şükela:  tümü | bugün
  • estonya'nın başkenti tallinn'de beş yıldır uygulanan ücretsiz toplu taşımanın ülke çapında yaygınlaştırılmasıdır. tallinn'deki beş senelik ücretsiz toplu taşıma deneyiminin faydaları net bir şekilde ortaya çıkınca, uygulamanın ülke çapında yaygınlaştırılmasına karar verilmiş.

    tam beş senedir tallinn'de insanlar toplu taşımadan ücretsiz yararlanıyorlar. toplu taşımadan ücretsiz yararlanmak için gereken şartlar şunlar: tallinn'de ikamet etmek ve 2 euro'ya bir toplu taşıma kartı çıkartmak.

    estonya'da gelir verginizin 1000 euro'luk kısmı ikamet ettiğiniz belediyeye aktarılıyor. ücretsiz toplu taşımadan sadece tallinn'de ikamet edenlerin yararlanmasının sebeplerinden birisi bu. tallinn belediyesi, vatandaşlarının gelir vergilerinden aldıkları bu pay sebebiyle toplu taşıma için ayrıca bir ücret talep etmeyi gerekli bulmuyor.

    bu uygulama nedeniyle belediyenin toplu taşıma maliyetlerini karşılayamayacağını düşünen yazarlar için şunu belirtmek gerekiyor: bırakın maliyetleri karşılamayı, ücretsiz toplu taşıma uygulamasına geçildiğinden beri belediyenin geliri iki kat artmış. bunun yanı sıra şehir merkezinin park edilen özel arabalarla dolup taşmasının önüne geçilmiş. düşük gelirli insanların rahatça seyahat edebilmelerine olanak sağlanmasının yanı sıra, yüksek gelir grubuna dahil olan kişilerin de aktif hayata daha fazla katılmaları sağlanmış böylece. emek arzının daha serbest dolaşabilmesiyle birlikte üretimin de artması sağlanmış.

    tüm bu pozitif sonuçlar ışığında tallinn şehri dışında ikamet eden estonya vatandaşları da ücretsiz toplu taşıma uygulamasından yararlanmak isteyince bu talebe olumlu yaklaşılmış. böylelikle estonya dünyanın ilk ücretsiz toplu taşıma imkanı sunan ülkesi olmaktadır.

    kaynak
  • akıl mantık ne güzel şey.
  • yakınında yaşayan biri olarak söylüyorum, şehrin neredeyse bir ucundan diğerine rahatlıkla yürünebiliyor veya bisiklet kullanılabiliyor zaten.

    bu arada ek olarak şunu söyleyeyim, kuzey ülkelerinde otobüs haricinde bilet kontrolü pek olmaz. nadiren de olsa bir görevli metro veya tramvay içinde bilet kontrolü yapar. biletiniz yoksa cezası 80 euro civarındadır. fakat bu görevliye denk gelme ihtimaliniz nispeten oldukça azdır.
  • tüm yazıyı okudum ve tek takıldığım kısım belediyenin giderinden ziyade gelirinin iki kat artmış olmasının matematiksel olarak nasıl olduğu. ve bunun koca yazıda sadece “böyle olmuş abi ya” tarzında arada esmesi. onun dışında çok tatlı uygulamaymış tabii.
  • her ne kadar süper bir uygulama olsa da detayıyla öğrenmek istediğim kârlılıktır. biraz işkembe-i kübradan sallamasyon gibi geldi çünkü.

    1) sadece ülke vatandaşlarına yaptığın bir uygulama olduğundan kondüktörleri kovmuyorsun, bilet basımı ve dağıtımından kısıyorsun. kârda değilsin.

    2) herkes toplu taşımayı tercih edeceğinden araçları arttırmak durumunda kalıyorsun. kârda değilsin.

    3) özel araçların sana getirdiği akar yakıt vergisi ve tüketim vergilerinden mahrum kalıyorsun. ayrıca trafik cezalarından gelen gelirin önünü kesiyorsun. kârda değilsin.

    4) ülke halkını mutlu ettiğini ve ekonomini canlandığını söylüyorsun. buradan gelen gelir vergilerinden toplu taşıma giderlerini kompanse ettiğini söylüyorsun. tamam eyvallah ama yine de ancak kullanım giderlerini karşılarsın gibime geliyor. yeni araçlar ve altyapıya yeter mi emin değilim.

    https://www.bbc.com/…haberler/2012/03/120327_talinn
    linkteki haber 2012'ye ait. talinn kentinde ilk başladığı zamanı anlatıyor. oradaki muhalefete bir parantez açmak istiyorum. yapılan referandumun 260.000euro'ya mal olacağını hesaplayıp karşı bir argüman olarak sunuyorlar. harcanan her kuruşun hesabını soran ve ciddiye alınan bir muhalefet diliyorum. ayrıca bu gerçek milliyetçiliktir bana göre. umuyorum ki şu ufak avrupa ülkeleri gibi ülkemizin 'gerçekten' bekası için mücadele eden bir millete dönüşürüz.