1. ethem gibileri cipinden bakarken metrobüste görüp içi sızlayan orospu çocuklarına dert olmuştur.

    ethem gibi ne amına koduğum?

    edit: ben de bakınız vericem

    (bkz: haydi biraz gerçekçi olalım yavşaklığı)
  2. gezi parkı olaylarının insanlar arasındaki mesafeleri kısalttığının bilincinde olmayan, muhtemelen oradaki havayı hiç solumamış bir insanın sanrısıdır.

    nice homofobikler "yasak ne ayol" pankartının ardından yürüdü, nice kürt düşmanları ya da islamafobik tip empati kurdu alanda bulunan bu görüş sahibi insanlar sayesinde. ne günahlar çıkarıldı ah bir bilseniz...

    keşke tadabilseydiniz ve anlayabilseydiniz.
  3. tam olarak sivil direniş ve devrim'in tanımıdır. ethem gibilerin ters uçlara ayrılmış kitleler üzerindeki birleştirici etkisinin kanıtıdır.
  4. doğaldır. siz gerçekten insan mısınız? öldü lan o genç öldü! artık nefes almıyor! anlıyor musun? sen, cenazesindekileri samimi ve değil diye ayırıyorsun! sana ölüm yok mu sanırsın be hey gafil! bu ne vicdansızlık bu ne kalpsizliktir! yeter artık utanın yazdıklarınızdan yeter! evet etheme selam vermeyecek olan adamlar bile ağıt yakıyor, düşünsene tanımadıkları adam için ağıt yakacak kadar kalpleri, vicdanları var! nasıl gazzedeki çocuklar için ağladıysam ethem içinde ağlarım,amerika'da okulda silahla taranan çocuklar içinde! çünkü benim yaradanımın yarattıklarıdır onlar! o sevip yaratmış bana sevmek düşer! lan sen bile böyle ölsen ağlarım! o kadar insanız işte sizin aksinize! yeter vicdana gelin yeteeeeeer daha fazla nefret ettirmeyin kendinizden!

    (bkz: ama öldü efendim)
  5. hayatında bir işçinin nasırlı elini sıkmaktan korkan, daha iki tuğlayı üst üste koymamış adam "ethem onurumuzdur" diyemez.

    olsa olsa müthiş duyarlılığa sahiptir, bir insanın ölümüne üzülüyordur, bir işçinin değil. bana itiraz etmeyin şimdi kardeşim, dediğim gibi olsaydı, bu eylemler taksim'de değil,
    sizin göt ata ata oy verdiğiniz parti vekillerinin tuzla'daki tersaneleri önünde yapılıyor olurdu... oysa o tersanelere, sgk denetmenleri bile giremedi.

    şimdi kaldırac dergisi, marksist bakış dergisi, devriimci karargah, tkip, tkp, işçi partisi meydanlarda. peki zonguldak'da maden işçileri patır patır ölürken neredeydiniz kardeşim siz? kızılay'da çıkardığın dergiyi gözüme sokacağına, git ölen işçilerin ailelerine destek, sahip çık, yalnız hissetmesinler kendilerini. ulan kafayı yiyeceğim ya. ulan itoğlu itler tekel işçileri kızılay'a inip çadır kurmasaydı, bir tekel işçisinin suratını göremezdiniz.

    sizinki solculuk oynamak gözüm, yemeyin bizi.

    edit: bu mu la zarar verici nitelikte dezenformasyon? o dezenformasyon götüne girsin senin...

ethem gibilere selam vermeyeceklerin ağıt yakması hakkında bilgi verin