şükela:  tümü | bugün
  • mystique'in me$hur sozlerinden..
  • yunus emre'nin mevlana binlerce beytini "yunusca" ozetlemesidir turk toplumunca... halkin bagrindan kopmus yunus'un farsca yazan mevlana'ya ayar vermesidir kamu vicdaninda.

    enel hak demenin en guzel yoludur.
  • hegel'in allayıp pullayıp anlattığı ve sonunda dünya tini'nin kendisi olduğunu söylediği dizgesiyle, spinoza'nın etikasının bir harmanı gibi. felsefe yapmanın tek bir -batılı- biçimi olmadığını gösterenlerden.
  • bunu soyleyen zat sunu da soylediydi :

    (bkz: bir ben vardir bende benden iceri)

    tirsiniz..
  • yunus emre ' nin her duyduğumda içimi ürperten ruhumu sızlatan muhteşem dizesi.
    ruhu tüm çıplaklığıyla anlatan, dokunaklı bir var oluş sancısı. var oluşun muhteşem betimlenişi. hani sanki insanlık için tüm acıları çekmeye hazır ve tevekküllü.
  • şamanist etkilerin çok net hissedildiği yunus'un meşhur sözü. zaten anadolu tasavvuf düşüncesini şamanizmden ayrı düşünemezsiniz. ama emin olun bazılarının bu düşünceler hiç hoşuna gitmiyor...

    mircea eliade'den, şamanların kutsal ağaca tırmanması ve şaman olma(bkz: inisiyasyon) aşamaları ile ilgili yazdıkları;

    first, the shaman dies so that he can rise above human nature on a quite literal level. after he has been dismembered by the initiatory spirits, they often replace his old organs with new, magical ones (the shaman dies to his profane self so that he can rise again as a new, sanctified, being).[137] second, by being reduced to his bones, the shaman experiences rebirth on a more symbolic level: in many hunting and herding societies, the bone represents the source of life, so reduction to a skeleton "is equivalent to re-entering the womb of this primordial life, that is, to a complete renewal, a mystical rebirth".[138] eliade considers this return to the source of life essentially equivalent to the eternal return.[139]

    "birincisi, şaman insan doğasından tam anlamıyla daha yüksek bir seviyeye gelebilmesi için ölür. inisiye eden ruhlar onu tamamen parçalarına ayırdıktan sonra, eski organlarının yerine yenilerini, sihirli güçlerle donatılmış olanları koyarlar. (şaman kutsal ve yeni gibi bir yaratık olmak için kendi adi-kutsal olmayan- benliğini öldürür). ikincisi, kemiklerine indirgendiği zaman şaman, çok daha sembolik bir aşamayı deneyimler. bir çok avcı-toplayıcı toplumlarda kemik yaşamın özünü simgeler, haliyle kemiğe indirgenmek ana karnındaki primordial hayatına geri dönmekle eşdeğerdir ki bu, tamamen bir yenilenme, mistik olarak bir yeniden doğuştur. eliade bu hayatın özüne geri dönüşü ölümsüz geri dönüşle eşdeğer tutar."

    devamı
  • islam literatürüne göre islam alimlerinin yazdığı çoğu şey allah tarafından gelen özel bir ilhamla yazılmıştır. yunus emre'nin de demeye getirdiği "bunları ben değil allah yazdırtıyor"dur.
  • söylendiğine göre mevlana bu sözü duyunca, "bütün mesnevide söylemek istediğimi tek cümlede söyledin" anlamına gelen bir yanıt vermiştir. öyle güzel ve derin bir sözdür ki aslında: hem 6 ciltlik mesnevi ile ancak açılabilir, hem de aynı eserin bir cümlelik açıklamasıdır.
  • bu ve benzeri dizeleri nedeniyle yunus emre, kanuni sultan süleyman döneminde kafir ilan edilmiş, kendisini takip edenlerin ve şiirlerini okuyanların katli uygun görülmüştür.

    yunus'un toplumun geleneksel islam bilginleri tarafından kabul görülüp saygı duyulması son 150 yıla ait bir olgudur.
  • psikolojide, altered state of consciousness hallerinden sense of unitye tekabül eden söylem.