şükela:  tümü | bugün
  • eleni karaindrou'nun sonsuzluk ve bir gun filmine yaptıgı muziklerden. beko bi reklam muziginde* kullanmıştır bunu.
  • huzur hissinin notalara dökülmüş hali.
  • kelimelerin boğazınıza düğümlendiği anlarda bişeyler söylemek istersiniz belki ama söyleyemezsiniz. sadece ağlarsınız. bu şarkı bana hiçbir zaman huzur vermedi. hep ama hep hüzünlendirdi.
  • bu müziği dinledikten sonra bir de karaindrou'nun vatandaşı ve meslektaşı üstad vangelis'in bestesi (bkz: la petite fille de la mer)'i dinlemenizi öneriyorum. benzerliği algılayıp tanımlamaya çalışın. esinlenmenin de ötesinde bir şey bu.. hırkhızlık demeye dilim varmıyor..
  • deniz kıyısında oturduğunuzda, ayağınıza vuran dalgaların müziğidir bu.
  • cennetin fon müziği olmaya layık olduğunu düşünürken reklam filminde kullanıldığını öğrenip büyük hayal kırıklığına uğradım. keşke dokunmasalardı ona, kirlenmeseyd hiç. ait olduğu yerde kalıp eternity and a day'den şiir gibi puslu manzaralarla yaşamalıydı sinemaseverlerin belleğinde.
  • o kadar naif bir müzik ki dinlerken insanı kederlere, melankoliye ve hüzne aynı zamanda tüm bunların tam zıttı olan umut dolu günlere sürüklüyor. benim için ayrıca (bkz: hayatın fon müziği)
  • tehran vocal ensemble versiyonuna bir şans verilmesi gereken.
    bütün gün mırıl mırıl geziniyorsunuz.
    güç ve enerji veriyor.
    burda
  • son zamanlarda hayattan yegane beklentim kulağımda bu ezgiyle beraber hiçbir şey düşünmeden saatlerce göğü , denizi ve dağları izleyebileceğim ücra bir mekan ve zaman girdabından istediğim bir müddete kadar azade olmak.
    zamanın işleyişine uymaktan alıkoyan bir şey var müzikte , hafifliğinin yanında insanın içine koyduğu burukluk hissi , hem olduğun yerde hiç kıpırdamadan durmak hem de kapıyı çarpıp gitme isteği ... orhan veli'nin mısralarında:
    ''bir yer var biliyorum ;
    her şeyi söylemek mümkün;
    epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    anlatamıyorum'' diye bahsettiği her neyse ben onu bu ezgide buluyorum , anlatamıyorum.