hazırlık okunuyorsa küfürlerle yazılan, dili ingilizce edebi tür.
  • what are the advantages of bla bla, what are the main things of bla bla diye kafa yordurur. grameriniz iyiyse içerik yetersizdir,içerik iyiyse organizasyonun kötü derler. bir de sayısal çıkışlıysanız vay halinize. konu bul, bitmedi destekle,sonra detay ver peşinden örnek patlat... zor iş.
  • sınavlarda tek soru şeklinde sorulduğunda conclusiona gelene kadar insanın bütün enerjisini alan ve conclusion paragrafının conclusiona gelmiş olma rehavetiyle kötü yazılmasına neden olan önemli sınavların vazgeçilmezi.
  • conclusion kısmı tadından yenmez.
  • sevilecek hiçbir yanı yoktur.

hesabın var mı? giriş yap