şükela:  tümü | bugün
  • bursa'da merkezi dikkaldirim'dadir, zafer plaza ve fsm bulvari'nda da subeleri vardir.

    http://www.estetikinternational.com/

    (bkz: kelebek fali)
  • kozyatağı şubelerinde senelik epilasyon paketine üye olduğuma beni bin kere pişman eden son derece ciddiyetsiz kuruluştur. senelik üyelik kabul etmelerine rağmen, cumartesi günleri için en az 3 ay sonraya randevu veriyorlar. koskoca kozyatağı'nda artık heryerde bulunabilen alexandrite makinesinin günlerdir bozuk olması ve yedeğinin olmaması sebebiyle verilmiş randevular belirsiz bir tarihe kadar ertelenmiştir. epilasyona başlayacaklar lütfen buranın ismine kanmasınlar, daha butik yerler daha ciddi çalışmaktadır.
  • bu firmanın istanbul şubesi ile ilgili yaşadığım garip olayı anlatayım;

    eşimin yaklaşık 1 saat sürecek bir işlemi vardı, ben de bu sırada sıkılmamak için bekleme salonunda okumak üzere yanıma kitap aldım. sıcak bir temmuz günü, deli gibi susadım ama belli etmiyorum, bekleme salonunda benden başka kimse yok, danışma ile çok yakın bir mesafede oturdum. bir ara su rica etsem mi diye düşündüm, sonra baktım kimse oralı değil vazgeçtim. neyse biraz sonra bir bayan geldi oturdu, ben yine okumaya devam ediyorum. danışmadan bir soru cümlesi geldi;

    - "bir şey alır mıydınız?"

    ben de tüm iyi niyetimle, ortaya sorulduğunu ve bu cümlenin beni de kapsadığını düşünmüştüm ama bakınca bir de ne göreyim? danışma direk bayanla muhatap oluyor, bayan da teşekkür ederek bir şey almayacağını söyledi. iyi ki diyorum, gayri ihtiyarı kafamı kaldırıp, "yok almayacağım vs" gibi cümle kurmadım. neyse diyorum, herhalde unuttu, olur böyle şeyler.

    aradan biraz zaman geçiyor, saç ekimi için bir çift geliyor. bu çift tam yanıma oturuyor. oradan gelip diyorlar ki, "bir şey alır mısınız?" ben de istifimi bozmadan bekliyorum, diyorum bu sefer artık, "siz bir şey ister misiniz?" diye sorarlar. çift çay rica ediyor, kadın ben orada yokmuşum gibi tamam getiriyorum diyor. gidip içeriden iki çay alıp içmeye başlıyorlar.

    şimdi bunları yazarken terbiyemi bozmak istemiyorum ama "lan 5 kuruşluk çayı mı hesap ediyorsunuz? yoksa bizi kaale mi almıyorsunuz?" bu kadar kurumsal, müşteri sever, bu kadar ayrımcılık yapan işte adını siz koyun.

    bu arada bekleme salonu dediğim yer bir köşe koltuktan ibaret, işin ilginç tarafı ise bu koltuğun arkasına eklenen klima, bir an dedim bilerek yapmışlar. burada klimadan yamulanları, biz estetik yapıyoruz diyerek düzeltmeyi planlıyorlar.

    eşim de aletlerden memnun olmayınca, tam manasıyla bir hayal kırıklığı yaşadık. bu arada araçla gidecekler için otoparkları bulunmuyor. otelin yanında oldukları için 15 tl otopark ücreti isteniyor. dışarıda da ispark aç kurt gibi bekliyor.

    gittiğime gideceğime pişman olduğum, über ötesi yer.

    kurumsallar mı? tabi tabi çok kurumsallar, yaşa ve gör.
  • bülent cihantimur diye bir estetik cerrahın kurduğu ticarethane.

    buraya ticarethane dışında herhangi bir şey söylemek anlamsız. zira müşteriye ayaklı birer banknot olarak bakmaktan başka bir işe yaramıyorlar. bursa'da bir müşteri danışma merkezleri bulunuyor. bu merkez çalışanlarına nerenizi değiştirmek istiyorsanız fotoğrafını atıyorsunuz mesela, telefonda fiyat veriyorlar. uygun geldiyse çat diye randevu yazıyolar ve bilin bakalım ne oluyor? evet randevuyu yazan çalışana prim veriliyor. buraya kadar bile her şey normal gelmiş olabilir, bana da öyle gelmişti. hasta yerine müşteri olmak artık özel hastanelerde normal bile karşılanıyor tabi.
    operasyon sonrası ise ayrı bir fecaaat. herhangi bir tıbbi eğitimi olmayan "sağlık danışmanı" sizi arıyor ve durumunuzu soruyor. doktorunuza ulaşmanız pek de mümkün değil. bir problem yaşasanız bile sadece geçiştiriliyorsunuz. çünkü artık sizinle işleri bitti. "sağlık danışmanı"nızdan memnun kalmadınız diyelim, bu çalışanların başındaki kişiyle görüşüyorsunuz. melek isimli bu kadınsa, tıbbi eğitimden haberi olmasını bırakın, telefonu açık unuttuğu anda çalışanına fal baktırdığını duyduğumuz ve hatta kendisine büyü yapıldığını düşünen müthiş bir "call center lideri".

    velhasıl kelam, gitmeyin. yapmayın. etmeyin. kendinizi harcamayın.