şükela:  tümü | bugün
  • argodaki karşılığı nişanlanmak olan ibare.

    şaka lan şaka argo bile bu kadar seksistleşemezdi.
  • (bkz: takoz bonfile)
  • bunu rahat ve pratik yapmak için, tencerenin dibini azıcık görecek kadar, yani çok hafif yağda önce etleri pişirin, köşeler kararınca bunları bir tabağa dökün.

    soğanı, biberi, domatesi pişirecekseniz ayrı olarak pişirip, et dışındaki diğer elemanlar kabaca piştikten sonra mühürlenmiş etlerinizi atın tencereye. aksi takdirde görece geç pişen diğer yiyecekler için eti kurban etmiş olursunuz.

    (bkz: papaz yahnisi)
  • mühürleme işlemi için mutlaka ısıyı eşit oranda dağıtan, demir ya da kalın tabanlı, ağır bir döküm tava edinmeniz önerilir. oda sıcaklığında olan etin, kağıt havlu ile nemini alın. pişirme işleminin hemen öncesinde, etin her iki tarafına taze çekilmiş tane karabiber ve tuz serpiştirin. bu sayede mühürleme işlemi esnasında et suyunu salmayacak ve lezzetini hapsedecektir. ocak üzerine aldığınız döküm tavayı yaklaşık 5 dakika ısıtın. steak gibi yağ damarları olan bir et pişirecekseniz tavayı yağlamayın. diğer etler için çok az miktarda zeytinyağı kullanın ve tabanına yayılmasını sağlayın. tava kızdıktan sonra, eti yerleştirin ve kendi haline bırakın.
    tavadan çıkan sesler, duman ve koku sizi korkutmasın, doğru et pişirmenin belli başlı cilveleri ile karşı karşıyasınız.

    bon appetit!
  • et pişirmenin en doğru şeklidir. 20-21 gün süresince doğru ısıda bekletilmiş bir et için marineye bile gerek olmaksızın mükemmel sonuç verir . bunun harici, biftek vb etleri zeytinyağı, yoğurt, soya sosu, biraz bal, biberiye, tane karabiber ve biraz da toz kırmızı biberle marine edip , buzdolabında bir- iki saat beklettikten sonra döküm tava yahut ızgarada mühürleyip, yanında yine ızgara sebze yahut püre ile servis etmek yiyeni mest edecektir.
  • bu terimi bu işle bağdaştıranın ilk kişinin ben ta amk. kuyuya zamanında bir taş atılmış, şimdi o kadar yerleşmiş ki, o taşı çıkartmak mümkün değil. muhtemelen, rahmetli arman kırım, emre mermer veya cüneyt asan üçlüsünden birisi, orijinal terimi (searing) türkçe'ye çevirirken "sealing" ile karıştırıp mühürleme diye çevirdi. yoksa karşılığında "dağlamak" diye nefis bir kelime varken, işaretlemek, kaşelemek anlamına gelen "mühürleme"nin mutfak terimi olarak bir anlamı olmaması gerektiğini tahmin ederdi. hani büyük parça et aldığınızda üzerinde mavi mürekkepli damgalar görürüz ya... üretim tarihi/üretici/seri no filan gibi bilgileri içeren.. işte mühürleme odur ey dostlar. sıcak herhangi bir yüzeyle buluşan, hızlı fiziksel ve kimyasal reaksiyonlarla, ani değişimler geçiren et dağlanmış olur, mühürlenmiş değil.