şükela:  tümü | bugün
  • tefal'in "en kolay kullanımlı" olduğunu iddia ettiği tava seti.

    tava lan bu? ne kadar zor olabiliyo ki zaten?
  • la. "buldum"
    (bkz: arshimed)
  • turistlerin unuttugu bir kuzey kaliforniya sehridir eureka. baya ufak olmasina ragmen san francisco'dan portland'a kadarki sahil bolgesindeki en buyuk yerlesim yeridir. bu da nasil genis bir county'deki insanlarin buyuk sehre ac oldugunu gosterir. gosterir de sonuc olarak ne demektir bu bilemiyorum. eureka'daki pearl lounge'daki barmen de bilemedi. burasi cok ozel bir sehirdir dedi, neden dedim. ayni yukarda yazan sebepleri siraladi. ee dedim sonuc? dedi bilmiyorum...
    ama bu mahallemsi sehrin cok garip insanlari vardi sarhosluktan hatirladigimiz kadariyla. barda oturan iki tane cok tas hatun vardi, bana sorsan 27 yasindadirlar ama yanimdaki o.e.ye sorsan 23 yasindadirlar. kararinda topuklu ayakkabili, karakterli suratli kadinlar ki bu bile bana college student olmadiklarini gostermeye yetiyor. etekli olan topuklunun icinden cikardigi ayagini hafifce oyle bir bacagina surtuyor ki en ayak fetisizmi olmayan insan bile kipirdanir biraz. bir bucuk saat birbirleriyle konusup etrafi 1 sn goz ucuyla bile olsa kesmemelerinden eski dost olduklari ve gercekten birbirleriyle muhabbette geldiklerini anliyorum.
    sonra birden lounge'a manyaklar gelmeye basliyor bir bir... 3 tane redneck* geliyor ki bir tanesi kadinlara adeta aralarina kafasini uzatip 5 saniye o arada sabit durarak yiyecekmiscesine bakiyor. sonra 4 kisilik bir grup giriyor, biri super ibne, ikisi lezbiyen ki zaten opuserek giriyorlar bunlar. heteroseksuel olan sonuncu iriyari manyak ise grubun kalanina yuksek sesle orjinal sorular soruyor, yok gang bang'e var misiniz, erkeklerle de yapiyor musun, vs. tarzinda.
    sonra ot kokan 3 tane erkek girdi. arkasindan donu gorunen slutty bir kadin girdi, yerdenbitme koca memeli bir kari girdi, vs... senlendikce senleniyor allahim. o loser redneck parmagindaki yuzuge bakmadan kendi sandalyesinden dusmek pahasina kadinlara dogru uzaniyor... uzaniyor ki ne uzaniyor... kadinlar sallamaya calisiyor ama pek bir yere gittigi yok herifin. biz birer uzo soluyoruz birer white russian ve birer biranin ustune. uzo'yu almak icin uzandigimda barda oturan koca memeli kiz kulagima "you're gonna get fucked up" diyor. "fucked up" kismini vurgu ile soyluyor. donup suratina bakmiyorum ama nasil, kim tarafindan diyorum. bisi demiyor ayni cumleyi tekrarliyor. sonra ermeni miyim diye soruyor... hayir turkum diyorum. "siktir" diyor turkce, guluyor. biz de guluyoruz. en yakin arkadasi ermeniymis o ogretmis, benden bile guneyde, pasadena'da yasiyormus. ne sikime burda surtuyon demiyoruz, masaya donuyoruz.
    o sirada bardaki tas hatunlardan etekli olani sandalyesinde ganchomsu bisiler yapiyor fonda bir neuvo tango muzigi calarken. o.e. beni gazliyor, ben de sarki bitmeden kalkiyorum hadi dansa diye. kadin ama ben evliyim diyor. eee, dans edelim dedim bir kere ver demedim ki demek geliyor icimden, kibarlastiriyorum agzimdan cikmadan. neyse ki diger hatun imdadima yetisiyor ve "evliler dans edemez diye bi kural mi var, hadi hadi" diye gaz veriyor. kadin kicini kaldirana kadar sarki bitiyor, alakasiz bir sarkiyla bisiler yapmak zorunda kaliyoruz ama olsun amac muhabbet zaten. sonra da baya bir muhabbet yolu aciliyor bu sayede. eteksiz kadinin gogusleri cok guzelmis, farkediyorum. ama ikisi de evli imis, yuzukler tek tas olmasa da ellesmiyoruz. bardaki diger tayfa ayni fikirde degil herhalde ki 5 dakikada bir yeni bir yazan geliyor, bi dakka bos birakmaya gelmiyor hemen kanatlardan ataklar basliyor.
    ucer bira daha icip cikiyoruz mekandan cunku kapanma vakti geliyor ve kadinlardan birinin kocasini arayip "bizi gelip alir misin 10 dakika sonra" dedigini farkediyorum. geceleri disarisi kadikoy sokaklari gibi bombos ama icerisi komik yani bu sehrin. yolunuz gecerse pearl lounge'a bi ugrayin...
  • kafada ampül yanma efekti...
  • kuzey california'da bir sehir.
  • latince yahut antik grekçe buldum anlamına gelen kelime.
    türkçe'ye evreka! olarak geçmiş.

    ve ayrıca poenun muhteşem bir hikayesinin ve de kuruçeşme'de bir tekel bayiisinin adı.
  • 8bit zamanlarinda bbc, c64, zx spectrum icin cikmi$ ve ilk cozene 1 milyon sterlin odul verilen text adventure.. oyun tutulmadi ve firma batti..

    edit: 1984'te cikan bu oyunun odulu 25000 sterlinmi$ ve piyasaya cikaran firma domark'mi$.
  • dördüncü sezonun ilk bölümündeki previously kısmında previously olmayan birşeyler var sanki. 3.18den sonra sanki başka bölüm de yayınlanmış havası bıraktı bende..
  • kardeş payı adlı dizinin jeneriği de bu sözle başlar.

    eeuureeeka.
  • bünyemde feci şekilde bağımlılık yaratmış dizidir. görünce resmen dünyam aydınlanıyor, o derece yani. star trek'ten beri bu duyguyu hissetmemiştim, nedir sırrı çözemedim ama sevinçle takip etmekteyim.