1. mevlananın insanı mevlevi yapabilecek güçteki eserlerinden bir tanesi. şu şekildedir:

    duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
    başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

    sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
    hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

    çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
    çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

    ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
    bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

    ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
    sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

    sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
    ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

    bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
    gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

    aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
    aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

    ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
    bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

    şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
    o zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

    bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
    huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme

    harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
    ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

    isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
    aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

    taksim trio ve yılmaz erdoğan tarafından mevlanayı anma etkinleri kapsamında harbiye açıkhava tiyatrosundaki performansları için buyrun : http://www.youtube.com/watch?v=j3up7bervs8
  2. rivayete göre,

    mevlana ve şems'in yolları kesiştikten sonra günler ve geceler boyu süren ilahi sohbetlere dalarlar. ikisi birlikte köşeye çekilerek tüm vakitlerini bu sohbetlere adarlar. mevlana otuz sekiz, şems altmış yaşındadır. haklarında dedikodular başlar. bugün bile aralarındaki ilişki bu denli güçlü bir ilahi aşk mıdır yoksa gay midir bu ikisi diye süregelen tartışmalar, o zamanlarda da şiddetiyle vuk-u bulur, şems dayanamaz, konya'yı terk eder ve şam'a yerleşir. bir yıl sonra şems, mevlana'nın mektubuna karşılık vererek konya'ya geri döner. mevlana havalara uçar, yüzü tekrar gülmeye başlamıştır. günlerce süren sohbetler ve akabinde dedikodular tekrar başlar. şems ortadan kaybolur ve onu bir daha da gören olmaz.

    mevlana üzüntüsünden kahrolur, şems'i aramak için iki kez şam'a gider. bulamaz. şems'i bulma umutlarını yitiren mevlana, onun fiziksel varlığından ya da yokluğundan vazgeçer ve manen şems ile, hayaliyle yaşamaya başlar.

    şems, mevlana'yı ve konya'yı terk etmeye karar verdiği zaman mevlana ona "etme" diye yalvarır:
    bugüne kadar okuduğum en güzel şeylerden biridir bu yakarış.

    duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme
    başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun, etme

    sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
    hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun, etme

    çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
    çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme

    ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
    bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun, etme

    ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
    sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme

    sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
    ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme

    bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
    gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme

    aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
    aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme

    ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
    bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme

    şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
    o zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme

    bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
    huzurumu bozuyorsun sen mahvediyorsun, etme

    harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
    ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme

    isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
    aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

    mevlana - 1247
  3. yılmaz erdoğan'ın sesi, taksim trio'nun müziği ve mevlana celaleddin rumi'nin o müthiş dizeleri öyle bir araya geliyor ki dinlemekten başka bir şey bırakmıyor insana. büyüleniyor sanki insan...
  4. mevlananin ne yuce bir insan oldugunu askinin buyuklugunden anlamamizi saglayan yakaris. oyle bir asktir ki bu yalvarirsin sevgiliye etme diye. ne asklar var diye dusunmemi saglamistir. belki de ayriliktir aski buyuk yapan. ayrica yilmaz erdogan da daha cok siir okusun hatta sadece siir okusun.
  5. harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
    ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

    gurur, hırs ot bok kelamlarının aciz insanlara ait olduğunu, doğru varsa doğrunun, gerçeklik neredeyse gerçekliğin bu kadar güzel haykırıldığını gözle gördüren, yılmaz erdoğan sesinden duyduran, algı ne menem bi şey ki hep bi şeyler dokunduğunda ona yakışan şeyleri bulduran kelamlar ya işte bunlar, gideceksin ama yine de gitme demek ne hoş...

etme hakkında bilgi verin