şükela:  tümü | bugün
  • aslında pek de müze denemeyecek bir yerdir ve içinde türk silahlı kuvvetleri envanterine girmiş olan bazı tankların ve zırhlı araçların birkaç tane örneğinin bulunduğu, lokasyon olarak etimesgut girişindeki zırhlı birlikler okulu ve eğitim tümen komutanlığı'nın içinde kalan bir bölgedir. ancak entry içinde "tank alanı", "tank deposu" vs. saçma ifadeler kullanmamak adına müze olarak yazmaya devam edeceğim.

    etimesgut'a girerken yapılan yeni yol düzenlemesi nedeniyle şu anda arabayla filan geçerken tankları görmek pek mümkün değil ancak etimesgut istikametinden eskişehir yoluna doğru giderken yol yukarıda kaldığı için alanı net olarak görmek mümkün.

    müze denemez dedik hemen açıklayayım. bir yerin müze sayılması için elbette herşeyden önce orasının halka açık olması gerekiyor. maalesef bu yer halka açık bir alan değil çünkü tanklar tümenin tören alanının bir köşesine konulmuş durumda ve sanırım törenlerde fon oluşturulsun diye dizilmişler. tankları görmek için buraya gelmeniz ve nizamiyeye "ben tank görücem" diye sormanız bir anlam ifade etmiyor, tümen komutanlığından izin almadıktan sonra buraya girmeniz pek mümkün değil. burasını görmenin en kestirme yolu silah altına alınıp acemiliği burada yapmanız ki böyle bir durumda bile pek fırsat bulup orasını gezemezsiniz. tankların yanına da ancak temizlik niyetiyle ot yolmaya filan gönderirler sanırım. bundan başka buradaki tankların oturduğu yer bir müzedeki gibi düzenlenmemiş durumda. yalnızca düzensiz bir şekilde dizilmişler ve önlerinde üzerinde basit bilgilerin olduğu (onda da çoğunun adı yanlış veya kuvvetteki kullanım şekliyle yazılmış) levhalardan başka bir şey yok.

    neyse konumuza dönelim. şimdi burası aslında barındırdığı tanklar yönünden çok önemli bir alan ama tarihimize her zaman olduğu gibi pek dikkat etmiyoruz. sonuçta yavuz (ex-sms goeben) gibi dünyada sadece 2 tane yapılmış moltke sınıfı bir battlecruiser'ı bile gözünün yaşına (ya da tarihsel önemine mi demeliyiz) bakmadan çatır çatır söktürmüş, bu karar altına imza atıp daha sonra "e ama o dönemin şartları öyledi, bana eskidi dedilerdi, aah ah şimdi olsaydı ehehe" diye üzerine pişkince demeçler verebilen (bkz: süleyman demirel) kişilerin yaşadığı bir ülkedeyiz ve insan yaşanan tarihsel kıyımlara sadece şaşırabiliyor. işte etimesgut tank müzesi içinde de hem bizim askeri tarihimiz yönünden hem de dünya askeri tarihi açısından önemli olan tanklar saklanmakta ve yavuz'un başına gelen kötü kaderin baskısı altındalar.

    şimdi belki herkesin aklına şu soru gelebilir; entry'yi yazan yazar buraya girdi mi? yoksa bu entry yazarın genel bilgisi üzerinden mi yazılmakta?

    yanıtı veriyorum; evet ben buraya girdim. yüzlerce de fotoğraf çektim. içindeki tankların ne olduğunu, o tankların tarihini de dibine kadar biliyorum. o nedenle hadi bakalım ben yazmaya devam edeyim siz de okumaya devam edin. belki yazının sonunda küçük bir sürpriz olabilir. *

    müze içindeki tanklar "eskiliklerine" göre sıralanmış durumda. bu şu anlama geliyor; bizim kullandığımız tanklar 1930'larda yurtdışından alınmaya başladığından müze içindeki dizilim de 1930'lardan başlıyor. sovyetlerden aldığımız ve zamanında ulu önder mustafa kemal atatürk'ün de incelediği t-26 tankı çamurlukları sökülmüş bir şekilde sizi karşılıyor. ondan sonra zaten başka sovyet ürünü bir araç göremiyorsunuz (ki bu noktada afganistan'dan ganimet olarak alınan ve müzeye konulan t-55'i saymıyorum). halbuki tsk'da t-26'dan başka diğer bazı sovyet araçları da kullanıma girmiş; mesela ba-6 zırhlı aracı. ama bunlardan bir örnek korunmamış maalesef.

    sovyet aracını geçtikten sonra karşımıza sırasıyla ingiliz, fransız tankları ve zırhlı araçları çıkıyor. renault r35 tankı, universal carrier, vickers tankı filan hep burada. bunların birkaç adım gerisinde ise müzenin asıl ağır abileri var; 2. dünya savaşında kendilerine verdiğimiz krom karşılığı doğrudan almanya'dan alınan tamamen orijinal bir panzer iii ve bir panzer iv. tanklara meraklı her insanı delirtecek olan bu iki makineye dokunmak bile zevkli. burada olan panzer iii tankı 50 mm'lik uzun namlulu l/60 topuna sahip olan bir makine. geç dönem panzer iii'lerden ve "m" modeli olmalı (m modelinin karakteristik egzosuna sahip). panzer iv'ün üzerinde ise uzun namlulu 75 mm'lik bir kwk var ve bu tank da yanılmıyorsam geç "f2" veya erken "g" modeli (minör farklılıklar var arasında ama üretim yılı ve bizde hizmete girişe bakarsak erken dönem g olabilir diyorum ben). bu tanklar çok önemli tanklar çünkü neredeyse hiç modifiye edilmemişler, hasar görmemişler ve yıllarca yalnızca eğitim amaçlı kullanılmışlar. dünyadaki müzelerde panzer iii çok sayıda vardır ama panzer iv'ün çok fazla kalmadığını biliyorum.

    almanların yanından kendinizi kurtarabilirseniz "nato" dönemine geçiş yapacaksınız. 1945 sonrası tsk envanterine doldurulan amerikan tanklarının hemen hemen hepsini burada görmek mümkün. m-24 chaffee, m4 sherman, m36 jackson (ki bu araç aslında tank değil bir tank destroyer'dır), m serisi diğer tanklar, tank kurtarıcıları sırayla dizilmiş durumda. kıbrıs barış harekatı'nda kullanılan m-47 tankının da bir örneğini görebilirsiniz. bu sıranın sonunda da sanırım afganistan'dan getirilen bir t-55 tankı bulunuyor ama bu tankın sanırım paletleri değiştirilmiş. genelde t-55 serisi rus tanklarının paletlerinde kauçuk pabuçlar olmaz, olsa bile tek parça olir ama bunda var ve 2'li halde. ben bu tanka takılan kauçukları biraz amerikan modellerine benzetmiştim. palet baklalari ve bağlantıları da amerikan modeline benziyor ki muhtemelen paletleri değiştirilmiş diyorum ben.

    ve en sonunda, tüm bu araçların ortasında bir adet çok özel makine bulunmakta; tural kariyeri (linkteki fotoya adı yanlış yazılmış). şöyle anlatmakta fayda var, 27 mayıs darbesi sonrası hepimizin bildiği gibi ülkede bir milli üretim, milli sanayi havası dolanmış. bunun en bilindik örneği ise devrim otomobili. filmi çekildi, o oldu bu oldu ve otomobilin namı iyice yürüdü. işte size az önce yazdığım tural kariyeri de devrim'in askeri versiyonu gibi bir şey. 27 mayıs sonrası tamamen yerli imkanlarla, m-24 chaffee tanklarının bayağı bir modifiye edilerek değiştirilmesi sonucu üretilmiş olduğu söylenen ve adını dönemin genelkurmay başkanı orgeneral cemal tural'dan alan bir zırhlı personel taşıyıcıdır bu makine (burada m-24'ten türetildiğine yönelik şüphelerim var muhtemelen m37 kundağı motorlu obüsten türetildi bu makine ama işin garip tarafı m37 bizde kullanılmadı diye biliyorum). 12 askeri taşıyabilen, üzerine 2 adet makineli tüfek takılabilen zırhlı personel taşıyıcının dünya üzerinde kalan tek örneği şu anda etimesgut'taki müzede bulunuyor. ama entry'nin en başında yazdığım gibi biraz özentisiz davranılmış kendisine ve kısmen harap bir şekilde kenara atılmış durumda. benim gördüğümde içine türlü temizlik malzemeleri ve ıvır-zıvırla doldurulmuştu ve belli ki oraları temizleyen askerler için bir depo olmuştu. zeminindeki metal plakalar çökmüştü ve içteki yan duvarlarının filan bakıma ihtiyacı vardı.

    evet etimesgut tank müzesi'ni kısaca anlatmaya çalıştım. burası çok önemli bir yer ve buradaki araçlarla ciddi olarak ilgilenilmesi gerekiyor. içlerinde yukarıda da yazdığım gibi hem dünya askeri tarihi açısından önemli yere sahip araçlar hem de bizim için anlamı büyük olan araçlar var. internette araştırırsanız burasının yeni fotoğrafını bulamazsınız, olanlar da çok eskiden çekilmiş birkaç tank fotoğrafıdır. tankların tümen içindeki yeri 3 defa değiştirilmiş sanırım. eldeki en eski fotolarda dairesel bir ve farklı bir noktadaki yerleşim görülürken 2. nesil fotolar 90'larda çekilen ve yüksekçe bir tepe eteğinde dururlarken tankları gösteriyor. belki enrty'yi okuyanlar içinde hatırlayanlar çıkacaktır, savunma ve havacılık dergisinin zırhlı birlikleri anlatan 90'lı yıllardaki bir sayısında burada olan tüm makinelerin fotoları çekilmiş ve birkaç sayfada anlatılmıştı. o zaman durdukları yer ikinci lokasyonlarıydı. sonra bu tanklar bir daha taşınmış ve sanırım şu anda oldukları yere getirilmiş.

    müzede modern dönem tanklarından yok. mesela bir leopard filan göremezsiniz. bizim askeriyede bir eğilim vardır, faal kullanılan araç-gereç pek müzeye veya gate guard olarak oraya buraya konulmaz, psikolojik olarak kötü etkiler insanları diye. misal bir f-16 var şu anda istanbul hava müzesinde (89-0032), o uçak zamanında akıncı'da toprağa çıkıp burun kısmı ağır hasar görmüş ve motoru yamaha alan bir uçaktı. yapısal olarak ciddi hasar gördüğünden bir daha uçması mümkün değildi. o uçak bile birkaç sene bekletildi müzeye koysak mı koymasak mı diye karar verilirken. o nedenle burada yakın dönemde alınan tanklardan göremiyoruz.

    umarım buradaki tanklar hiç olmadık bir anda yavuz gibi veya bazı hava kuvvetleri uçaklarına yapıldığı gibi hurdaya ayrılıp darma duman edilmez.

    müzede bulunan tankları sırasıyla yazıyorum. yazdıklarım sırasıyla şöyle (yazım hataları orijinali gibi bırakıldı):
    alındığı ülke / tankların önüne konan bilgi levhaları üzerinde yazılan isimleri / parantez içindekiler ise "muhtemel" orijinal tip isimleridir.

    * valentine / ingiltere / valentine ii
    * general stuart / abd / m3a1
    * t-4 / almanya / pzkpfw iv ausf. g
    * t-3 / almanya / pzkpfw iii ausf. m
    * t-26 / sovyetler birliği / t-26
    * org. cemal tural kariyeri / türkiye / orgeneral cemal tural kariyeri
    * bren gun carrier / ingiltere / universal veya bren gun carrier
    * damler scout zh. otomobil / ingiltere / daimler dingo mark iii
    * renault / fransa / renault r35
    * m-24 / abd / m-24 chaffee
    * m-48 a5 t1 / abd / m-48 a5 t1
    * m-48-t5 / abd / m-48 t5
    * m-47 / abd / m-47 patton
    * m-74 / abd / m-74 tank kurtarıcı
    * m-48 a2c / abd / m-48 a2c
    * m-36 / abd / m-36b2 jackson
    * general sherman / abd / m4a6
    * t-55 / sovyetler birliği, doğu almanya veya çekoslovakya olabilir / t-55a

    bu listedeki tankların 2 tanesinin ilginç bir özelliği daha var. müzede iki tane stuart tankı var ve bir tanesi standart özelliklerdeyken diğerinde 360 mm.'lik bir obüs takılı olduğu yazılmış! standart üretim modellerinde 75 mm.'lik bir obüs var ve stuart tareti 360 mm. gibi hayvani bir kalibrenin geri tepmesine dayanamaz. ben bunun alev makineli bir model olabileceğinden kuşku duyuyorum. diğer ilginç tank ise renault r35. bu tankın da standart silahı sökülmüş ve yerine daha güçlü ve standart üretimlerinde olmayan farklı bir top takılmış.

    konuyu aşağıdaki iki fotoğrafla bağlasam nasıl olur? bilmeyenler vardır, büyük sinema sanatçımız rahmetli kemal sunal'da askerliğini etimesgut tank tümeninde yapmıştı. zamanında kendisinin panzer iv önünde çekilen bir fotoğrafı vardır. buradaki tankın birkaç yıl önceki hali ise benim çektiğim şu fotoğrafta görülebilir. sanırım iki fotoğraf arasındaki fark neden tarihi açıdan önemli olan bu tanklara daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini anlatıyor.

    edit: tank tipleri eklendi. bazı imla hataları düzeltildi.
  • tier 10 tank getirtememişler tüh :)

    şaka bir yana tanksever olarak gitmeyi isterdim ancak halka kapalıymış. yakın zamanda açılır umarım.
  • benim için trajikomik bir anısı olan yerdir. darbe girisiminden 1 hafta önce 'vaktim varken dünya gözüyle alman tankı elleyeyim' diye araştırmalara başlamıştım. silahlı kuvvetlerin nazi almanyası ekipmanlarını zamanında envanterinde bulundurduğunu biraz araştıran bulabilir.
    neyse basladım telefon trafigine. kısa dönem stresli er bebelerin heyecanlı bir bicimde beni saçma sapan yerlere aktarmalarından sonra nihayet bir astsubaya eriştim. dedi ki, geliyosun dilekçe veriyorsun. biz size dönüyoruz. yontem bu. geldigim gun girebilir miyim diye sordum, dilekce vericeksin dedi. sayin komutanim istanbul'dan gelecegim, bu prosedur nasil isliyorsa bilgi verirseniz kapinizda yatmak zorunda kalmam, gider bi yerde kalirim bir plan yaparim dedim. deki ki bir kac gun ayirman gerekebilir, dilekce vericeksin bakicaklar.
    tamam tesekkurler dedim kapadim telefonu. hic bi sikim yere gidemem dedim icimden cunku parasizliktan oluyorum. en fazla gunu birlik param var. artik baska zaman. yani cebimde 3-5 kurus para olsa o haftasonu ankara, etimesgut'a gidecektim.

    bi an dusundum, darbeden cok sonra tabi.. len ben oradayken aksam darbe baslasa, basimda dikilen tum personel bi yerlere panik halinde kosustururken ben panzer iv'e atlasam, yaldir yaldir kapidan cikip leopard'larin arasina karisip taam komtanim geliyorum deyip bir yerlerden sivisip bizim memleketteki garaja sursem. operasyonel menzili falan anca memleketteyim. ulke yikilmis sikimde mi amk*, panzer 4 ulan. kac tane var bu makinadan dunyada, dingil ? 70 kusur yillik tank.

    dunya uzerinde bizdeki kondusyonda bir baska panzer iii ve panzer iv var mi bilmiyorum. acik muze olmamasindan oturu bakimlari iyi yapilmistir diye umuyorum. nihayetinde acikta sergilenen panzer i, panzer ii, panzer iii, panzer iv ve stug iii gormuslugum, ellemisligim, tepesine tirmanmisligim ve hayvanlik yaparak icine girmisligim bile var. * bir allahin kulu da sen napiyorsun demedi. tamam, ben tarihciyim. zarar vermem. he firsatim olsa bi parcasini soker miyim ? evet. firsatim var miydi ? evet. ama sokmedim. kafami sikiyim. ozenli davrandim.. ulan bir kere geldim dunyaya, isterlerse ceza, hapis. stug amk, kac tane var da elleyebiliyosun.. birak icine girmeyi.

    neyse konuyu dagitmayalim. uygun bir proje ile burasi turizme kazandirilabilir. hele o panzer iii ve iv calisiyor ise, onu izlemek icin gelecek binlerce ww2 kırığı taniyorum.