şükela:  tümü | bugün
  • anlam olarak idrakten (anlayıştan) yoksun türk demektir.

    anlı şanlı, haşmetlu osmanlı devleti döneminde türkleri tanımlayan bir tamlama olmuştur.

    osmanlı fetişisti faşolara saygıyla duyrulur:)

    ayrıca ebleh türk, hödük türk, kaba saba türk gibi versiyonları da vardır.
  • bu kalip naima tarihinde gecer ekradi biinsaf ile birlikte. (bkz: naima)
  • osmanli'ya dair cesitli vesikalarda saray'in ulke topraklarinda yasayan turkler icin bu kelimeyi kullandigi soylenir kisaca aptal turkler demektir.
  • hatirladigim kadariyla yerlesik turklerin gocebe turkmenler icin kullandiklari bir sifattir. ben asikpasazade'de gordugumu hatirliyorum. lakin bu terkibin anlami konusunda bir duzeltme yapilmali.

    etrak-i bî-idrak akilsiz turkler'den ziyade idraksiz turkler anlamina gelir. gocebe turkler orneginde gorulebilecegi gibi akli olanin idraki olmayabilir. bu da soyle bir sonuc dogurur.
    elin "akil"siz gavuru uzayda cay partileri duzenleyecek derecede sicrama yapar, bizimkiler degisen toplumsal ve ekonomik iliskileri algilama/idrak etme guclugu yasadiklari icin hala sadece raki, yeniraki, tekirdag rakisi, yogurt, sekerli yogurt, cikolatali yogurt, ayran, sutas ayran, coban ayran, sek ayran ve turevlerini imal etmekle mesgul olurlar.
    ha unutmadan, bir de yayik makinesi icat etmisizdir.
    (bkz: insanligin hizmetine sunmak)
  • (bkz: kurd i bi merd)
    (bkz: rus i menhus)
    (bkz: evbaş ı kızılbaş)
    (bkz: engurus i bi namus)

    şeklinde devam eden silsilenin bir halkası, osmanlı'da millet sistemi denen şey bu olsa gerek!
  • bilinçsiz türk demektir.
    osmanlıda en büyük dezavantaj türk olmaktır zaten.ben hiç ermeniler, rumlar, araplar vs. milletler için böyle bir söz duymadım, okumadım.
  • (bkz: rumi)
    (bkz: salih ozbaran)
  • bu tamlama aslinda sadece bir millet olarak türkleri kücümsemek amacli söylenegelmemistir. tersine, yönetici feodal sinif kendini yönetilenlerden ayirarak yüceltmek istemis, yani icinden ciktigi yumurtayi begenemez olmustur. ayni mantikla, ikisi de aslen türk olan yavuz sultan selim ile sah ismail caldiran'da kapismadan önce "oglum sana böyle böyle diyorlar!" diyerek atistiklari mektuplarinda yönettikleri ülkelerde yasayan cogunlugun dilini kullanmaktan israrla kacinmislardir. garip bir ironi olarak yavuz sultan selim'in mektuplari farsca iken, sah ismail'in göndermis oldugu mektuplar türkcedir. bu fenomen yalnizca dogu imparatorluklari ile de sinirli degildir: 1530-1556 yillari arasinda alman imparatoru olan besinci karl "tanriyla ispanyolca, kadinlarla italyanca, erkeklerle fransizca, beygirimle almanca konusurum" demis, almancayi "kaba", "odunsu" ve "une language a demi-barbare" (yari barbar bir dil) olarak tanimlayan prusya imparatoru büyük friedrich'i potsdam'daki sarayinda ziyaret eden voltaire kendini fransa'da zannettigini, cünkü herkesin fransizca konustugunu ve saray erkaninin almancayi ancak hizmetciler ve atlar ile konusurken kullandigini yazmistir. kisacasi, bir diger türdesi de obskurantizm olan bu fenomen, (askeri, ekonomik veya idari) erke sahip bir sinifin anlasilamama yoluyla kendini sinirlar ve siniflar üstü gösterebilme, dolayisiyla da bu erke sahip olmayanlari kücümseme cabasidir; yasamin bir cok alaninda, eskisi kadar olmasa da, degisik bicimlerde hala karsimiza cikmaktadir.
  • erdoğan aydın, milliyet’te yayınlanan bir açıklamasında “yavuz ve kanuni türk’ü aşağılardı” tezini ileri sürdü. osmanlı dönemi eserlerinde “etrakı bi-idrak = akılsız türk” deyimine sıkça rastlandığı bir gerçektir. ancak bunun hangi çerçevede ve kimler için kullanıldığını bilmezseniz aydın’ınkine benzer yanlışlıklara düşersiniz. devşirmelerin yetiştirilmesiyle ilgili kanunnamede açıkça bunların “türk’e verilmesi” zorunluluğu kayıtlıdır. yani türkçeyi, türk kültürünü ve islâmı orada öğrendikten sonra devlet hizmetine alınacaklardır. bu aşağılama değil, yüceltmedir. osmanlı’nın karşı olduğu, hâlâ göçebelikten vazgeçmeyen türkmenlerdir. osmanlı, yerleşiklikle ileri bir uygarlık ve kültür düzenini temsil eder. göçebe ise, zirai üretimi önemsemeyen hattâ tahrip eden yapısıyla geri bir düzeydir. bunu anımsamak gerekli.
    orhan koloğlu