şükela:  tümü | bugün
  • o zamanlar fatih terim yapıyordu türkiye'nin teknik direktörlüğünü... türkiye'nin ilk defa katıldığı avrupa şampiyonasında, "oğullarım turnuvadan sonra milli takımı bırakıyorum eyvah" isimli gaz parçasıyla, oyuncuları ateşlemeyi denemiş fakat bu gaz maalesef işe yaramamış, yaşanan gaz patlaması bütün türk milleti için bir hüsran olmuştur.

    hiç gol atamadan ve hiç galibiyet görmeden, ilk turda tamamladığımız bu şampiyonadan akıllarda kalan tek şey, çene aka alpay özalan'ın önünden gole giden adamı düşürmeyip "abi buyur sen bizden ünlüsün" diyerek önünü daha da açması sonucu "fair play ödülü" diye bilinen "turnuvanın cübeleği" isimli ödülü almasıdır.
  • (bkz: eat my goal)
  • turkiye'nin gruptaki rakipleri hırvatistan, portekiz ve danimarka idi.
    finalde ise almanya ile çek cumhuriyeti karşılaşmıştır. sonucu bierhoff'un golden goalu belirlemiştir.
  • şampiyonanın almanya ve çek cumhuriyeti arasındaki final maçından önce, almanlar çok sayıda sakatları olduğunu, final maçına ancak 13 kişiyi hazırlayabildiklerini söylerler. bunun üzerine uefa almanlar'a, milli takıma 2 oyuncu daha dahil edebileceklerini bildirir. berti vogts, werder bremen'den jens todt'u milli takıma çağırır ama ikinci bir oyuncu çağırmaz. aynı hak çek cumhuriyeti'ne de tanınır fakat çek cumhuriyeti bu hakkı kullanmaz.
    final maçını almanya altın golle 2-1 kazanır ama sonradan takıma katılan jens todt, bırakın ilk 11'i yedekler arasında bile yoktur. almanlar'ın ağlaması tamamen şaşırtmacadır.
  • altin golle kazanilan ilk sampiyona unvanini tasiyan organizasyondur. ayrica almanya - cek cumhuriyeti arasindaki mac suresince arkadaslarimin gazi sonucu yaklasik 45 dk goz kirpmayip saril saril aglayip o zamanin parasiyla 100 bin lira kazanmistim, oha be ne salakmisim zamaninda...
  • actua soccer ın bir benzeri zamanının şirin bi oyunu.
  • bierhoff'un biçimsiz golü ile biten şampiyona. bu satırların yazarı gol karşısında heyecanını tutamamış ve ağzından en çok kullandığımız ayıp sözcük çıkmıştı. o anda telefonda sevdiceği ile sohbet ettiğinden bir de azarı işitmişti. ben hâlâ petr kouba'nun bir sonraki sezon oynayacağı kaiserslautern için drahoma verdiği kanısındayım zira annem bile o topu çıkarırdı...
  • iki mac aklimda. iskocya-ingiltere uzun bir aradan sonra karsi karsiya gelmislerdi grup macinda. hasari topcu gazza*'nin da goluyle ingilizler 2-0 kazanmislardi. gonul tabii ki iskocya'dan yanaydi, ama penalti da kacirarak adeta maci teslim etmislerdi ingilizlere.. diger mac ise, hollanda-ingiltere maci. hollanda tarihinin en utanc verici maci olsa gerek. zaten genelde laubali olmaya yatkin olan hollandalilar, ikinci turun da garantilenmis olmasindan dolayi bu macta iyice kendilerini dagitmislar, sonucta ingiltere mac boyunca hollanda'yi maymun etmis ve birbirinden guzel gollerle hollanda'ya unutamayacaklari 4-1'lik bir maglubiyet tattirmisti.
    ingiltere gruptan boylesine bir muzaffer hava ile cikmis, fakat yari finalde, penaltilara kalan macta southgate'in kacirdigi penalti ile almanya'ya elenmislerdi.. sonrasinda, yine gazza'nin gozyaslari..
  • ne oynamisti ama cekler ha...pavel nedved,karel poborsky falan hepsi bu turnuvada yildiz olmuslardi...iskocya'nin son basarisiydi bu mccoist,mccall,gough,goram gibi bugunun emeklileriyle son basarilarini yakaladilardi...goran vlaovic vardi sonra valencia'ya gitmisti,alpay kazmasi dusurmediydi.bi de portekiz'in bugunku super jenerasyonu ortaya cikmisti figo,rui costa,domingos,joao pinto'lu o kadroyla